hala hoca diyenler var yau, arkadaş ne çıkan çıkmadan önce düzgün top oynadı, ne giren girdikten sonra düzgün top oynadı. bize gelen futbolcu tembelleşiyor, sıradanlaşıyor, ne yetenek kalıyor ne kondüsyon… sonbahar gelince dökülen yapraklar gibi bitiyor tükeniyor herkes… sonra yeni hoca yeni topçular yeni heves… 3 aya aynı döngü, yine yıldız gelip kimliksiz birer futbolcuya dönen koca bir güruh…
gelene sövüyoruz gidenden af diliyoruz bu hale getirdiler bizi…
şunca sene şampiyon olamamış, her kayıptan sonra “taraftarımızdan özür diliyoruz, telafi edeceğiz söz veriyoruz” diyen üç kâğıtçıların oynadığı iştahsız, sıkıcı, kısır ve ağır futbola bak… bir de rakip 10 kişiyken… yazık bize..
penaltı menaltı değil, ayak uçları öpüşüyor bu da teması hissettiği anda atıyor kendini, oysa atmasa pozisyon devamı belki de gol gelecek… yazık… yıllardır iştah yok, tembel bir ofis çalışanı gibi golü atana kadar eh meh efor sarfedip sonra üzerine yatmaya çalışan bir miskin takım… kaç senedir 10 kişi kalan rakibe hep aynı durumda kalıyoruz…
çok enteresan yau... el nesyri guiza gibi başladığı sezonu alex gibi sürdüyor, nazar değmesin...
müldür'e nazar değmesin ölümcül kesiyor ikidir...