friedel ht ye çıktığında yanında yetersiz ingilizcesi olan bir iki cümle kurabilen bir avukat vardı. eleman oraya çıkartıldı ise kendini düzgün ifade edebilmesi gerekirdi, kanalda yok mudur yabancı dili olan biri. bence bu yanlış.

kaan şakul'a ise derdini anlatabilmesi için 2 sunucu ve 2.5 saat zaman verildi. sunucular program öncesi kamuya kapalı bilgi ve belgeleri görmüş onay makamı ve şakul'un şahitleri gibiydiler. bence bu da yanlış.

musrati'ye menajer parası verilmediyse, menajerin yüzdesi futbolcunun alacağı paraya eklenmiştir. kaan şakul'un söylediklerinde çok fazla açık var.

yalnız aybaba'nın muleka satılmasın tezi doğru. beşiktaş gibi bir takımda santrafor 35 yaşında olup, arkasında 19 ve 17 yaşında 2 çocukla yola çıkılır mı. ha muleka yetersizdir o ayrı, ama yerine adam alınmadan elden çıkartılması doğru değil. bu demek değil ki eğer söylenen doğru ise aybaba'nın yaptığı yani futbolcuyu perde arkasında ikna etmek doğrudur anlamı çıkmaz. bunlar yaşandıysa yol doğru, üslup yanlış.

sırayla samet aybaba, fikret orman, friedel, 2,5 saat kaan şakul dinledim. haksızlık ibresi aybaba'yı da göstermeye başladı ama şunu unutmamak gerek; her ne sebeple olursa olsun, haklı veya haksız, aybaba ilk konuşmayı yapmasaydı hiç bir şeyden haberimiz olmayacaktı.

gelinen yer itibariyle konuşan herkes haklı, kimsenin kusuru yok. ama ortada rezalet bir durum var. yazacak çok şey var da tartışmanın bir faydası yok, ortalık çiftliğe dönmüş ve kimsenin taraftarı veya 120 yıllık klübü düşündüğü yok.

 

şu maçı 3 puanla kapatırsak çok iyi olacak, serdar hoca için de çok iyi olur. yönetim de hoca da zaman kazanır, panik butonuna basma ihtimali en azından azalır.

üzülmez'in yapıp serdar hocanın yapamayacağı ne olabilir ki. böyle bir hata yapmazlar diye umut ediyorum.

taraftara anlatmak, inandırmak mümkün değil biliyorum ama, bu akşamki programı sağduyulu tüm beşiktaşlıların izlemesi lazım.

sergen ne kadar keyifli, işin makarasında.

candaş'a şunu soruyor: 'sen olsan bu ortamdaki yönetime girer misin'. zor zamanda elini taşın altına koymayacaksan iyi günde herkes vatan kurtaran zaten. millet de bu kişiden kahramanlık bekliyor.

ben olsam tereddütsüz aybaba'yı getirirdim. bu akşamki sergen konuşmalarından ben utandım.

bunu okuyunca insan kendini kandırılmış hissediyor.

vaadlerine inandığımız arat seçilince nasıl da sevinmiştik. sonunda orta - uzun vadeli programı olan aklı başında biri geldi başımıza diye. ayrılırken bir de milleti alnından öpüp, kendisini alkışlattırdı. sanki bırakıp gitmek marifetmiş gibi.

biraz internet araştırması yapınca, şirketi hakkındaki borsa sıkıntıları falan çıkıyor, hatta a.ş. ye başkan olabilir mi diye gündeme gelmiş. bir diğer enteresanlık eski ortağı ethem sancak. biz taraftar olarak bunları bilmiyoruz, bilmek zorunda da değiliz ama etrafındakiler, camianın önde gelenleri, divan bunları bilmiyor muydu.

vay arkadaş ya. vay arkadaş. neler yaşanmış.

kime güveneceğiz, nasıl olacak bu işler. sportif başarısızlık hepsi bir yana, ortada çok daha kötü bir durum var. bir çöküş bu. klüp çiftliğe dönmüş. bu kadarını anç bile yapamazdı. çok büyük hayal kırıklığı.

kendisini çok sevmesem de sn aybaba'ya saygım arttı. dedikleri doğrudur, yanlıştır orası ayrı. ama delikanlı gibi çıktı pat pat konuştu, politik cümlelerle top çevirmedi.

evet, aybabayı bekliyoruz. umarım açar pandoranın kutusunu.

yoksa 'aslolan beşiktaştır', 'gel dediler geldik, git dediler gittik' minvalinde konuşacaksa faydası yok.

mesela başkan da çok şey söylüyor gibi ama aslında hiç bir şey söylemiyor.

ne enteresan gelişmeler oluyor:

-sportif başarısızlık ile direkt ilişkisi tartışmalı olan 2 profesyonel çalışan klüpten uzaklaştırılıyor.
-yönetim kurulunda üyeler istifa ediyor, sonra istifalar geri çekiliyor.
-başkan 2 gün önce a.ş. den istifa ediyor, bugün de başkanlıktan.

son 4 - 5 günde yaşadıklarımızın daha önce beşiktaşımızda yaşanmadığını biliyorum. belki türk futbol tarihinde bile hiç yaşanmamış olabilir.

ne olursa olsun hala iyi bir beşiktaşlı olduğuna inandığım h. arat başkana şifalar diliyorum (bahsettiği özel sebeplerin sağlık olduğunu var sayıyorum).

ancak bu sıra dışı ve tarihi sürecin sebep sonuç ilişkisini taraftara açıklamak zorundalar. sadece başkan değil, konunun içindeki herkes. öyle politik yazılı açıklamalar ile değil tabi ki, açık seçik olarak.

rezillik değil, kepazelik bu.

her maçı kaybetseydinizde şu maçı kazansaydınız.

« / 22 »
Kayıt Ol