biz bu şikeci takımı 98'de diplomatik krizlerin göbeğinde, 2013'te karların ve balçığın içinde diz çöktürdük. almanya'da da tokatladık. bu ve ekürisi milan avrupa'daki en büyük karılarımız. bugün zemin düzgün, kadro çok daha kaliteli ve en önemlisi camia olarak şampiyonluk modunu çoktan açtık. dikkatsizlik ve rehavete kapılmadığımız sürece, o meşhur "avrupa fatihi" refleksiyle juventus’u bir kez daha torino’ya eli boş göndeririz inşallah. tribün de hiç olmadığı kadar agresif ve gürültülü olacaktır bu maç zaten. geçmişteki o hakan şükür’lü, sneijder’li zaferlerin kokusu burnumuza geliyor. şimdi sahne sırası osimhen’de, icardi’de ve singo, lang gibi yan ama önemli parçalarda.
icardi'nin en az 2 gol atacağını düşündüğüm mücadele.
şu eşleşmeyi gerçekten fenerin geçebileceğini ciddi ciddi düşünen var mı? ilk maçta olmasın hadi, portekiz'de alay eder benfica bunlarla.
amma tantana döndü şurada bu top kontrol özürlü topçu için. alsın parasını sektirsin (topunu) gitsin. şu galatasaray kadrosunda sallai kadar faydası olmaz bize gelse şayet. neymiş skor yapıyormuş... osimhen var alooo! barış, sane, hatta torreira bile çift hane yapar bu sezon merak etmeyin.
kendisini her zaman eleştirdim. hiçbir zaman da sevemedim. marcao olayında bile marcaoyu haklı bulanlardandım. takım oyununu inanılmaz baltalayan bir tarzı vardı. yılda 15 gol atıyorsa en az 15 tane atmamızın önüne geçen, minimum 4-5 gol yediren biriydi. o gittikten sonra daha iyi set hücumları yapmaya başladık. skor gücünü de hiç aramadık. hatta bir keresinde galatasaray takımına yakışmayan bir kanat olduğunu; hasan şaş, kewell, keita, ribery vb topçular görmüş taraftarın kendisini fazla abarttığını söylediğimde yerin dibine sokulmuştum. gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. alın size kerem! ha sizin olayınız keremin topçuluğu değil siyasal düşünceleri oldu, ondan sonra nefret ettiniz. o da ayrı konu.
işbu entry en ofsayt entrym olmuştu. barış kendisi gibi yirmi tane adam eder diyerek artırıyorum bahsi.
bodrum fk karşısında alınan 2-0’lık galibiyet, istatistiklere bakıldığında aslında çok daha farklı bir skoru hak edecek bir oyunun özetiydi.
topla oynama oranında %71’lik ezici üstünlük kuran takımımız, 35 şutla rakip kaleyi ablukaya aldı. bu şutların 14’ü isabetli, 2’si direkten döndü. ayrıca tam 59 kez rakip ceza sahasında topla buluşarak oyunu tamamen rakip yarı alana yıktık.
xg verileri de tabloyu net ortaya koyuyor:
galatasaray 3.50 – bodrum fk 0.05
yani sadece skorda değil, üretkenlikte de farkımızı gösterdik.
savunmada ise neredeyse kusursuz bir organizasyon vardı. bodrum fk yalnızca 1 şut çekebildi, o da kaleyi bulamadı. bu da takımımızın savunma disipliniyle ne kadar hazır olduğunu ortaya koyuyor.
bu maç, sadece bir galibiyet değil, oyun karakterimizin ve kazanma kültürümüzün sahaya yansımasıydı.
taraftar olarak gördüğümüz şey çok net:
bu takım ne yaptığını bilen, organize, tempolu ve kazanma arzusuyla sahaya çıkan bir galatasaray.
bu oyun yapısı sürdüğü sürece, hem ligde hem kupada hedefe ulaşmamamız için hiçbir sebep yok.
tebrikler galatasaray.
orospu çocuğu olduğunu söyleyen olmamış hiç, teessüf ederim.
kalede günay ile başlamamız gereken maç. ayrıca orta sahada lemina torreira sara üçlüsü şart oğlu şart. ben bir taktik ve disiplin görmek istiyorum takımda. cuesta denen arkadaşı ilk on bir gördüğüm an izlemekten vazgeçerim ayrıca bu maçı.