1-0'a şükrettiren bir ilk yarı. takım sahada yok. şartlar sadece bize zormuş gibi oynuyoruz, fener takır takır oynuyor topunu. maçtan sonra bahane dinlenecek bir durum yok.
hücum presi ve takım yerleşimi olarak bizim adımıza ligde sezonun en iyi maçıydı. bu durumu mauro icardi'nin sağlıklı ve fiziksel olarak diri bir şekilde oynamasına bağlıyorum. osimhen çok büyük bir patlayıcı güç ama icardi varken takım presini daha düzenli yapıyoruz ve daha az yorularak daha çok pozisyon yakalıyoruz, benim hissettiğim ve gördüğüm bu. yerleşim iyi olunca takımın dili dışarı çıkmıyor, oynadığından keyif alan ve izleyenlere keyif veren bir galatasaray ortaya çıkıyor.
osimhen'in ikinci sarıyı almadan oyundan çıkması lazım ki sarı kartları temizlemiş olsun.
osimhen'in ceza sınırında, 3 sarı kart ile çıkacağı maç. sarı kart görürse afrika kupasındayken kart cezasını temizleyecek. eminim ki hakem bu maçta sarı kart göstermemek için elinden geleni yapacaktır, hatta sarılık pozisyona kırmızı kart gösterebilir. böylece osimhen afrika kupasındayken kırmızı kart cezasını temizler ama döndüğünde 3 sarı kart ile oynamaya devam eder.
fenerbahçe medyası tarafından bahis mevzusunda kendisine kumpas kurulmuş olması ihtimalinin ilk kez dile getirildiği futbolcu.
x
açıkçası antalyaspor maçı* kadar önemsemediğim maç. süper lig'de işler kızıştığında herkesin nasıl akbaba olduğunu ve takımımın hakkını yemek için can attığını gördüm. şampiyonlar ligi'nden bu sezon için alacağımızı aldık, önemli olan seneye tekrar aynı noktaya gelebilmek. istikrarlı şekilde turnuvaya katılmak ve 9-10 puanlar alabilmeye başlamak bizim için esas önemli olan şeydir. yoksa bu turnuvada çeyrek final yapsak, ligde şampiyon olamayıp seneye katılamasak ne işe yarayacak? önemli olan adım adım ilerlemek.
son pozisyon hakkında genel yorum; kazımcan'ın eli doğal konumda (geriye koşan savunma oyuncusu için saat 4 ila saat 8 konumunda), el topa gitmiyor tam tersine toptan kaçıyor. bu durumda penaltı değilmiş.
son pozisyon elle oynama olduğu için farklı yorumlanmış olabilir ama bence penaltıydı. ama kazımcan'ın diğer ceza sahasındaki ayağına basılan pozisyon da penaltıydı. bizim de penaltımız verilmedi yani.
bahis yaptığı gerekçesiyle tutuklandığı öne sürülen fb kaptanı. bahis mevzularından dolayı sosyal medyada herkes kendi takımına pay çıkarmaya çalışıyor ancak şu unutuluyor ki bu soruşturmalar kulüplerden bağımsızdır. örneğin metehan'ın gs maçına bahis alması gs'yi bahisçi veya şikeci yapmıyor, mhy için de aynı durum geçerli. bu bireysel bir soruşturma, adamın kaptan olması da bir şeyi değiştirmiyor.
kendisini ve feneri zerre kadar sevmem ama bu iş saçma bir hal aldı, koyunla kuzuyu ayırt etmek lazım. sosyal medyada herkes "şimdi şikeniz ortaya çıktı!" modunda takılıyor, bu öyle bir soruşturma değil. işin garibi yetkisi olan kişiler de böyle düşünüyor olmalılar ki tff listesine fenerbahçe yazmıyorlar, bu algılar yapılabilsin diye*
not: tuttur olayları, tff listesinde oyuncunun ve fenerin adının geçmemesi, hakem kayırmaları, bunlar ayrı şeyler, bu girdide bunlardan bahsedilmemiştir.
tekrar tekrar hatırlatmakta fayda var, galatasaray lehine 55. dakikadan 90+5. dakikaya kadar sıfır (0) faul düdüğü çalınan maç. aynı süreçte fenerbahçe lehine 11 faul düdüğü çalınmış. bu zaman aralığında skriniar'ın 2 kez kırmızı kart görmesi, birkaç oyuncunun da sarı kart görmesi gerekiyorken faul bile çalınmamıştır.