bu sezon (2025-26) süper ligin ilk ve son 5 maçında galip gelememiş takım aradaki 19 haftayı çok kötü geçirmemiş başkent temsilcisi. toplamda 6 galibiyet almış. bunların üçü beşiktaş (d), başakşehir ve trabzonspor'a karşı. etkili oyuncuları var. alkaraların kadro kalitesine göre toplamış olduğu puan bence az. orta alanda lazio görmüş eski hataysporlu dele-bashiru, forvette milan, sampdoria, torino, genoa dolaşmış niang, sağ bek benfica tedrisatından geçmiş serie a tecrübeli pedro perrreira, sağ kanatta juventus çıkışlı, italya u-21 milli takımında oynamış, serie a tecrübeli franco tongya, bayern münih alt yapısından çıkmış göktan gürpüz ve türkiye ligini iyi bilen oğulcan ülgün, metehan mimaroğlu, thalisson, hanousek gibi iyi oyuncuları var. genelde 4-1-4-1 şeklinde diziliyor ankara ekibi. küme düşmeme adına can havliyle oynuyorlar. teknik direktörleri volkan demirel'in bu maçı ölüm-kalım maçı olarak gördüğünü, tribünlerin fener ve trabzonlular tarafından doldurulacağını bilmeyen yoktur.

bu maç hem tarihi hem de tarafların ligdeki pozisyonu açısından 9 nisan 2018 tarihinde başkent'te oynanan maça çok benziyor. maalesef 90+2'de bir kontra atakta gençlerbirliği'nin sol beki alper uludağ fernando reges'i çalımlayıp şık bir gol atmış ve bizi liderlikten etmiş, başakşehir'i lider yapmıştı. o maç öncesi de gençlerbirliği'nin 15., galatasaray'ın lider olmasının dışında ev sahibinin hocasının da yine fenerbahçe'nin eski kaptanlarından ümit özat olması da tuhaf bir tesadüftür inşallah. fakat o maçtan sonra fatih terim liderliğinde galatasaray tüm maçlarını kazanarak tarihindeki 21. şampiyonluğuna ulaşmıştı. ancak gençlerbirliği üst üste aldığı mağlubiyetlerle son hafta öncesi küme düşmeyi garantilemişti.

galatasaray nasıl oynamalı sorusuna net bir cevap veremiyorum artık. baskın oyun, organize atak, asimetrik duruş, transition offence, gegenpress, catenaccio...hiç biri çalışmıyor artık. galatasaray, anfield'da liverpool'a yenilip şampiyonlar ligi'ne el salladığı gece kontak kapattı adeta. ayaklar gitmiyor. ancak savunmayı sağlam yapabiliriz. "galatasaray böyle oynamaz, bu oyun bize yakışmaz" gibi beylik laflara hiç gerek yok. takım mental olarak pil tasarrufunda gibi oynuyor. gol yemeyeceğiz öncelikle. 0-0 cebimizde olsun. herhalde gençlerbirliği'ne de kornerden mornerden, yan toptan falan 1 (bir) gol atabiliriz. kimse kusura bakmasın. ben ne okan hocanın ne oyuncuların ne de taraftarın heyecanını hissediyorum. hepimiz doyduk, bu da normal ama şov devam etmeli. bugün (18 nisan 2026) ankara'dan yarım pozisyonla 0-1 bile evimize dönsek lokma dağıtacağım. gerisi laf-ı güzaf. derbi mi ? ona o zaman bakarız.

fenerbahçe'nin kapanan takımları açmakta, set oynamadaki eksikliklerinin bir kez daha ortaya döküldüğü bir ilk yarı izledik. rizespor'da olawoyin derinde oyun kurucu olarak fena oynamadı. taylan da çok hırslıydı, iyi mücadele etti. ilk yarım saattte rizespor ayağa paslarla ve özgüvenli oyunuyla fenerbahçe'nin baskısına çok müsaade etmedi.
ikinci yarıda doğal olarak ev sahibi tempoyu arttırarak oynayacaktır. 70'li dakikalara kadar skoru alamaz ise fenerbahçe paniğe girebilir. hakemlerin penaltı aradığını görebiliyoruz.
son tahlilde şunu ifade edebilirim, fenerbahçe bir deplasman takımı. geçiş hücumlarında daha iyi. bu nedenle deplasmanda daha rahat galibiyetler aldığını söylemeye gerek yok. bu maçın skoru ne olursa olsun galatasaray'ın ilk yarıdaki oyuna aldanmaması lazım. zira bu defa altını çizerek tekrar edeyim fenerbahçe'nin deplasman oyunu daha güçlü.

