fener maçıydı sanırım her şey yarım yamalak hatırlıyorum mertens korner diye itiraz etmişti hakem maçı bitirmişti bir de üstüne kart göstermişti mertens'e ondan sonra en iğrenç olay faul çalıp maçı bitirdi.

yönetim cephesinden ne kadar sinirli olduğumuza, intikam almak için ne kadar beklediğimize dair açıklamalar oldu, bayağı konuşuldu. maç bu laflar boş laflar tabii ki, bu lafları duymak istiyoruz. kim bize nasıl davranıyorsa, aynı şekilde karşılık vermek istiyoruz. kimseye efendi abilik yapacak hali yok galatasaray'ın ama bu laflar saha içinde oyuna yansımazsa, leş bir futbol oynarsak, bomboş laf olarak kalır.

o yüzden umarım oyuncular da aynı şekilde motive olmuşlardır. skor önemli değil, güzel bir oyunla galip gelelim, sahada izlediğimiz oyundan tatmin olalım, benim için kafi.

bak attın kendini yere ölüyormuş gibi takıldın eyvallah hala kalkıp bir de kırmızı bekliyorsun, var'a falan gitsinler istiyorsunuz siz ne kadar ucuz bir camiasınız böyle ya, twitter'da taraftarları da kırmızı bekliyor iğrenç mide bulandırıcı varlıklar.

fenerin bu saatten sonra puan kaybı yapmasına pek müsaade edeceklerini sanmıyorum, beşiktaş'ı bile 90+8'de uydurma bir penaltı ile yiyen bu sistem kayseri'yi ekmek arası yapar. fenerin kayseri'ye puan bırakmasını pek olası görmüyorum. bizimle oynayacakları maça kadar yarışta tutacaklarına o kadar eminim ki, çok bariz hakem hataları izlemeye hazır olalım bu saatten sonra.

dakika 19. fenerli ve trabzonlu laleler maçı kapattı, mağaralarına çekildiler. sonun da rahat bir maç izleyeceğiz sanırım.

ben bugün yine oyun olarak ezilmeyeceğimiz bir maç olacağını düşünüyorum, bunun sebebi de (bkz: (bkz: 25 subat 2026 juventus galatasaray maci) bu maçtır.

oyuncuların ve hocanın o maçtan çok şey çıkardığını düşünüyorum. taraftarlar olarak bizler ömrümüzden birkaç yıl bırakmış olsak bile oyuncuların o maçtan dersler aldığına eminim ama skor tahmini yapmak zor. umarım sonunda bizim güldüğümüz bir maç olur. çünkü o twitter'da ve maç çıkışlarında verdikleri röportajlarda galatasaray'ı istiyoruz diyen liverpool taraftarlarının zırlayışını görmeyi çok istiyorum.

sonrasında psg karşısında muhtemelen turu alamayız ama insan ne olursa olsun ileriye gitmeyi çok istiyor. büyük maçları oynayarak büyük takım oluruz, anca kaybetsek bile mücadele olarak ezilmeyelim yeter.

maçın oyuncusu sara seçilmiş, kim seçilirse seçilsin şaşırmayacağımız bir maç oldu açıkçası.
x

osimhen'in de gol atmasını osimhen'in kendisinden çok istedim ama bazen olmuyor, saha da verdiği mücadele muazzam her şeyiyle savaşıyor her yere ayağını sokmaya çalışıyor sürekli rakip üstünde bir osimhen korkusu var ve bunu çok iyi kullanıyor rakip tamamen ona odaklanırken sürekli takımda birileri boşta kalıyor gol atamadığı maçlarda bile mükemmel katkı veriyor. demek ki forvet dediğimiz pozisyon sadece gol attığında kendini belli etmiyormuş.

eşleştiğimiz zaman kenan'ı saha da dövmemiz lazım demiştim sallai hiç acımadı yerden kalkmasına fırsat vermedi kenan yere her düştüğünde hem çok sevindim hem üzüldüm sakatlanmadan çıkmasına da sevindim ayrıca.



yunus hakkında konuşmak gerekirse koşuyor, presini sonuna kadar yapıyor elinden geldiğince topu ileriye oynamaya çalışıyor ama bazen olmuyor bugün olmadı göze batıyor çünkü deniyor bunları denemesi de önemli çok fazla yüklenilmemesi gereken oyuncu.

bu arada "tarihin en kötü juvesi" twitlerini okumak ayrıca çok zevkli, bugün sabaha kadar ucubelerin juve boklama twitlerini okuyup orgazm olacağım bütün dünya galatasaray'ı konuşuyorken bizim zavallılar ağlamaklı tarihin en kötü juvesi geyiklerini çevirmeye devam etsin.

