adamin ismi ciro, soyismi "gayrimenkul". nerden bakarsan bak iyi bir müteahhit yahut emlakci olabilirmis.

aylardır uğraşıp da alamadığımız adamı fenerbahçe 24 saatte bitirdi. helal olsun dursun başkan. geçen seneye damga vuran tek yerli futbolcuyu fenere kaptırdık.

akılcı bir bakış açısıyla maça çıkmadan önce spor kamuoyunun milli takıma uyguladığı mobbing sonucunda galibiyet şansımızın az olduğunu ve beraberliğin de kolay olmadığını görmemiz gereken bir maç var karşımızda. bu ortamda takım olmak oldukça zor bir durum ve sporcular kendilerini kurtarmaya çalışacakları ve kariyerlerine odaklanacakları bir psikolojiyle oynamak zorunda kalacaklar. bu durum, karar alma ve elini taşın altına sokma gibi maçın kırılma anlarında etki edecek ve koşulları ortadan kaldıracaktır. bu nedenle, milli takımımızın bu zorlu maçta nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu olacak.

markajda hücum yönü kuvvetli, ceza sahası koşusu atan bir 8 numara istediğini belirten hocamız. ayrıca driplingle top taşıma özelliğininde iyi olması gerektiğinden bahsetmiş. tam anlamıyla goretzka tipi bir profil. fofana ve mctominay’ide işin içine ufaktan katabiliriz.

daha öncede yazmıştım galatasaray 4 hücum oyuncusu + 8 numarasından skor katkısı almak zorunda diye. çünkü ligde 38 maçın 38’inde top sizde oluyor.

ayrıca 10 numara dybala olursa uygun profil amrabat olur diyenlerde suya düşmüş oldu. bu hem hocanın 8 numara profiline amrabat’ın uymamasından kaynaklı hemde dybala tipi oyuncu istememesinden kaynaklı.

10 numarada aradığımız oyuncu pres gücü yüksek olmalı dedi ama bence can alıcı kısım bu değil… biz bazene mertens’i geriye çekip 3’lü orta sahaya dönüyoruz ve demirbay-mertens sağ-sol iç oluyor dedi. dybala’dan ziyade bunu en iyi yapabilecek isim griezmann’dır.

sakatlık konusunda mimli futbolcu alıp da tutturduğumuzu pek görmedim. dizleri bitik denen aboubakar konusunda beşiktaş şanslıydı misal ama o da 30'u devirince bitti. keza ghezzal da öyle. geldi, oynamaya da başladı diyelim ama 10 - 15 maçtan sonra sakatlanırsa yarı yolda kalırız. mertens'le dinlendirmeli oynarsa ikame olur mu, mertens ne kadar daha gider onlar da belirsiz. hala 30 yaşında, dil konusu uyumlu ve yapabildikleri ortada ama ilk hamlem olmazdı. sırf rüzgar dindirmek için deli paralara ve uzun kontratlara gerek yok. ziyech modeli denenebilir, o da mentalde oyuncunun aidiyeti önünde engel teşkil edebilir. hayırlısını umacağız artık.

ne zaman patlayacak ya da performansını sergileyecek, o ayrı. ama sadece sol ayağını kullanabilen bir oyuncu nasıl olur da sağ kanatta oynayarak bu kadar değerli olabilir, gerçekten anlamak mümkün değil. repertuarı çok dar, özellikle kapanan takımlara karşı tüm hamleleri önceden kestirilebilir. shakhtar ile brezilyalı genç yetenek kombinasyonu nedeniyle hala piyasada bir değeri varken, şimdiye kadar yapılan maliyetler üzerine sadece birkaç kuruş kar getirecek duruma gelirse, yarım kalmış satışa razıyım.

geçen sezonlarda kerem, mental olarak güçlü ve eleştirilere kolay kolay aldırış etmeyen bir oyuncu olarak tanınıyordu. ancak bu sezon bir anda her şeyi kafasına takan bir yapıya büründü. ancak unutma, sen yaptıklarınla kendini kanıtlamış bir oyuncusun. sen işine bak, gelişmeye devam et. eğer erasmus'a gitmek istiyorsan, bir değişiklik yapmak sana iyi gelebilir. berkan, emin, yunus gibi.

ali koç bana göre gelmiş geçmiş en başarılı fenerbahçe başkanıdır, hayır gerçekten şaka yapmıyorum. bir dönem daha seçilirse galatasaray taraftarlarının fenerbahçe'leşmesini tamamlamış olacak, kupa mupa avrupa transfer başarısı falan değil. adam, taraftarı fenerbahçelileştiriyor, adeta fenerbahçeli gibi davranıyoruz. yani tamam güldük eğlendik, şampiyonluğa devam edelim kutlamaya, ama fenerbahçe'ye gönderme artık yeter.

bir yandan herkes, sergen yalçın’ın “ben restoranda faruk süren’le karşılaştım, bana şarap ısmarladı” videosunu paylaşıp galatasaray’ı övünüyor. 5 dakika sonra herkes futbolcuların ve yakınlarının kutlamasına kim gitmiş, kim gitmemiş, kim ne söylemiş, kim ne dememiş onunla ilgileniyor. sürekli birine linç girişimi. sen galatasaray çapında değilsin, 30 metreye isabetli pas atamıyorsun. nasıl kaçırırsın topu 60 metre taşıyıp getirdiğin golü? neden galatasaray paylaşmıyorsun, neden koşup zıplayıp sevinmiyorsun? biraz rahat bırakın topçuları. eleştiri güzeldir ama biz başarısızlığı kaldıramıyoruz bahanesiyle futbolcuların sosyal medyayı nasıl kullandığına kadar karışıyorsak, bir sıkıntı vardır. açın bakın vinicius’un kasımpaşa’ya attığı gole, zaha ve ziyech nasıl sevinmiş görün. ama senede başından beri en çok eleştirilenler. sevinmiyorlar, takımdan uzaklar vs. vs. açıp görün sevinçlerini.

bir yandan herkes seneye avrupa için kupa kurulmalı diyor, 5 dakika sonra topluca ilk hedef fenerbahçe 20’yi kazanmadan biz 5’i takmalıyıza dönüyor. evet, 5 yıldız önemli de, şampiyonlar ligi mi, 5 yıldız mı?

ali koç geldiği her sezondan itibaren giderek artan bir şekilde sürekli saha dışıyla ilgileniyoruz. hala ali koç ve mhy ile uğraşanlar var. şampiyonluğa sevinmek sonuna kadar hakkımız, ama fenerbahçe daha ne kadar? ben fenerbahçe ile bu kadar uğraşmak istemiyorum. ben sadece galatasaray’ı ve sonraki sezonuyla ilgilenmek istiyorum. galatasaray’a olan sevgim ve avrupa başarısına olan açlığım, fenerbahçe ve ali koç nefretimden çok daha ağır basıyor benim.

saha dışına onların alanı. bizi saha dışına çektikleri zaman bize zarar vermeyi hep başardılar. belki onlar da kazanamadı, ama amacı zaten kazanmak değil, bize zarar vermek.

tüm galatasaray ailesinin 24. şampiyonluğunu kutluyorum. futbolcularına saygılı, sosyal medyada ve tribününde her şeyden önce futbolcusuna sahip çıkan, rakip dahi olamayacak insanlara çok fazla takılmayan, şampiyonlar ligi'nde etkili olduğumuz ve sonrasında ligde de şampiyon olduğumuz bir 2024-2025 sezonu diliyorum.

unutmayın, mert hakan, bizim nefret ettiğimiz kadar komutan.

Kayıt Ol