"arabalar" animasyon filmini çok ama çok severim. ki oğlum sayesinde seriyi son 1 ayda yeniden izleme fırsatım oldu. icardi'nin kendisi tam olarak bir şimşek mcqueen'dir. göz alıcıdır, stardır, herkesi kendine baktırır. ilk 2 film boyunca da en hızlı olan, en başarılı olan, adından söz ettiren o'dur. ama üçüncü film ile işler değişir. önce büyük bir kaza yaşar ve ardından pistlere döndüğünde de ondan daha hızlı, daha başarılı, daha yenilikçi araçlar gelir ve tek tek kendisini geçer. spoiler olmasın ama üçüncü ve son filmin sonunda da mcqueen artık devrinin yavaş yavaş kapandığını anlayarak son yarışta yerini yenilikçi başka bir arkadaşa bırakır ve ona mentor olur.
ıcardi ile ilişkimiz de tam olarak böyle. ilk sene tam bir stardı ve bizi neredeyse tek başına şampiyon yaptı. saha içi saha dışı bize çok büyük katkıları oldu, ki saha dışı katkıları akıl almaz seviyede gerçekleşti. bir jenerasyon onun sayesinde galatasaraylı oldu dahi denilebilir. ikinci sezona yine harika girdi ama bir sakatlık yaşadı. sakatlıktan kendi arzusu ile umulandan erken döndü. ilk sezon performansına dönemedi belki ama yine de bizlere katkı sunmaya devam etti. üçüncü sezona girdiğinde kendisinden çok daha genç, atletik ve de göz alıcı bir mevkidaşı sürpriz şekilde yanına geldi. bir anda gözler iş bu yeni forvete kaydı, yaptıkları ağızları açık bıraktı. icardi de yapılanlara alkış tuttu, güldü kenardan belki (bkz: victor osimhen'in antalyaspora attığı gol) ama içten içe o star imajının, en sevilen kişi imajının sıkıntıda olduğunu hissediyordu. tekrar sahada olduğu ve de elidnen geleni yaptığı bir maç sonunda ise büyük bir sakatlıkla sezonu kapattı. 1 sezon sonra son filmle geri dönmek istedi ıcardi ama "şimşek mcqueen'in motoru artık nasıl yeterli gelmiyorsa" kendinin de mevcut hali bizler için asla ve asla kabul edilebilir düzeyde olmadı. ve artık gördüğümüz kadarıyla da olmayacak gibi gözüküyor. aslında icardi de bunun artık farkında, belki de o yüzden sinirinden bazen trip atıyormuş gibi duruyor. ama ligde ve şampiyonlar liginde ulaşmayı amaçladığımız noktaya bu icardi bizi yedekte dahi otursa asla götüremez.
bu 4 senelik başarı grafiğinin en önemli mimarlarından biri olacak kendisi. nasıl ki arabalar filmi dendiğinde film özelinde ilk akla gelen figür kırmızı renkli sarı şimşekleri ile bezeli şimşek mcqueen oluyorsa, sarı saçları ile 99 ve 9 numaralı formasıyla icardi de bu şahlanışın sembol ismi olacaktır.
eminim ki artık kaçınılmaz veda zamanı geldiğinde de inanılmaz bir hüzün ile yollarımız ayrılacak. ve 3-4 sene sonra geçmişe dönüp baktığımızda sakatlık sonrası kilo problemi üzerinden konuşulan icardi değil, milyonlarca taraftara aşkın olayım şarkısını ezberlettiren "o" icardi akla gelecektir.

