9.5 kişiyle çıkmaya karar verdiğimiz maç. can havlinde olan takımı küçümsememişizdir umarım. hadi yunus’u anlarım ama önünde icardi ile oynadığında bugüne kadar başımıza hep bir bela geldi çünkü yunus çılgın gibi pres atmaya çalışırken forvette oynayacak beyefendi gölge pres bile yapamıyor. ondan sonra bloklar arası yayla gibi olup sara’dan da torreira arkası toplamasını bekliyoruz. hayırlısı bakalım ne diyelim oynayıp göreceğiz.
beklediğimiz nihayet gerçekleşti, samet’ın kıçı başı ayrı oynuyordu zaten. geriye bir penaltı jokeri kaldı şimdi o kadar karambole o da gelir.
rize sağ kanadının devre arası çıkmazsa kırmızı görmeden 60’a kadar dayanamayacağı var. öfke sıkıntısı mı vardır gayet normal bir pozisyonda sinirlenip kart gördü akılsız. hakem çok rahat kart çıkartıyor rize’ye baktılar fb atamazsa atarlar birini. nasıl olsa bir şey diyen çiftlikten farkı yok ülkenin.
aralarında oynadıkları son 13 maçta tek bir sonuç çıkan mücadele. fb 13 galibiyet. en kötü her türlü doğramayı yaparlar zaten rizeliler fenerli olur ve keyif alırlar bu durumdan. geçen yıl ki maçı hatırlayanlar vardır belki, rize 2-0 öne geçmişti sonrasında neler oldu. başka ülkede olsa o maça soruşturma açılırdı. bu maçlar beraber uzun süre liderliği kaybedeceğiz artık bundan sonrası bize bağlı.
büyük işler başaran teknik adam. göçebe bir kulüp ve genç oyuncularla yarı finale çıktı konferans liginde bunu yaparken resmen iç saha avantajını kullanmadan yaptı. günün birinde galatasaray’ı çalıştırmak için pişmesine veya tecrübe kazanmasına gerek yoktur. nasıl ki barcelona guardiola’yı henüz b takımında bir yıl çalışmışken messi’li kadroyu kendisine emanet edebiliyor bizde aynı şeyi arda için yapmak istersek yapabiliriz. arda bir başarı hikayesi kanıtlamak zorunda değil henüz kariyerinin başındayken eskide kaldı o işler. bir teknik adam iyiyse iyidir, bir futbolcu iyiyse iyidir ve oynar genç olmasının önemi yok.
kendisi shakhtar’da 3-4 yıl kalabilse muhtemelen iyi bir sistem inşa eder, bir çok futbolcu yetiştirir.
20 dk uzatma olsaydı da atamazdık zaten. koskoca 90 dakikada bir tane organize pozisyon üretemedik kapanan savunmaya. merkezi iyi kapatınca rakipler bitiyoruz resmen. fb maçı final maçına dönüştü hayırlısı bakalım.
güzel futbolun iyi futbolun önemini yitirdiği maçlardan biri. önemli olan üç puan artık onu da aldık bir şekilde ama iyi ama kötü. önümüzdeki 4 maçı alırsak büyük ihtimal üst üste 4. şampiyonluğumuz geliyor, gerekirse rezil rüsva oynayalım ama kazanalım şu maçları.
bu kulübün bonservisli oyuncusu olduğundan beri galatasaray’a yeteri kadar saygı göstermeyen forvet. kiralık geldiği sezonki fiziği ile bir sonraki sezon geldiği fiziği dağlar kadar fark vardı. hadi o sezonun yarısından fazlasını iğne ile oynadığı kabul edelim, bir sonraki sezon yine son gelenlerden oldu kampa ama tığ gibiydi, sonrasında neredeyse 1 yıldır düzgün antrenman yapmayan biri olarak ilk yüksek tempolu sert maçta çaprazı bıraktı. geldi bu sezon zaten artık iki yıldır neredeyse sert antrenman yapmayan bir futbolcu olarak yavaş başladı, aralık-ocak dönemi biraz bir pırıltı gösterdi ama devre arasından sonra emekli futbolculara döndü. insaf yani bu saatten sonra taraftar ne yapsın, kulüp ne yapsın, okan hoca ne yapsın, takım arkadaşları ne yapsın. 1 sezon hatrına üç sezon geçti. ikinci yılında gol kralı oldu da takımı cendereden çıkarıp taşıyan isimler mertens-barış-ziyech üçlüsüydü. sonuç olarak şu an süre almayı bile hak etmeyecek bir durumda umarım hoca da böyle düşünüyordur.
skordan bağımsız kesik yemesi gerekenlerin hepsini kesik yediği maç. bakalım ne olacak.
bu kulübün bonservisli oyuncusu olduğundan beri galatasaray’a yeteri kadar saygı göstermeyen forvet. kiralık geldiği sezonki fiziği ile bir sonraki sezon geldiği fiziği dağlar kadar fark vardı. hadi o sezonun yarısından fazlasını iğne ile oynadığı kabul edelim, bir sonraki sezon yine son gelenlerden oldu kampa ama tığ gibiydi, sonrasında neredeyse 1 yıldır düzgün antrenman yapmayan biri olarak ilk yüksek tempolu sert maçta çaprazı bıraktı. geldi bu sezon zaten artık iki yıldır neredeyse sert antrenman yapmayan bir futbolcu olarak yavaş başladı, aralık-ocak dönemi biraz bir pırıltı gösterdi ama devre arasından sonra emekli futbolculara döndü. insaf yani bu saatten sonra taraftar ne yapsın, kulüp ne yapsın, okan hoca ne yapsın, takım arkadaşları ne yapsın. 1 sezon hatrına üç sezon geçti. ikinci yılında gol kralı oldu da takımı cendereden çıkarıp taşıyan isimler mertens-barış-ziyech üçlüsüydü. sonuç olarak şu an süre almayı bile hak etmeyecek bir durumda umarım hoca da böyle düşünüyordur.