papazların mutluluk durumuna göre çıkardığımız 11 ile neler yapacağımızı merak ettiğim maç. kenarda apo ve kaan’ın toplamının iki katından hızlı olan arda varken kağnı gibi iki stoper ile maça başlamışız. zaten başakşehir kontra oynamaz hızlı oyuncularıyla gayet doğru bir karar. yine modern futbolun katili bir ilk 11 var sahada ondan sonra niye arap ligi gibi oluyoruz. daha çok oluruz.
her gün hakkında bir olumsuz entry girmeme rağmen maç sonunda abartılı ithamlara maruz kalan futbolcu. ıcardi psg kariyeri harici oynadığı takımların yıldız futbolcusu olmuş bir isim. dün ise artık gerçeklikle yüzleştiği maç olduğunu düşünüyorum ve bunun yarattığı bir burukluk olmuş olabilir. galatasaray bensiz kazandı diye de üzülecek bir adam değil o kadar da uzun boylu değil. ne olmuş olabilir hiçbir şey yapamadığını gördüğünde bu seviyede özellikle liverpool gibi bir takımın karşısında bazı kabullenişler yaşamıştır. fc26 videosunda da gerçekle çok yüzleşemediği belliydi dün gece onu 25 dakikalık kısımda gördü bence. bunu gördüğü günde acayip bir şen şakrak bir görüntü beklemek lazım neticede insan kendisi.
sezonun geri kalanın bu takımın değil yıldızı ikinci forveti olarak konumlanmayı kabullenirse kendisi de rahat eder.
iki maçtır bize elit kaleci performansı izleten kaleci. oynadıkça daha da iyi olacaktır ve galatasaray kariyerini yüksek perdeden açtı böyle olunca da daha iyi performans veriyor. ligde muslera sonrası kaleci performansı ile şampiyonluk alan tek kaleci yani uğurcan’ın da açtığı modlar var.
şampiyonlar liginde oynayacak durumda olmayan futbolcu. ligde sadece ceza sahasında durarak bile 20 tane atabilir ama bu seviyede bu fizikle olmuyor işte. oyuna girdikten sonra tamamen geriye gömüldük çünkü ne merkezi kapatmalara yetişebildi ne de bir kontra tehdidi ne de top tutabildi. niyetinden yana bir şüphesi yok kimsenin zaten yapmadığı için değil gücü yetmeyip yapamadığı için oynamasını istemiyoruz bu tip maçlarda. bu takım için değeri çok fazla olabilir ama hoca’dan sane konusunda gösterdiği tavrı bekliyoruz kendisinden.
dünkü maçta verdiği kararlarla kazanan teknik adam. sane’yi tamamen denklemden çıkarmak bu maç için her babayiğidin harcı değildir, üstüne üçlüden ziyade dörtlü savunmasına güvenmesi ve devre arası yaptığı oyun içi hamlelerle ikinci yarı daha iyi savunma yapmamızı sağladı.
bu maç sonrasında eleştirenlere sürekli laf çakılmış , bunlardan biri olarak eleştirilerime devam edeyim o zaman. biz dün liverpool’u yendik diye ilk 24 vizesi verilmeyecek bize okan buruk’un esas sınavı önümüzdeki maçlarda başlıyor. bundan önceki bayern,manu,tot maçlarında zaten kimse bir şey demiyordu hocaya, avrupa performansını eleştiren bizlerin derdi kendine denk ve daha düşük profilli takımlar karşı gösterilen performans. avrupa’da başarı buradan geçiyor çünkü her maçını liverpool’a karşı oynamayacaksın. biz geçen yıllarda kopenhag,young boys, prag,alkmaar,kiev gibi maçlarda kötü oynadığımız için bu duruma geldik. şimdi önümüzde sırasıyla bodo, ajax,usg,monaco maçları var. benim için hala kıstas bu maçlar, kazanmak zorunda olduğun en az iki maçı nasıl oynayacaksın,hatalardan ders çıkarıldı mı? çünkü bodo’ya yenilirsen bu galibiyetin bir anlamı kalmayacak bugün için ama yıllar sonra elbette hatırlanacak.
bir diğer hususta orta saha, daha doğru lemina tarzı bir orta saha diye yaz ayından beri bir çok kişi burada yazdı. dün hoca elimde bu tip bir oyuncu daha olsaydı demiş midir dememiş midir? bu konuda okan buruk’u eleştirdik diye haksız mı olduk? maç bittiği anda lemina-torriera ikilisi bayılacaktı neredeyse.
sonuç olarak bize güzel bir hediye verdi ama doğrudan rakiplerimizle olan önümüzdeki dört maç çok daha önemli artık ve esas hocalığı kazanmak zorunda olduğu maçlarda test edilecek.
ikinci yarı müthiş savaşarak savunduk, hocadan tüm oyuncuların emeğine sağlık.
takımın %80’i olan futbolcu. oynadığı 45 maçta sadece iki kere yenildik. kendisi oynarken bence takımında her maçı kazanabileceğine dair inancı artıyor, rakip takımın defansını kim olursan ol biraz daha geriye itiyor. bir saha içi lideri değil kendisi ama dünyanın en öngörülemez üç santraforundan biri. dünyanın en kötü pasına hareketlenip topu alıp gol atabilir, dünyanın en kötü ortasını kafayla gol yapabilir. bu hissiyatı veren diğer iki futbolcumuz hagi ve sneijder’di. onlarında mantık dışı yerlerden çekebildikleri şutlar ve paslar vardı özellikle hagi’nin.
sağlam bir fark yemek istiyorsak oynamasının mantıklı olacağı forvet. biz atletizmlerine ve hızlarına nasıl daha fazla cevap verebiliriz diye düşünürken icardi’yi düşünmek bu maç için oldukça enteresan. özellikle pres yönlendirmek için icardi hamlesi inanılmaz olur madem böyle bu işler sol stopere de maldini koyalım savunmayı yönlendirsin nasılsa fizik kalitenin, ayakta durabilmenin pek bir önemi yok bu konularda.
pek bir umudun olmamasının normal karşıladağım mücadele. frankfurt maçından önce liverpool maçından puan koparabilir miyiz diye elbette düşünüyordum çünkü henüz wirtz’e yer bulamadılar, defansları kötü elbette bu liverpool seviyesi için bir kötülük. en güçlü yanları ise bana kalırsa orta saha bizim ise en zayıf noktamız. 6-8-10 oynayabilen üç orta saha ile oynuyorlar ve maç içerisinde sürekli yer değiştiriyorlar zaten üç oyuncunun da orjini 10 numara. burayla nasıl başa çıkacağız merak ediyorum. lemina ve sara felaket durumda, ilkay yaşı başı belli. en büyük gol umudumuz osimhen ise %100 değil şu an için. üstüne icardi oynatma gibi bir yazılı olmayan zorunluluğumuz var kısaca fark yiyip averjamızın iyice kötüleşmemesi kafi.
yine berbat oyun oynadığımız bir başka maç. ağır ağır oynuyoruz ağır ağır paslaşıyoruz sindire sindire. bu takım avrupa’da pas pas olmazsa zaten avrupa futbolu bitmiş demektir. şu kenar ortaları ve geçişleri liverpool’a ver ilk yarıdan 3 defa kaleden çıkartırsın topu. ondan sonra da kendi kalemize attık veya bireysel hatalardan gol yedik diye kendimizi avuturuz. allahtan dağa taşa kesiyor alanyalılar topları.