isteksizlik, ciddiyetsizlik, beceriksizlik... hiçbirinden bahsetmeyeceğim. bana şu maçta okan buruk'un yaptığı oyuncu değişikliklerinin izahatanı nasıl açıklayabilirsiniz.
yani ortada hiç bir şey yokken boey-singo değişikliği neden, lang- sallai neden değişti? sara-icardi değişikliğiyle de tüy dikti. zaten durağan olan takım iyice başı kesik tavuğa döndü. daha da yazmak istemiyorum.

kocaelispor ligde takım savunmasını iyi yapan, çok koşan ve atletik bir orta sahaya sahip bir takım. hiç öyle fark atarız, 5 sallarız havasına girmeden sabırla oynamalıyız. zaten son düzlükte skorlar 1-0 olur hep.

körfez ekibi formsuz. son 7 resmi maçta ( bunlardan biri kupa maçında beyoğluspor'a karşı 1-0'lık yenilgi ) busadece 2 gol atabilmiş ve tek galibiyet alabilmişler ( eyüpspor 0-1 ). zaten kocaelispor süper ligde eyüpspor ve kayserispor'un ardından en az gol atan takım durumunda ( 23 gol ). ancak yediği gol sayısı da düşük olunca ( 32 gol ) lig sıralamasında güvenli sayılabilecek bir konumda bulunabiliyor. fenerbahçe ve beşiktaş deplasmanlarında 3-1'lik skorlarla kaybedip 2 hafta önce alanyaspor'a 5-0 ile dağıldılar. yani bu yedikleri 32 golün 11'ini de 3 maçta yemişler. genel itibariyle zor atıp zor yiyen bir ekip görüntüsü var.

kocaelispor 4-3-3 şeklinde dizilen bir görüntüde. benim de beğendiğim kalecileri jovanovic bir süredir sakat ve genelde kaleyi gökhan değirmenci koruyor. stoperde hrvoje smolcic ve balogh ikilisi var ama balogh tendon sakatlığı yaşıyor bir süredir ve yerine djiksteel oynuyor. hollanda savunmacı gerçekten de adından anlaşılacağı üzere çelik gibi bir futbolcu. özellikle hırvat smolcic iyi bir stoper ve izmit'te mağlup olduğumuz karşılasmada da osimhen'i iyi savunmuştu. bu arada smolcic'in ikiz kardeşi ıvan da serie a'da como formasını başarıyla terletiyor. savunmanın sağında kuvvetiyle barış alper'i ligde en iyi savunabilen futbolculardan ahmet oğuz oynuyor ve maç içinde trash talk ile sinir bozucu olabiliyor. misafir takımın orta sahası ise afrika milli takımı gibi atletik ve çok koşuyor ancak keita dışında teknik kapasiteleri zayıf. sağ açık agyei hayatının maçını galatasaray'a karşı oynamıştı, sertlik görmezse kolay adam geçer. gözümüzün önünden ayırmamamız gerekiyor. tabi fenerbahçeli olduğunu saklamayan tecrübeli forvet serdar dursun'un da sahibinin onayını almak isteyecek bir köpek misali bu maça ekstra motive olacağını sanırım tahmin etmek güç değil.

süper lige kötü bir başlangıç yapan körfez temsilcisi haftalar içinde toparlandı ve defans kartıyla kendine bir yer edindi. ancak tipik bir anadolu takımı refleksiyle sezon ortasında ritmini kaybetti ve kazanmakta zorlanmaya başladı. yani aslında yazımın başında da belirttiğim gibi rakibimizle karşılaşmak için en uygun zamandayız, şampiyonluğa gidiyoruz ve kapatılması gereken bir hesap masada duruyor. kocaelispor kesinlikle dişli bir ekip ve medyaya yansıyan demeçlerden dolayı da bu maça bilenecekler. zaten hakan safi'nin güdümünde bir ekip ve şahsın bu maç için kapalı kapılar ardında kocaelispor'a vaadettiklerini tahmin edebiliyoruz. galatasaray için osimhen'in olmadığı her maç zor ve bu da öyle olacak. yarın şampiyon gibi baskın, kendinden emin ama şans tanımadan, sabırlı oynamalıyız. tekrar etmekte fayda görüyorum: osimhensiz galatasaray'da ;
1- en büyük oyun silahı olan agresif ön alan baskısı yok oluyor,
2- topu kazanma süremiz uzuyor
3- geriye doğru daha çok koşuyor
4- defansı hattımız daha geride konumlanıyor,
5- top rakip yarı sahada daha az kalıyor
6-rakip stoperler daha rahat oynuyor ve paslaşıyor.

