bizim için sıradan bir maçtı. herhangi bir maç gibidir tüm derbiler. ha maça çıkmışsın ha parkta yürüyüşe çıkmışsın aynı şey. ikisinde de çimen var, insanlar falan oluyor ikisinde de haftasonlarında. çok benziyorlar.
para kazandırmamak diye bir şey yok. mevzuata göre kupaya katılmamaktan kaynaklanan tüm maddi zararı tazmin etmemiz gerekecek zaten. mourinho bu kararı destekliyorsa ben de desteklerim ama salt ali koç mastürbasyonu bir hareket gibi görünüyor şimdilik
bazı arkadaşlar böyle bir duruma alışkın olmadığı için çözememişler olayı. on yıllardır ilk defa bir tff başkanı gslilere palavra sıkıyorsunuz, hakemler sizi kolluyor diyor. ilk defa bi gs başkanı tff'ye posta koyduğunda karşılığında posta yiyor. bunların hepsi hakemlere ve diğer camialara tesir edecek mesajlardır. gelinen noktada bu tff gsnin entrikacı atarlarıyla gidecek olursa yerine gelenler haluk ulusoyu, büyükekşiyi falan mumla aratır. hacıosman'a destek vermemiz gerekmiyor, düşmesine sebep olmayalım yeter.
himmetspora çaktığı laflar haricinde umut verici icraatları da var. bundan sonraki kontratlarda menajerlik, imaj hakları vs.. her şey tek bir sözleşmenin içinde yazılacak dedi. himmetçileri baya üzer bu karar, kontrat yolsuzluklarına devam edebilmek için yeni yöntemler geliştirmeleri gerekir. bu sezon himmetçilerin hakem yönetiminden mağdur oldukları tek bir maç yok bu arada. geçen sene takımlar sahadan çekilirken, başkan sahaya inip hakem döverken sus pus bekleyen bebelerin bu sezon çok fahiş olaylar oluyormuş gibi yaygara koparmaları tezgahlarının çökmeye başladığını gösteriyor bence.
ligin 7. haftası, 29 eylül, antalya deplasmanı. 3 gün öncesi 26 eylülde union sg deplasmanına çıkmıştık. ne bir yöneticimiz, ne teknik direktörümüz ne de bir futbolcumuz kameralara ağladı. bir tane bile spor yorumcusu, gazeteci falan "yahu bu fener niye 3 günde bir maça çıkıyor, ayıptır" demedi!
ligin 12. haftası, 10 kasım, sivas deplasmanındayız. üç gün önce 7 kasım az alkmaar deplasmanındayız. ağlayan zırlayan yok. dünyada bu iş böyle. la liga takımları, premier lig takımları üç günde bir maç oynarlar standart olarak.
himmetsporunuz bir kere 3 gün arayla deplasman maçına çıktı diye tüm bu spor medyasının, fenerbahçeli geçinenlerin bile tff'ye giydirme sevdalarına hayretle şahit oluyorum? hayırdır beyler, tepeden emir mi geldi? nerde adaletiniz, niye fenerbahçe için de bağrış çığrış yapmadınız?
8m euro gömmüştük hani kendisine. seçim zamanıydı, başkan bile belli değildi. ne acelesi varsa apar topar koşup almıştık. hoca belli değildi. caulker transferindeki gibi, yıllık 3m euro mu ne maaş alan ryan kent transferindeki gibi, takımın hocası, oyun planı falan belli değilken yapılan tüm transferlerin elinizde patladığı gibi yine yüzünüze gözünüze mi bulaştırdınız, ne oldu? 8m euro az para mıydı saçtık hemen yazın başında? bizi şl'ye sokacak oyuncu olduğuna inandığımız için mi bu kadar acele ettik? bizden başka keriz var mıydı 8m verecek bu adam için? başkanın bir sonraki 'paramız yok, batıyoruz' temalı konuşması ne zaman yapılacak? kongre üyelerimiz avuçları patlayana kadar alkışlayacak mı bu konuşmayı da? kulun kölen olayım ayakları çekecek mi koca camia bu adama hala?