galatasaray spor kulübü başkanvekili metin öztürk'ün kura çekimi sonrası fb yöneticisi, hulusi belgü isimli hooliganın elini sıkmadığı fikstür çekimidir.
galatasaray taraftarının daha da özelinde sözlük yazarlarının naçizane bir filtreleri olması gerektiğini düşündüğüm dönemdir.
kerameti kendinden menkul, herhangi bir networkü olmadığı zaten bilinen, etkileşim delisi, işinde başarısız, eğitimsiz, kalitesiz 3-5 muhabirin, sosyal medya duyumcusunun, kaynağı büyük ihtimalle mabadları olan her yazısına, mesajına o filtrelemeyi yapmadan, tabiri caizse atlamak, bunun üzerine sayfalarca tartışmak size de manasız gelmiyor mu?
"eğer haber doğruysa" diye başlayan her transfer haberinin daha cümlenin başında boşa düştüğünü anlamamız lazım. belki de teklif bile yapılmamış bir oyuncuyu günlerce yazdıklarında galatasaray uğraşıp alamıyor oluyor ya da "başka oyuncu mu bulamadınız"lar başlıyor.
bu arada koskoca galatasaray kulübünün tarihine vizyonuna uygun bir iletişim yönetimi kuramayan, yönetemeyen yönetime de çuvaldızı sert bir biçimde batırmak lazım.
özür dileriz mourinho,
sen bize "maymun gibi zıplıyorlar" dediğinde, bunu esprili ve yüksek zeka barındıran bir benzetme değil de bir hakaret, hatta haddimizi aşarak, senin siyahi dostların olduğunu unutarak, ırkçılık ithamına vardırdığımız için özür dileriz.
"burası pis kokuyor" dediğinde, hızlıca etrafımızı düzenlemeli, derleyip toplamalı ve senin nazik burnuna hoş gelecek kokularla bezemeliydik. hay allah, gördün mü yine düşük zekamızdan "pis koku" derken yaptığın mecazı, akıl oyunlarını anlayamadık. yüksek kişiliğinden özür diliyoruz.
"siz türkler, böyle adaletsiz, hileli sahtekar organizasyonlara alışık olabilirsiniz, ben değilim" demeye getirdiğinde, senin kariyerini ve mensubu olduğun muhteşem ülkenin tarihini, okuyup araştırıp hemen feyz almalıydık. bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz.
stadyumumuzun bir ormana, içindekilerin vahşi hayvanlara, yedek kulübemizin zıplayan maymunlara benzememesi için artık, senin tarafından insan olarak kabul edilmemizi sağlayacak asgari standartları oluştrurmalıyız.
sen ki, real madridler, tottenhamlar, chelsealer çalıştırmış sonra da, az gelişmiş ve zeka seviyesini her an hatırlatabileceğin insanlarla dolu bu ülkeye gelmeye tenezzül etmişsin. bizler senin bahşettiğin bu muhteşem fırsatı değerlendirmek yerine senin hakkında haddimizi aşan suçlamalarda bulunuyoruz. kendimizden utanmalıyız.
özür dileriz mourinho, sorry
10 kişi oynuyoruz hatta 9 kişi. 2 kırmızı kart yemiş de her şeye rağmen maçı çevirmeye çalışan takım görüntümüz bundan.
fenerbahçe bu maçı kaybettiğinde şampiyonluk şansını neredeyse tamamen yitirecek. 2 farklı geri düştükleri bir senaryoda, itirazı, sertliği, gerginliği olabilecek en üst noktaya tırmandırıp gerekirse tıpkı adana demirspor gibi sahadan çekilmeleri olasıdır.
tek mücadele yöntemi iftira, algı, kendi yaptığı her şey için rakibini suçlama üzerine kurulu bir camianın, adana demirspor maçından sonra üst üste ikinci kez galatasaray'ın bir rakibinin hakem kararları nedeniyle sahadan çekilmesi ile türk futbolunda sosyal, siyasi, psikolojik, travmayı artık en üst noktaya taşımayı planlayabilecekleri düşünülebilir.
saha içinde buna bizim yapabileceğimiz bir şey yok ama bunların yapabileceklerini, her fırsatta her platformda dile getirip ön almak gerekli.
komplo teorileri ile yaşayan bir ülkede, bu ve benzeri ihtimallerin filtresiz dile getirilmesi, konuşulması, bunların yapabileceği rezaletlerin etkisini azaltacak ve algılarının bozulmasına katkı sağlayacaktır.
bunlarla yapılacak bir maç için saha içi, futbol vs konuşmak ne yazık ki artık imkansız.