jacobs, boey, singo, lemina, elmalı, barış... bu kadar pas özürlü futbolcuyla geriden defalarca oyun kurarak oyuna başladık. neyseki göztepe hocası bu özrümüzü ikinci yarıda fark edebildi. durum 0-2 iken bile defansımıza baskı yapmadan, topun arkasına geçerek oynadı. yani ilk 45 dakikayı bu kez izmir temsilcisi çöpe attı. zaten ikinci yarı baskıdan karşılık görünce dozajı arttırdı ama bu kez futbolun tanrıları galatasaray'dan yanaydı.

stoilov, galatasaray'ın hava toplarındaki zaafiyetini her fırsatta değerlendirmeye çalıştı. neredeyse orta saha civarındaki taç atışlarını bile ceza sahasına uzun kullandırdı. her kornerde göztepeliler bir şekilde kafa vurmayı başardılar. yan top savunmamız maalesef iyice düştü. bazı pozisyonlarda galatasaray'dan kimse topa sıçramaya bile tenezzül etmedi. o ufacık juan ve helliton'un vurduğu kafaları ben sayamadım. maalesef artık nur topu gibi bir sorunumuz daha var: yan top savunması.

singo'dan ikinci stoper olmayacağını anlamak için daha kaç puan kaybetmemiz gerektiğini bilmiyorum. yerini kaybediyor, en ufak bir şarjda dengesini kaybediyor, pas tekniği ve pas tercihlerinde çok zayıf. maalesef singo 3'lü oynayan takımlar için biçilmiş kaftan ama galatasaray için uygun bir profil değil.

sezon sonuna doğru ayyuka çıkan bir diğer sıkıntımız da rakiplerin agresif ve sertliğine cevap veremeyişimiz. bunu herkes anladı artık. rakip forvetlerden resmen dayak yiyiyor stoperlerimiz. orta sahada herkes bize temas ederek oynuyor, döndürmüyorlar. sane içe kat ettiği anda sertlik görüyor, barış da bu sertlikten payını alıyor, sallai de. ve maalesef bu agresifliğe cevap veremiyor donuyoruz.

evet, bir biçimde kazandık ama bunda şansımız ve stoilov'un yanlış bir anlayışla sahaya çıkışının yanında göztepe'nin ofansif yönünün zayıf olması da etkendi. yine de kazanmamız iyi oldu. takımımım artık bir ivmeye ihtiyacı vardı. hafta sonu kocaelispor ile sahamızda oynayıp galip gelerek arkamızdaki rüzgarı arttırmalıyız. buradan kimseye verilecek bir şampiyonluk yok galatasaray'da. türk futbolundaki konjonktüre bakınca allah muhafaza fenerbahçe ya da trabzonspor'dan birinin şampiyon olması durumunda hakkımızda passat medyasının neler yazıp çizeceğini düşünmek bile istemiyorum.

maça kararlı ve öne geçerek başlamalıyız. geriye düşünce maalesef maçları çeviremiyoruz. göztepe ligin en fizikli, en atlet ve en iyi savunma yapan takımlarından biri. topu rakibe bırakan bir sistemleri var. kompakt oyunda iyiler. agresif bir takım, özellikle iç sahada bunun dozajı daha da artıyor. bu sene evinde bize karşı bu şekilde oynayan rakipler bizi hep sindirdi. 4 nisan 2026 trabzonspor deplasmanında onuachu'dan resmen dayak yedik. sanırım 10 civarında faul yaptı tek başına nijeryalı. velhasıl izmir'de çok zor bir maç bizi bekliyor. artık farklı bir oyun bekliyorum okan buruk'tan. yeter artık.

singo'nun ikilinin stoperi olamayacağını herkes biliyordu. davinson olmayınca öne doğru pas yapabilen kimse yok. boey'in de bu özelliği yok. haliyle orta sahayı geçemedik.

singo'nun ikilinin stoperi olamayacağını herkes biliyordu. davinson olmayınca öne doğru pas yapabilen kimse yok. boey'in de bu özelliği yok. haliyle orta sahayı geçemedik.

singo'nun ikilinin stoperi olamayacağını herkes biliyordu. davinson olmayınca öne doğru pas yapabilen kimse yok. boey'in de bu özelliği yok. haliyle orta sahayı geçemedik.

/ 15 »
Kayıt Ol