öndeki 4 oyuncumuzun defans oyuncusu misali oynadığı maç oldu. top kaptılar, rakibi çıkarmadılar, faullerle rakibi bozdular. agresif oynadılar. hızlı oynadılar. yardımlaştılar. laga luga etmeden doğrudan gole gittiler. açıkçası rakibin defans hattı ile bizim hücum hattı arasında fersah fersah kalite farkı olduğu belliydi. ancak hâlâ gol bölgesinde çok cömert davrandığımızı düşünüyorum. osimhen tek başına talan etti rakip defansı, eyledi viran. bu gece büyük ihtimalle bodo stoperi aleessami ve sol bek bjorkan rüyalarında osimhen'i ( freddy kruger ) görecekler.

yorulup oyundan çıkana değin mario lemina da maçın yıldızlarından biriydi. orta sahada biraz fazla yer kapladı bu akşam ve "buranın ağası da paşası da benim" mesajını daha ilk 10 dakikada verdi norveçlilere. ekstra olarak asistini de yaptı.

iki çift lafım da leroy sane denen arkadaşa. müthiş bir performans, bir solo izledik afro-avrupalı'dan bu akşam. yunus ve barış'ın ondan öğreneceği çok şey var. kariyerine bakmadan bütün maç defansa yardımcı oldu, adam kovaladı. neden süper yıldız olduğunu sabırsız galatasaray taraftarına gösterdi.

roland sallai, ismail jacobs ve torreira. hepsi çok iyi oynadı. ismini en az duyduğum oyuncularımız davinson, abdülkerim ve uğurcan'dı. bu bile ne kadar dominant oynadığımız gösteriyor.

açıkçası şu an yazacaklarım için çok düşündüm ama bunu itiraf etmem gerekiyor. maalesef mauro icardi, şu haliyle şampiyonlar ligi'nde oynayabilecek durumda değil. oynamak istemiyor sanki, oyuna yeni girmesine rağmen topu durdurmak adına yanından geçen rakip oyuncuya faul bile yapmıyor. neredeyse 2 aydır sahada ve antrenman yapmasına rağmen hala bariz bir kilo fazlası var. mauro, bizim canımız ve ondan hemen vazgeçemeyiz. ancak söz konusu galatasaray'ın iyiliği ise babamı bile tanımam. icardi ligde tamam oynasın ama ne icardi şampiyonlar ligi'ni ne şampiyonlar ligi kendisini kaldırmaz şu hâliyle.

galatasaray'ın mutlak 3 puanla kapatması gereken mücadele. çünkü bu akşamki sonuçlara bakınca bazı takımların ( benfica, kairat, pafos, olimpiakos ), yarınki eşleşmelere de bakınca ajax ve slavia prag gibi takımların işi kolay değil. yani bu maçı kazandığımız takdirde ilk 24 hatta ilk 16 için önemli bir kavşağı dönmüş olacağız. futbolcusu, taraftarı, teknik ekibi, malzemecisi, yöneticisi, aşçısı, çaycısı...tüm camianın kenetlenmesi gerekiyor. top rakipteyken ıslık sesinden norveçlilerin tövbe edip imana gelmesi lazım. full konsantrasyon.

ilk yarıdaki takımdan çok memnun olacakki hiç oyuncu değiştirmeden ikinci yarıya başladı. ne diyelim?

artık camianın odak noktası olması gereken, süper ligim belirleyici maçlarından biridir. beşiktaş, bu maçta 1 puan almaya razı görünüp gizliden gizliye 3 puanı çalmaya çalışacaktır. yeni teknik direktörleri sergen yalçın ile beraber beşiktaş'ta belirgin düzelme var ve rams park'a moralli geliyorlar. şu anda türkiye'de galatasaraylılardan gayrı kimse bu maçı galatasaray'ın kazanmasını istemiyor. mağlubiyet halinde beşiktaş yarıştan kopacağının farkında ve kaybetmemek üzere maça asılacaklardır.

galatasaray futbol takımı, liverpool'u yenerek omuzlarından büyük bir yük indirdi. bu mutlak bir mental rahatlamaya sebebiyet verecektir. fiziken çok hırpalanmış oyuncularımız var torreira, jacobs, sanchez, barış, osimhen, lemina, singo gibi. derbinin de zaman zaman yüksek tempoya çıkacağını düşünürsek, bu oyuncuları 90 dakika kullanmaya kalkarsak adamları sakatlarız. liverpool maçında yüksek efor sarfeden futbolcuları rotasyona tabi tutmalıyız. en azından ilk 45 dakika torreira yerine sara, lemina yerine berkan, osimhen yerine icardi, jacobs yerine elmalı, singo yerine sallai, yunus yerine ( gerçi yunus liverpool maçında 90 dakika oynamadı ) sane oynamalıdır. apo-sanchez- uğurcan bozulmamalı. ilkay da oynar. ama kenar oyuncuları çok yıprandığından maçın sonucuna bakılmaksızın dinlendirilmelidir.

