yorumların bir kısmını okudum herkes çekiniyor, bir şeylerden hafiften korkuyor...
ligin son sıradaki takımına karşı oynayacağız ve taraftar gergin bizim böyle hissetmemizi sağlayan herkese saygılarımı iletiyorum.
bu maçı rahat ve net bir skorla kazanmamız tekrar özgüvenli hissetmemiz için çok önemli en az 3 puan kadar önemli hemde.
kendisini hiç izlemedim, adını dahi ilk defa duyuyorum o yüzden şöyle oyuncu, böyle mükemmel topçu falan diyemem ya da kötüleyemem ama basit şeyleri de sorgulamadan edemiyorum adamın ne golü ne asisti var ingilizler de tutmamış ispanyollara yollamışlar, ispanyolların da alt seviye takımında dahi doğru düzgün forma şansı bulamamış.
galatasaray'da ne yapabilir? diye düşünmeden duramıyorum, şampiyonlar ligi var, süper lig de şampiyonluk mücadelesi var sürekli baskı var basit ortalama hiçbir derdi tasası olmayan yerlerde tutunamamış adamın bizde olabileceğine pek imkan vermiyorum.
şaşırtıp beni haksız çıkarmasını da çok isterim.
unutmadan kendisi hakkında şöyle mükemmel, böyle büyük topçu falan yazanlar var abi siz girona maçına kadar izleyebilecek boş vakti, enerjiyi nasıl bulabiliyorsunuz da gironalı topçuları bile biliyorsunuz helal olsun.
şu çocuk şöyle karşıdan gelen toplara niye vuramıyor bir türlü anlamıyorum sürekli aynı beleş pozisyonlar barış'ın beceriksizliğinden kaçıyor kafayı yediriyor.
dakika 85, şu oyunda en sevmediğim şeylerden birisi rakip takımın uzun süre senin kalenin önünde top çevirmesi, pozisyona girmesi ve senin takımının o topu asla alamıyor olması son 4 dakikadır bunu yaşıyoruz ve insanın ömründen ömür götürüyor daha yorucu çok az şey vardır.
dakika 85, şu oyunda en sevmediğim şeylerden birisi rakip takımın uzun süre senin kalenin önünde top çevirmesi, pozisyona girmesi ve senin takımının o topu asla alamıyor olması son 4 dakikadır bunu yaşıyoruz ve insanın ömründen ömür götürüyor daha yorucu çok az şey vardır.
çok güzel bir replik var şeytan'ın avukatı filminden (ne alaka ne saçmalıyor bu demeyin anlatacağım)
önce repliği şuraya bırakayım; kibir en sevdiğim günahtır. sahne; youtube
hoca 3 yıl üst üste şampiyon oldu ve asla kendisine ve yanında çalıştırdığı ekibine eleştiri kabul etmiyor bu artık özgüven işi falan değil maalesef ekibini güçlendirmiyor, transferlere karışıyor isim veriyor ve o isimler patlıyor aldırdığı defans oyuncuları, yediği bekleri sayıp tartışsak sabahı ederiz diğer pozisyonlara gelene kadar.
ne transfer işinden anlıyorsun ne oyununu geliştirebiliyorsun kusura bakma da hocam şu an yapabildiğin tek şey oyuncu idare edebilmek onu da artık yapamıyor gibisin çatlaklar çıkmaya başladı.
transferden kesinlikle elini ayağını çekmeli profesyonel bi isim bulup ona bırakılmalı bu işleri, o beceriksiz arkadaşı hele hiç karışmamalı.
az önce de diğer yorumum da söyledim artık dış etkenler hakkında konuşmayı bırakmalı ve kendi oyununa odaklanmalı, değiştiremeyeceğin şeyler hakkında dövünmenin hiçbir mantığı yok elinde olanlara odaklan.
