bütün, parçalarının toplamından daha farklıdır/fazladır diye bir laf var. elbette ki liverpool bizden daha değerli ve güçlü bir takım ancak mevcut durumda iki takımın oyuncu grupları, teknik heyetleri, form durumları ve taraftarları değerlendirildiğinde biz onlara göre birbirine daha bağlı, daha heyecanlı ve daha iştahlı bir ekibiz. iki maçta da bize diş geçiremediler. kanımızın son damlasına kadar mücadele ettiğimiz sürece de diş geçirebilmeleri zor. ne olursa olsun mücadelemizi edelim ve yolumuza devam edelim. bu yol çeyrek final de olabilir, şampiyonluğa odaklanıp gelecek yılın planlamasını yapmak da olabilir. gurur duyulacak gayet başarılı bir serüven yaşıyoruz, bunun hakkını verelim ve tadını çıkaralım.

ilk maç biz onları nasıl sürklase ettik ve kırdıysak bu maç da onlar bizi sürklase etti ve kırdı. zaten oyuncularımızın maç içerisindeki çaresizliklerinden, attığımız goller sonrasındaki duygusal boşalmadan ve maç sonu ruh hallerinden rahatlıkla anlaşılabilir bu. herkes şok içinde ve mutsuzdu. taraftarın da bu durumdan mutsuz olması gayet doğal.

buradaki asıl sıkıntı bu maçta turu geçme gücünün maçın neredeyse hiçbir anında bizim elimizde olmaması. oyuncular da bunun farkında olduğu için elememize rağmen elenmiş gibi hissettiler muhtemelen. çünkü ilk maçta kazandığımız bütün avantaj ellerinden kayıp gitti ve hiçbir şey yapamadılar. evet maç bitti ve eledik ama çok çok büyük bir ders alınması gereken bir eşleşme oldu. çok yoğun bir psikolojik yorgunluk birikmesine sebep oldu. sonuçta eledik diyenlerin kaçırdığı nokta bence bu. kimse juventus'u elemekten şikayetçi değil ancak bu maçı iyi analiz etmezsek ileride çok daha travmatik şeylerin başımıza gelme ihtimali var. bu maçın lige yansıma ihtimali var. oyuncular arası huzursuzluk yaratma ihtimali var. teknik heyet kesinlikle juventus o pozisyonları nasıl buldu ve bir daha bu şekilde ikili eşleşmede avantajlı olursak bu pozisyonları nasıl vermeyiz ya da iyi hücum ederek, birkaç gol bularak rakibi nasıl sindiririz diye düşünmeli.

kibir ve özgüven arasında ince bir çizgi var. fiziksel olarak sağlıklı ve özgüvenli olduğumuzda juventus'a 5 atacak kadar güçlü olabiliyoruz ama kibir devreye girdiğinde saçma sapan takımlara karşı maç kaybedebiliyoruz. bence biz bu maçta da ilk maçın zafer sarhoşluğu sonucu oluşan kibrin pençesine düştük ve nasıl olsa eleriz dedik. sadece vakit geçirmek için sahada bulunmanın, doğru dürüst hiçbir hücum organizasyonu denememenin hiçbir mantıklı açıklaması yok. böyle bir takımı izlemek de nasıl ifade edilirse edilsin hoş olmuyor doğal olarak. ben de utandım bizi böyle görmekten. çünkü potansiyelimizi ve gücümüzü biliyorum. okan hocanın planı da 90 dakikayı rölantide bitimek değildir muhtemelen. adam ilk maçın sonundan beri daha tur atlamadık diyor.

psiklojide narsistik kırılma diye bir tabir var. çok kabaca, kişinin idealize ettiği benliği ile gerçeğin örtüşmediği zamanlarda içinde bulunduğu hal denebilir. bence bu maç bizim için bir narsistik kırılma anıydı. buradan güçlenerek de çıkılabilir, burası bizi aşağıya da çekebilir. oyuncular düşündükleri seviyede olmadıklarını, konstanre olmadan ve mücadele etmeden hiçbir şeyin elde edilemeyeceğini görebilir ve içselleştirebilirlerse daha yüksek seviyelere sağlam adımlarla ilerleyebiliriz.

neredeyse hiçbir hücumu bitirmeye çalışmadık. sürekli uğurcan'a kadar dönüyoruz, o da degaj yapıyor. bunun bize kazandırdığı 30 saniye falan ama juventus'un da iştahını arttırıyor. biraz tehdit oluşturmalıyız ikinci yarıda. aslında çok güzel başlamıştık. golü de çok saçma sapan yedik. davinson'un hatası olmasa atamazlardı muhtemelen ilk yarı gol.

lang neredeyse hiç yok maçta. sane konya maçında çok kötüydü ama lang yerine denenebilir sanki.

neredeyse hiçbir hücumu bitirmeye çalışmadık. sürekli uğurcan'a kadar dönüyoruz, o da degaj yapıyor. bunun bize kazandırdığı 30 saniye falan ama juventus'un da iştahını arttırıyor. biraz tehdit oluşturmalıyız ikinci yarıda. aslında çok güzel başlamıştık. golü de çok saçma sapan yedik. davinson'un hatası olmasa atamazlardı muhtemelen ilk yarı gol.

lang neredeyse hiç yok maçta. sane konya maçında çok kötüydü ama lang yerine denenebilir sanki.

neredeyse hiçbir hücumu bitirmeye çalışmadık. sürekli uğurcan'a kadar dönüyoruz, o da degaj yapıyor. bunun bize kazandırdığı 30 saniye falan ama juventus'un da iştahını arttırıyor. biraz tehdit oluşturmalıyız ikinci yarıda. aslında çok güzel başlamıştık. golü de çok saçma sapan yedik. davinson'un hatası olmasa atamazlardı muhtemelen ilk yarı gol.

lang neredeyse hiç yok maçta. sane konya maçında çok kötüydü ama lang yerine denenebilir sanki.

yunus ve barış'la bu kadar oluyor maalesef. iki oyuncu şimdilik yenilen iki gol.

ilk 11'imiz beni korkuttu. hadi onların fark atmaya ihtiyacı var. biz niye torreira'sız daha hücumcu bir düzende oynuyoruz ki? sakatlık yoksa pek anlam veremedim buna. mutlaka pozisyon buluruz ama erkenden bir iki gol yiyerek kırılmamamız lazım.

arda'yı stoper oynatma işi hiç doğru olmuyor. st gilloise'ya yenildik, fenerbahçe'den gol yedik, şimdi de 2-0'dan maç vereceğiz. rahat kazanacağımız maçta şampiyonlar ligi öncesi boş yere yorulacağız. hatta belki puan kaybedeceğiz.

kazansak bile hakemle ilgili açıklama yapmamız gerekiyor. kesinlikle geçiştirilecek bir şey değil.

ilkay'ın berbat başladığı maç. hep geç kaldı hamlelerde. sarı kart da gördü. sakatlığın etkisi muhtemelen.

/ 2 »
Kayıt Ol