bence böylesi maçlarda kendisini oynatmak çok büyük risk. kaybolup gitme ihtimali çok fazla. hücumda katkı alamadığınızda defansif zaafiyetleri çok daha görünüyor oluyor. kulübede başlatıp duruma göre maça sokmak çok daha mantıklı gibi duruyor. böyle olunca elinizdeki direkt hamle gücünü de çöpe atmış oluyorsunuz. benim bu maç için kendisinden umudum fazla yok. inşallah yanıltır beni.

(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

izlediğim hiçbir şampiyonlar ligi takımı en güçsüzleri bile yüzde 100'ünü vermeden özellikle evinde maç kaybederken görmedim. eşek yüküyle para kazanan adam bunlar. insanda azıcık utanma olur!

yönetimin orta saha transferi yapamamsıyla şu kötü oyun arasında herhangi bi' bağlantı yok. sdece oyuncular maça gerektiği gibi konsantre olamamışlar. bu tip maçları genelde daha çok isteyen alıyor. esas tehlike başarıya doymuş gibi duran kadro.

nispeten zayıf rakiplere karşı ve uygun maçlarda 10 numaralık yapan ama zorlu maçlarda oranın adamı olmadığını gösteren oyuncu. mertens'in ikamesi biri alınmalı.

''kara para aklama'' iddiasıyla tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilmiş. dosyası bahis ve şikeden ayrılmış.

buradan anladığım üstü kapalı da olsa savcılık olayın galatasaray ile herhangi bi' ilgisi olmadığını belirtmiş.

türkiye'de yaşıyorsanız ve gündemi birazcık takip ediyorsanız son 10-15 senedir sabaha karşı evi basılarak gözaltına biri ya da birilerinin o günün akşamına kalmadan bütün işlemlerinin tamamlanıp sabaha karşı da olsa hemen mahkemeye çıkarıldığına belki onlarca kez şahit olmuşuzdur. buradaki amaç olayı sündürmek. özellikle medyada filan durmadan bu olayı konuşup hem erden timur'u hem de galatasaray'ı olabildiğince yıpratmak. burası tapu dairesi mi cumartesi-pazar işlemler yapılamasın?

özellikle bu sezon skora gol ya da asist olarak katkıda bulunamaması eleştirilerin ana kaynağı gibi duruyor. gerçekten de bu sezon şu ana kadar süre aldığı 21 maç var. aldığı süre 1300 dakika bu da 14 buçuk 90 dakika yapıyor bu sürede 1 gol 2 asist gibi düşük bi' istatistikliği var. geçen sene duran toplardan yaptığı asistlerle bu açığını kapatıyordu ancak bu sene bu sayıları düşmüş durumda. ama yazılanla bakıldığında insanların ıskaladığı şey sara'nın ortaya koyduğu oyun. yani bunu bilmenin mümkünatı yok ama bence şampiyonlar liginde son 2 maça ideal kadrolarla çıkıp yedekten sokabileceğimiz oyuncular da tam olsa bugün 12 puandaydık ve 12 puan da epey başarılı bi' puan olurdu galatasaray için. ligde de onca çalkantıya rağmen puan farkıyla öndeyiz. yani bunları sara'nın oynadığı ya da sonradan girip katkı verdiği durumdayken sağlıyoruz. futbolda her şeyi gol, asist ya da anlara bakarak değil genel tabloya bakarak karar vermek gerekiyor. sara belki geldiğinden beri anlarda fazlaca yok ama oyuna bakıldığında özellikle şampiyonlar liginde başa baş mücadeleyi sağlamaya katkıda bulunan bi' oyuncu. zaten sara gibi oyunun iki yönünü de oynayabilen en az o kadar defansif katkıda bulunan bi' oyuncudan skora da çok katkı vermesini bekliyorsanız minimum 50 milyon euroyu gözden çıkaracaksınız. bu tip oyuncuların ne sağladığı oynarken değil de sahada olmadıklarında anlaşılır.

bu maçta fb'nin puan kaybı yaşaması imkansız. maç o veya bu şekilde fb'ye döndürülür. izleyip sinir hastası olmaya gerek yok.

vallahi umutsuzluk pompalamak istemem ama benim hatırladığım ş.ligi deplasman galibiyetleri bi' elin parmaklarını geçer mi geçmez mi bilemem (hatırladığım kadarıyla 5 ya da 6 tane) yaptığımız maç sayısına kıyasla az bi' sayı bu elbette. o bakımdan bu maçtan pek umudum yok. deplasmanlarda bi' türlü istediğimiz oyunu ortaya koyamayan bi' ekibiz yıllardan beri. o bakımdan insanların durduk yere beklentiyi yükseltip sonrada gelebilecek muhtemel bi' kötü sonuca aşırı tepki göstermeleri anlamsız olur. bi' beraberlik çok ama çok iyi olur.

« / 6 »
Kayıt Ol