takımımızın 2025-2026 sezonundaki kaptanı. galatasaray tarihinin en güzel avrupa zaferlerinden birinde sahadaki tek eksi yazan futbolcu olursan, bir de üzerine maç sonu tüm takım taraftarlarla birlikte kutlama yaparken arka planda takılırsan, o da yetmezmiş gibi maç sonunda herhangi bir paylaşım yapmazsan o oklar sana doğru döner kusura bakma.
aylardır bu taraftar seni bekledi. osimhen geçen sene takımı sırtlarken yapılan editlerde bile "bir kalp kaç defa sever, iki defa sever mi, hayır o tektir vs" tarzı videolarda osimhen iyidir hoştur ama ıcardı sevdadır diye unutulmadığı vurgulandı. geçen sene şampiyonluk kutlamalarında tüm sezon neredeyse olmamasına rağmen en coşkulu tezahüratı o aldı. kimse kusura bakmasın ama artık taraftarların da bir şeyler görmeyi beklemesi hakkı. fox in the box diyoruz kendisine eyvallah ama şu anda fox değil snorlax kafasında kaptanımız. bu sevdanın acı bir şekilde sonlanmasını istemiyorsa acilen kendisine gelmeli.

fenerbahçe'ye giderse galatasaray ile ilgili olan tüm güzel anıları silip atacak olan topçu.
zaten hali hazırda iyi kötü camiamızda çok şey yaşadı. kaptanlık unvanını aldı. 2022-2023 sezonunda özellikle ligin son dönemecinde inanılmaz top oynadı ve ıcardi'nin de muhtemelen en sevdiği takım arkadaşı oldu. mesela fenerbahçe'ye giderse ıcardi'nin yüzüne nasıl bakacak. fenerbahçe'ye bir taraftar gibi, sanki ultraslanın bir neferiymiş gibi kin besleyen ıcardi'nin sosyal medya paylaşımlarına ne tepki verebilecek.
marcao ile kavga ettiğinde bu taraftar türk olmasından da kaynaklı, o esnada marcao daha değerli bir asset olarak elimizde dursa dahi, kerem'in arkasında durdu. kalenin dibinden kaçırdı arkasında durdu. modu düştü, taraftara attığı/kaçırdığı goller sonrası hareketler yaptı yine de savunan bir güruh çıktı. benfica'ya gittikten sonra yaptıkları ile "bizde oynarsa zarar verir ama orada yaptıkları ile gururlanırız" dendi yine savunuldu. ama kendisi suyun öte yanına gidip, çubuklu formayı sırtına geçirirse son 5 seneyi yok hükmünde sayar bu taraftar. formamız sırtındayken mert hakanla olan didişmelerini, neredeyse her sezon bir kere fenerbahçe'ye bir tane sallayışını, hangi camiada şampiyonluklar yaşadığını hatırlayıp ona göre karar vermesi kendisinin hayrına olacaktır. aksi taktirde sözlükte künyesindeki takım ismi yazısının fenerbahçe olarak değiştiği gün karşısına almaması gereken bir camiayı da direkt olarak aldığı gün olacaktır.

kutlamalara dua lipa gelsin diye bir muhabbet vardı hatırlarsanız. biraz işin geyiği idi ama olsun. sonra bazı instagram postlarında kendisinin kutlamalara gelmek için 3,5 milyon dolar istediği söylendi.
şayet dün kendisi gelmiş olsaydı, yalnızca o sahnede kalıp 10 tane şarkı söyleyip peşine de futbolcularımızın kupa seremonisine geçilmiş olsaydı tadından yenmezdi. hem büyük bir fors olurdu, hem de gövde gösterisi olurdu. işin tuhaf tarafı bozulan elektronik cihazların maliyeti, gelen sözde sanatçılara verildiği düşünülen paralar, sözde sunucu yasemin hanım'a şayet verildiyse kasadan çıkan para zaten bizi eminim ki üzmüştür. en azından bu olay gerçek ise dua lipa ile bir vizyon olurdu, yüzümüz avrupa'ya dönmüş olurdu.
maalesef biz yüzümüzü yere gömmek durumunda kaldık dün akşamki faciadan sonra.
bir daha asla ve asla benzer hataları yinelemememiz gereken bir organizasyondu dün yaşanan.