çeyrek asırdır hayalini kurdukları şampiyonlar ligi'nde eşleşmeyi bile hayal edemedikleri takımlarla oynuyoruz, yeniyoruz bütün dünyayı oynadığımız topla kendimize hayran bırakıyoruz sonra kalkıp ülkemizdeki güruha takım, oyun beğendirmeye çalışıyoruz.

maalesef coğrafya kader...

tabiri caizse kenan'ı sahada dövmeliyiz, sert ve temaslı oynayıp olabildiğince düşürmeliyiz oyundan takımın neredeyse her şeyi bu çocuk, topla hep içeri girmeye çalışıyor ve çok hızlı kenan'ı durdurursak iki maçı da kazanabileceğimizi düşünüyorum.

bugün twitter de önüme düştü city taraftarı ilkokul çocuklarının galatasaray marşını söylediği video, insan şununla ne kadar gurur duysa az.

en güzel reklam her zaman başkalarının senin adına yaptığı (övdüğü) reklamdır, günümüzün en büyük takımları arasındaki bir takım çıkıp taraftarlarına senin marşını söyletiyor bu inanılmaz haz veriyor şahsen bana. galatasaray'ın avrupa da bu kadar konuşulmasının, bilinmesinin en büyük sebebi bana göre taraftarıdır her dönemde belli takımlar (büyük takımlara kıyasla daha mütevazi) çıkıp büyük takımlara karşı zaferler kazanır o yıl içinde konuşulur sonra çoğu unutulur galatasaray'ı bu kadar popüler, konuşulmaya, haber yapmaya değer kılan şey taraftarının yarattığı atmosfer ve etkidir.

galerimde bi fotoğraf var galatasaray taraftarının stada girerken çekilmiş fotoğrafı çoğu kardan adama dönmüşler en sevdiğim galatasaray fotoğraflarından birisidir. mesela o havada maça gitmek sonra ertesi gün kalkıp tekrar gitmek en olmadık zamanda bile destek olmak bu taraftarın desteği bu takımı diğer takımlardan farklı kılan yegane şey.

(bkz: 11 aralik 2013 galatasaray juventus maci)

kar kış kıyamet demeden, en zorlu hava şartlarında şu boktan ekonominin olduğu dönemlerde bile imkan ayırıp stada gidip destek veren, sesi kısılana kadar bağıran herkese buradan teşekkür etmek istiyorum, bu kulübün bu kadar konuşuluyor, tanınıyor olmasının en önemli sebeplerindensiniz.

konusu açılmışken şunu da bırakmak istiyorum ingilizlerin maçtan çok galatasaray taraftarını seyrettiği anlar.

youtu

umarım bugünde hem oynadığımız futbolla hem de taraftarımız ile uzun yıllar sonra bile hatırlamaya değer bir gün yaşarız.

unutmadan çocukların videosunu da bırakayım görmeyenler varsa diye.

x

x

2 gün sonra biz bu adamları çıkıp saha da döve döve yensek yine ezik fenerli kitle "tarihin en kötü citysini yendiler" diye ortalıkta dolanacak biliyorsunuz değil mi?

hatta şöyle twitler bile atılabilir; aston villa city'den 10 gömlek falan üstün ve biz bu adamları elimizden kaçırdık... minvalinde.

kimle oynarsak oynayalım, kimleri yenersek yenelim bütün dünya oynadığımız futbola mest olsa bile biz bu galatasaray kompleksi ile kafayı yemiş kitleye hiçbir şeyi beğendiremiyoruz. (sanki mecburmuşuz gibi)

şahsen ben bu maçı kazanma ihtimalimizin hiç düşük olduğunu sanmıyorum ilk 24'ü garantiledik gibi bir şey city ise ilk 8'i kovalayacak yani üstlerinde hem daha çok baskı var hem de gol atmaya çalışırken çok fazla hata da yapabilirler ilk 30 dakikayı saçma goller yemeden tamamlayabilir ve sakin kalabilirsek ben şans bulabileceğimizi düşünüyorum yeter ki o şansları değerlendirebilelim.

ayrıca artık eskisi gibi 60'dan sonra kontak kapatan bir galatasaray yok büyük maçlarda atletico gibi fizik gücü en üst seviye olan bir takıma karşı bile ayakta kalabildik 3 puanı kaçırdık ben city'e karşı da ayakta kalabileceğimizi düşünüyorum yeter ki basit hatalarla ilk yarıyı çok kötü bir skorla kapatmayalım.

sonuçta biz büyük takımları severiz.

/ 4 »
Kayıt Ol