90 dakika top oynamamışsın gelip 4. hakeme sataşıyorsun o dakikaya kadar neredeydin?
maalesef bizim milletimizin en büyük sorunu kabullenememe, asla sorunu kendinde aramama en sıradan insandan en tepedeki insana kadar biz böyle bi milletiz ortada bir yanlış varsa asla o yanlışın içinde biz olamayız, kendimizi koyamayız o yanlışın paydaşlarına. şimdi (gülerek) sezonu tamamla bakalım hocam nasıl tamamlıyorsun inşallah yüzümüzü kara çıkarır yine şampiyon olursun ama bu sefer pek kolay olmayacak gibi.
biz bu kadroyla kendi evimizde antep ile berabere kalacaksak, antep gibi bir takımı bile yenmek için osimhen'e falan ihtiyaç duyacaksak işimiz var demektir.
sen bu takımın başında 4. yılındasın kadroyu sen kurdun, sen şekillendirdin şu kadar değerli, güçlü kadro ile evinde antep yenemiyorsan hocam kusura bakma da bi şapkayı önüne koyacaksın, kupada rezalet top, fener maçında rezalet top bugün ligde rezalet top bu transferlik bir şey bile değil beceriksizlik.
değil 3 yıl, 5 yıl da şampiyon olsan şöyle kadrolar ile böyle top oynatıp puan kaybedersen senin de kredin biter.
sürekli dış etkenlere saracağına otur oyuncularınla, oynadığın topla ilgilen gerçi ortada oynadığımız bir topta yok.
yarın şampiyonlar liginde de kaybettiğimiz de kredin tükenmiş olacak ona eminim ondan sonra bırak düşmeyi, sendelemeye dahi hakkın kalmayacak ondan sonra da yönetim ilk seni harcayacak ama merak etme taraftarda hemen peşinden o yönetimi de gönderecek çünkü beceriksiz adamlara pek tahammül edebilen bir camia değiliz.
şöyle bir senaryodan korkuyorum, yine bir grup taraftarın icardi sesleri çıkarması ve yönetiminde taraftara uyup kendisi ile 2+ yıl daha sözleşme uzattığı bir senaryo son derece katlanılamaz bir dönem olur.
bu senaryo aklımdan hiç çıkmıyor çünkü ülkede her takımın yöneticileri aynı kafada taraftarın istediğini yapalım koltuğumuz zora girmesin... o yüzden ben çoğu şeyde taraftarı suçlarım hiçbir futbolcuyu da gereğinden fazla sevmem, öyle her yanlışlarını da savunmam çünkü böyle durumlarda bu sefer o futbolcuların bazıları taraftardan aldıkları o gücü yönetim ve teknik adamlar üzerinde inanılmaz iyi kullanıyorlar bu da takım için her zaman sıkıntı haliyle.
kendini nasıl tanımlarsın deseler hiç düşünmeden duygusal derim ama söz konusu galatasaray olunca çoğu şeyde taraftar gibi değil de profesyonel gibi düşünüyorum daha çok. o yüzden icardi'nin bu sene son senesi olmalı ama tabii ki bu iyi bir şekilde ayrılmalıyız saygıyı da yitirmemeliyiz tekrar ama sözleşme uzarsa bu form ile oynayan bi icardi pek saygın bir şekilde ayrılamaz bu kulüpten bütün kredilerini bu senenin sonuna kadar zaten yiyecek gibi duruyor.
iğrenç bi 45 dakika, sürekli boş top kayıpları topu çalıyorsun sonra rakibe tekrar atıyorsun çalıyorsun tekrar atıyorsun inanılmaz bir kısır döngü.
kör dövüşü gibi maç oynuyoruz ne yaptığımız ne yapmaya çalıştığımız belli değil fener ilk 20 dakika baskılı oynadı, sonra tam düşmeye başladığı anda bi gol ile elimiz ayağımıza tekrar dolanmaya başladı bu maçı çevirme ihtimalimiz var mı bilmiyorum bi tane gol atsak bile kesinlikle bi tane daha yiyecekmiş gibi bir havamız var stada, maça ağlayacağımız kadar maça hazırlansaymışız keşke.
trabzonspor gerçekten çok kötü top oynuyor, oynamıyorlar hatta şu adamların ligde 3. sırada olması bile ligin ne kadar kötü durumda olduğunu gösteriyor gönül isterdi ki rakiplerimiz daha zorlu olsun izlediğimiz maçlardan daha çok keyif alalım ama gerçekten rezalet top oynuyorlar.
maça gelirsek saneyi izlemesi keyifli, barış yine hayvansal bir koşu yaptı rakibinin faul yapmasına rağmen ayakta kaldı ve ayrıca eren'in gol atması beni çok mutlu etti.