yancı kulüp. okey masasında yancı olursan aslında o masada oturur zaman geçirebilirsin, ama ne önünde ıstaka olur, ne eline taş alabilirsin. yanına oturduğun kişi lütfederse belki sayesinde çay içip, tost yersin. küçük bir çocuksan belki oynayan kişi " al bu taşı yere at" bile diyebilir.
beşiktaş şu anda tam bir okey masası yancısıdır. masadaki oyuncular, rakipler kendisini kale bile almıyorlar. yanına oturduğu esas oğlan ne yapılmasını söylerse onu ancak yapabiliyorlar. sene sonunda biz okey dışarı yapıp ıstakayı masaya "dikine" koyduğumuzda artık o ıstakayı alıp yancı mı oyuncuyu, oyuncu mu yancıyı kovalar, ıstakanın akibeti ne olur artık onu da biz düşünmeyelim.

instagram

haberin iç parçalaması yetmiyormuş gibi, siyah beyaza döndürülmüş fotoğraf ile durumunu açıklayan yıldız oyuncumuz. şimdi de kendi için iyi dileklerini paylaşan yeni - eski takım arkadaşlarının, kişilerin gönderilerini hikayede paylaşıyor.

osimhen'in gelmesi kendisini olumsuz yönde etkilemiş olan futbolcu. ama olumsuzluk şu şekilde olmakta.
eğri oturalım, doğru konuşalım; osimhen gibi bir futbolcunun şu anda bizde oynama ihtimali binde 1 gibi bir şeydi ve bu gerçekleşti. prime messi'nin takıma dahil olması, orta sahamıza bir anda pirlo'nun katılması gibi bir olay yaşandı. zira takımımız bizim için canımız ciğerimiz olsa da, prime dönemini yaşayan gezegenin en büyük topçuları için ilk etapta tercih edilecek bir kulüp değil. fakat bir şekilde 58 birbirinden bağımsız olay aynı anda gerçekleşti ve osimhen'i kanlı canlı formamız altında rakiplerimizi tarumar derken görebiliyoruz. ve şu anda yaptıkları bizi mest ediyor. uçuyor kaçıyor. röveşata gol atıyor. baskı yapıyor, erişilemez denen noktalara ayağı ile uzanıyor. 3 ciğerle oynuyormuş gibi duruyor sahada. 7 kasım 2024 galatasaray tottenham maçında 2 gol attı, ama herkesin malumu 4-5 adet gol bulabilirdi. tüm bu muazzamlıkların içinde ıcardi bir anda özel hayatında zaten korkunç bir çalkantı yaşıyorken, taraftarın da bir anda arka planına düşmüş gibi oldu. hani lisenin en güzel kızı vardır, çok popülerdir. herkes peşinde pervanedir. çevresinde de 4-5 tane en yakın kız arkadaşı vardır, sürekli beraber dolanırlar. sonra bir anda o liseye başka bir liseden taş gibi bir kız nakil olur. herkes onu konuşmaya başlar. eski popüler kızın lise içindeki ünü bir anda geri plana atılır. işte tam o sıkıntıyı yaşıyor.
okan hoca her ne kadar kurguyu icardili düzen ile yapsa da, onu taca atmasa da çift forvet içinde şu anda daha aktif olan, istatistik yapan kişi osimhen oldukça, hoparlörden aşkın olayım yerine, yarim yarim çaldıkça belli etmemeye çalışsa da içindeki o ego hissi kendisini hele hele bu döneminde yiyip bitirmeye devam edecektir.

transferini karşılamaya 1 kişinin bile gitmediği bir oyuncu olarak; rekor bir bedel ile, kalbimizi acıtarak bizlerden gideceği gün havalimanına giden/gidemeyen binlerce sarı kırmızılı kalbi arkasına alacak olan müthiş ayak, kadife bilek futbolcumuz. nasıl ki zamanında selçuk inan frikikte topun başına geçtiğinde "siz kulübeye doğru koşarak sevinmeye başlayın ben de geliyorum peşinizden" dedirtiyorsa sara da açtığı orta daha havadayken insanlara gol sevincini yaptırmaya başlıyor. nazar değmesin.

geçtiğimiz sene kapalı savunmaları açmak için kullanılan hakim ziyech misali, uzaktan bir irfan can şutu ile 1-1'i yakaladığımız maç.

Kayıt Ol