ikinci yarıyı izledim, sakince ve objektif olarak söylemek lazım, bu maçın berabere bitmesinin birinci sebebi galatasaray'ın bitirici vuruş konusunda yaşadığı beceriksizlik. beş defa ceza sahası içinden müsait pozisyonda kaleciye, auta atılan toplar var. büyük takımın farkı bu pozisyonları gol yapmasıdır. ne yazık ki bu maçta başta santraforlar olmak üzere, barış alper, kerem, jelert büyük fırsatları kaçırdı.

öte yandan bir haftadır yürütülen algı operasyonu da sonuç verdi ve eyüpspor yerde yata yata maç bitirdi.

hakem atamaları zaten baştan galatasaray'a meydan okumak olduğu için olan biten sürpriz değil. galatasaray'ın verilmeyen bilmem kaçıncı penaltısı fakat, galatasaray'ın bu düzene karşı bu pasif yönetimle başına hep bunlar gelecek.

ezcümle, yakaladın yakaladın atamadın, olsun. galatasaray bu ligin en net futbol oynayan takımı. hakemlerle, algılarla yola devam edenlerin elleri ayakları daha önce çok dolandı, yine dolanacak. galatasaray kazandığı sürece sorun yok.

daha fazla gol vuruşu çalışarak yola devam...

müthiş bir ilk yarı!.. ikinci yarının ilk on dakikasını da domine ettik. osimhen inanılmaz oynadı, isteği, çabası, atletizmi, gol pozisyonlarının sürekli içinde olması... maçın adamıydı. takım olarak 55 dakika herkes çalıştı, emek verdi ancak o dakikadan itibaren takımda maalesef yine düşüşler başladı. hatta tottenham on kişi devam etmesine rağmen altmışıncı dakikadan itibaren fiziksel olarak daha baskın kaldı. ilk yarıyı domine etme, ikinci yarı düşüş yaşama bir klasik haline geldi. yine gergin bir bekleyişle maçı izledik. öte yandan sonradan giren oyuncuların çok daha diri olarak takıma katkı vermesi lazım zira bu yönde bir eksiklik var.

bugün kupanın en güçlü takımlarından birini yendi galatasaray. ama hedef en tepeyse özellikle ikinci yarıdaki düşüşleri ve oyunu kontrol etmeyi takımın geliştirmesi gerekiyor.

ağlak kargaların "biz daha iyi oynadık" argümanında öne sürdükleri tek istatistik topla oynama...
oysa galatasaray net gol pozisyonu, toplam şut, isabetli şut, ceza sahasına girme gibi tüm hücum aksiyonlarında bunları ikiye katlamış.

galatasaray teknik ekibini bu konuda tebrik ediyorum, zira bunlara topu verip ceza sahasına sokmadan yüzyılda bir olabilecek bir gol dışında net pozisyon vermeden maçı bitirdi galatasaray.

bunun dışında oyuncu değişiklerini geç ve yanlış buldum yine. osimhen'in ve torreira'nın çıkması, mücadele gücü düşük mertens ve kerem'in aynı anda girmesi yanlıştı.
berkan'ın girmesi doğru hamle olacaktı.

neticede galatasaray akılı oynarak, gabriel sara'nın adrese teslim paslarını davinson ve osimhen'in güzel vuruşlarıyla goller yaparak kazandı.

galatasaray11 bu ilk on biri bekliyorum.

arda kardeşler zart zurt düdük çalmadan maç yönetsin, galatasaray bu maçta akar. (ikinci yarı oyundan düşme sorununa çözüm bulunması şartıyla)

türkiye liginin avrupa'da bir karşılığı yok. bütün maçları kazansan da tr seviyesi avrupa'da oynanan fiziksel ve taktik disiplini yüksek oyunun yakınından geçmiyor. okan buruk tr'de aldığı sonuçlarla sürekli övülürken bu gerçekler görülmüyor.

kendisinde mevcut en büyük ve major eksikler şöyle:

1- oyuncular arasında denge gözetmek ve oyuncularla iyi geçinmek isterken, performans odaklı karar veremiyor. fiziksel olarak hazır olmayan mauro'ya takımın anahtarını teslim etmiş. ama mauro avrupa'da galatasaray'ı 10 kişi oynatıyor. keza orta sahayı ısrarla yumuşak tutuyor. avrupa'da aldığı tüm hezimetlerin arkasında mauro + yumuşak orta saha kurgusu var.

2- taktiksel esnekliği hiç yok. 4-2-3-1'in dışına hiç bir şekilde çıkamıyor. çıktığı zaman da takım saçmalıyor, çünkü orta sahayı boşaltıp 2-2-6 gibi bilgisayar oyununda bile tutmayacak abuk sabuk bir dizilişe giriyor.

3- birinci maddeye ek olarak futbolculara şirin görünmek için bazı oyuncuları oyunun gidişatından bağımsız sahaya atıyor. aman demirbay küsmesin, aman berkan kızmasın, aman yusuf da sahaya adım atsın diyerek oyuncu değişikliği yaparsan ağırlığın kalır mı?

4- kendisinin galatasaray'ı avrupa'da oynarken ne zaman rakiplerinden daha çok koştu? yok böyle bir istatistik... sadece normal koşu mesafesinde değil, sprint sayısında da galatasaray'ın çok eksiği var. galatasaray bu sezon transfere 50 milyon euro harcadı, atletizm olarak en ufak bir gelişme yok. takıma üst düzey, avrupa seviyesinde antreman yaptırdığını da düşünmüyorum.

« / 2
Kayıt Ol