cunku biz oyuncu gelistiremiyoruz. 5-10 dakika oynatiyoruz, ara sira bir yarim saat sahaya suruyoruz ve performans bekliyoruz. bunu da zaten kotu bir takimin icinde yaparak bekliyoruz. demir ege'nin potansiyelli oldugunu herkes biliyordu. dogru bir fubtol ikliminde kendini gelistirecegi de zaten belli idi. sporting'le gorusuyorlarmis. bildigim kadariyla opsiyonlu kiralamislardi, yani buyuk ihtimalle opsiyonunu kullanip derhal sporting'e gonderirler.
x
tekrar amir, gedson, salih orta sahasina donduk. bravo.
inanilir gibi degil.
sikintiyi sadece immobile'de, rafa'da aramamak gerek. rafa'yi dun stein'in yerine koysan icimizden gecerdi. futbol 2-3 yildiz oyuncuyla oynanacak bir oyun degil, ve biz (ve turk takimlari genellikle) o 2-3 oyuncunun ayagina bakiyorlar, takim oyunu oldugunu unutuyoruz. bireysel kalite ile mac kazanmaya calisiyorlar. populist baskanlar, toxic taraftarlar. senin dogru durust kanat oyuncunun yoksa santroforundan mucize mi bekleyeceksin. senin oyununda gram sablon yoksa bireysel kalitenin taktikten ustun gelecegini bekleyeceksin? biz bu yuzden hep yeniliyoruz. tabi, kadro yetersizligi ve kadroda olmamasi gereken oyuncular olur. ama uduokhai bu gun twente'de oynasa bundesliga yapar tekrar 10+ milyon bonservisle. bizim elimizde bu yuzden hep oyuncular silik gorunuyor. kolektif olarak kotu oldugumuz icin sahislar da bu seviyeye cekiliyor.
galatasaray ve fenerbahce de oyle. galatasaray yedigi trajikomik ikinci gole bakin, berkan'in hatasina. bu takim gecen sezon puan rekoru kirdi, su an lig'de birinci sirada (hakem etkeneni bir kenara birakiyorum). sl'de 0 ceken yb'a elendi. az bu iki takimdan 4 puan aldi. feyenoord, psv, ajax demiyorum, az diyorum. tsl'de gecen sezon toplam 200 puana denk gelen iki takimdan 4 puan aldi.
antrenor konusunda istikrar olmadigi surece, yonetim futbolun icinden gelen insanlar olmadigi surece, taraftar akillanmadigi surece bizden hic bir sey olmaz. bu takim bilic doneminde neciple, franco ile, ismini unuttugum kiralik ghanali bek ile spurs ve liverpool'i yikti. feyenoord'u sahadan sildi. ama o donem yildiz diyecegin tek oyuncu demba ba idi, o da cok iyi bir doneminde gelmisti. umarim artik taraftar bu durumdan ders alir, ama sanmiyorum. biri cikar 30+ yasinda dususe gecmis oyuncu alip susturur.
bundan 10 sene once ulke puani yarisinda hollanda’yi arkamiza almistik bir ara. gelin gorun simdi oynanan 5 macin 4’unu adamlar eze eze aldilar. yenildigimiz takimin maas butcesi 9 milyon. orta sahalarinda solbekten devsirme sadilek, anderlecht’de tutunamayan vlap, ajax icin yetersiz bulunup gonderilen salaheddin ve santroforda 35 yasinda van wolfswinkel ile futbol dersi verdiler.
ve hala bu camiada buna ragmen adali gibi populist, “yildiz oyuncu” asikligi var. biz futboldan anlamiyoruz. net.
adali gibi modern futbol vizyonundan uzak, vasifsiz birini de baskan olarak getirenlere mustehak.
amator gibiyiz. cikmaya calisirken o kadar top kayibi yapiyoruz ki. en basit paslari telase yaparak rakibe veriyoruz. hadi, oyuncu kalitesi eksik olabilir ama rakipteki sadilek al musrati’den iyi mi? vlap gedson’dan iyi mi? 35 yasindaki van wolfswinkel immobile veya semih’ten iyi mi?
oyun sablonu. taktiksel zeka. bizim oyuncularimiz biri bir sey yapacak diye beklerken rakip tren gibi isliyor. gercekten bu futbol ile zaten bir isimiz yok avrupa’da. gio’yu gondermek yakin tarihimizdeki en buyuk hata oldu.
gio’nun gonderilmesi hata. bu takim sene basindaki halinden buralara coktuyse bunda hocadan daha farkli etkenler oldu. gio’yu gondererek baskasini getirerek tekrardan klasik hatalara dusuyoruz. hoca ile istikrar yakalamaktansa hoca degistirmekte istikrarli olduk.