beşiktaş ön tarafta rafa silva, abraham, rashica, jota silva, el bilal toure, orkun kökçü, cengiz ünder gibi tehlikeli ve becerikli oyunculara sahip bir takım. ciddiye almazsak başımıza ciddi işler gelebilir. siyah-beyazlılar hafife alınacak bir takım değil ama defans hattı oldukça zayıf ve uyumsuz futbolculardan müteşekkil. özellikle sol bek jurasek çok aksıyor. galatasaray barış alper yılmaz ile o tarafı izolasyon oynayarak rakibe sorun çıkarabilir.

galatasaray'ın yunus'u, öz evladı, yıldız futbolcusu. şimdi övmek en kolayı tabi. geçen ( 2024-25 ) sezonunun da 30 ocak 2025 ajax maçında, kulüp takımı- milli takım demeden, hiç dinlenmeden oynadığı için, yorgunluktan sakatlanana kadar yıldızı idi. kaldıki geçen yaz avrupa şampiyonası'nda da oynadı ve yazı da dinlenmeden geçirmişti. galatasaray sözlükte bile yunus'a uydurma bir sözleşme mevzuusu yüzünden "biz galatasaraylılar" söylemediğimizi bırakmamıştık. çocuk bu haksızlıktan dolayı ameliyat olması gerekirken, tek ayakla çıktı oynadı mart'tan sonra. sol dizindeki sorun yunus'un en büyük silahı olan şut atmasına engel oluyordu. bu tv'den izlerken bile anlaşılıyordu. ama "biz galatasaraylılar" çocuğun bu fedakarlığını görmek istemediğimiz gibi bir de çocuğa hakaretler eşliğinde hastiri çekiyorduk. çünkü "biz büyük galatasaray taraftarına" göre yunus sözleşmesine büyük paralar istiyor ve bilerek oynamıyordu. şimdi ne oldu pekiyi? yunus akgün dünya devi liverpool'u mat etti.

bütün bunları anlatmaktan yılmayacağım. çünkü geçen sene sallai'ye yapılanlar, yunus'a söylenenler, zaha'ya yapılan mobbing, angelino'ya söylenen yakışıksız cümleler...kimi bu orantısız ve haksız ithamları kaldırabildi ama angelino ve zaha kaldıramadı. kim kaybetti? galatasaray. şimdi de aynısını leroy sane'ye yapıyoruz. sane şimdi gidiyorum dese ingiliz kulüpleri kapısında yatar. en çok sevdiğini öldürürmüş insan gerçekten.

tüm kulvarlarda iç sahada namağlup serisini 29 maça çıkaran takım. takım son mağlubiyeti meşum young boys rövanşında almıştı. ondan beridir ne lig, ne kupa ne avrupa'da rams park'ta bileğimiz bükülmedi. 4 ekim 2025 cumartesi günü rams park'ta beşiktaş'ı da yenersek milli araya muhteşem bir giriş yapacağız.

şampiyonlar ligi'nde iç saha veya deplasman farketmeksizin tüm maçları 30 eylül 2025 liverpool karşısındaki gibi kompakt ve önceliği savunmaya vererek oynamalıdır. çünkü;
1- galatasaray mevcut ofansif gücü yüksek bir takım ve bir maçı gol atamadan bitirme ihtimali çok düşük.
2- topu rakibe vermek, takım olarak topun arkasına geçmek ve rakibe saygı duymak bizi küçültmez.
3- hücum maç kazandırabilir ama savunma kupa kazandırır.

şimdi, 3 hafta sonra rams park'ta oynanacak bodo glimt maçında da böyle oynamalıyız. liverpool maçı bize bir yol gösterdi, doğru oyunu gösterdi.
galatasaray'ın şampiyonlar ligi'nde en başarılı olduğu 2000'li yılların başında takımın en kuvvetli tarafı defanstı. iç saha maçlarında en fazla 1 gol yerdi galatasaray. hatta deportivo taraftarı ispanyollar galatasaray savunması için "türklerin savunması demir perde gibi" derlerdi.

sanırım bu seneki galatasaray ile ilgili en güzel tanım şu : "galatasaray şu an dünyadaki her takımı yenebilir ve yine galatasaray her takıma yenilebilir"
( bu arada tanım bana ait )

aniden topla yaptığı delici dribblingleriyle bana fransız efsanesi lilliam thuram'ı hatırlatan futbolcu. bu yönünü daha fazla kullanabilmeli.

« / 15 »
Kayıt Ol