dünkü maçın gizli kahramanlarından. atletico baskısını inanılmaz kırdı hem uzun hem kısa paslarla. muslera ile buralarda çok sıkıntı yaşıyorduk tabi muslera’nın da çok acayip bir liberoluğu vardı uğurcan’da o yok.

kışın dağılan takımları genelde şubat sonuna doğru avrupa’dan rezil rüsva olarak elenen teknik adam. geçen yıl alkmaar’ın gençleri bitirici olsaydı kendi evimizde 6-7 tane yiyecektik utanmasak. sebebi de kadromuzun yine berbat kadro mühendisliğin sonucunda kör topal kalıp üstüne yıpranmasıydı.
dejavu yaşıyoruz yine, geliyor gelmekte olan. geçen yıl taraftarın en azından bir lafını dinleyip lemina’yıl almışlardı o sayede şampiyonluk kurtulmuştu. bu sene hoca ve yönetim iyice inat ettiler o 40 milyon euro’yu saplattıracaklar kulübe, hazır oyuncu aşkları ile yanıp tutuşuyorlar.

hapis yatan şikeci mafyatik başkankarını yıllarca savundular, oligark çocuğu olup nefret söylemleri ile türk futbolunu zehirleyen başkanlarını en azından bir 3-5 yıl savundular şimdi de eskortlarla yatıp kalkıp koko çeken başkanlarını bir zahmet savunsunlar.
yeşilay’ın plaket verdiği fb başkanı, yanlış yerde vermişler ama keşke ayvacıkta bulunan villasında verselerdi üstüne bir keyif sigarası dönerlerdi.

tarihin en iyi oyuncusu. gelmesini ister miyim? tabi ki isterim, böyle bir soru mu olur. gerekirse bir aylık gelsin, messi’nin galatasaray formasını giymesi şampiyonlar liginde çeyrek finale çıkmasından daha büyük pr olur.

çağdaş atan’ın topu %70 fenere verip iki pasla rakip kaleye gitmeyeceği maç. takımları en formda zamanında bile fenerle oynadığı zaman 4-5 tane yiyordu.

bir başka bitmiş maçın son dakikasında gol attığı için methiyeler düzülüp umut bağlanan futbolcu. gerçekliğe ise şampiyonlar liginde yahut sert lig maçlarında dönüyoruz. muhtemelen bizden gittiğinde amerika taraflarında bile zor takım bulacak. galatasaray kulübü ıcardi’nin çiftliği değil, performans verir ve yıldız olmasına gerek futbolcu gibi sahada durabilirse kalsın aksi takdirde elveda denmeli. işimize gelince büyük kulübüz diye naralar atıyoruz ama bitik bir tane futbolcuyu yollamayı beceremiyoruz. biraz real madrid’i örnek alsak keşke seviyesi düştüğü anda isterse en büyük efsanesi olsun yine de yolluyor.
ıcardi’nin çocukları galatasaray’lı yaptığı saçmalığını da ortaya kim çıkardıysa gerçekten tebrik ederim,müthiş bir martaval. öncelikle bunu erkek çocukları olarak düzeltmek gerekir sonrasında ise o çocukların büyük çoğunluğunun futbol ile ilgilenen ebeveyninden dolayı olduğunu kabul etmek gerekiyor. icardi sevinci yapması çocukların bambaşka bir olay, yani abarttıkça abartıyoruz.

sane varken kendisine şakasına dahi teklif yapmak saçmalıktır. zaten kanatları ceza sahasına zar zor sokuyoruz,33 yaşında salah’a gidip al bakalım bize şeyler yap diyeceğimiz için de mantıksız bu transfer. arabistan’a yolcu olan büyük futbolcu.

büyük ihtimalle kaybedeceğiz maç. maalesef çok ters zamanda yakalandık oluyor futbolda bu tip şeyler. kaybetsek dahi hala net favori olacağız lig için.
bizim bu takıma aşılamamız gereken yeni bir motto var, yenemiyorsan yenilme. dün bunu yapmadık mesela ve hataydı, bu motto ile sahaya çıkıp yine yenilebilirsin o ayrı ama doğru mantaliteyi bulmak lazım.
dünkü maçtan farklı bu maçta ne olabilir, lemina-osimhen-kaan üçlüsü belki oynayabilir fakat oynasalar bile ne kadarlarıyla oynayacaklar. ilkay’ın bir kaç maça daha ihtiyacı var gibi icardi bitik durumda yani bizim şu an tam randımanla kullanabileceğimiz kaleci ve yedek kulübesi dahil 7-8 kişi var. o yüzden kadıköy’den 0-0 ile çıkmak şu an çok değerli.

yenileceğimizi tahmin ettiğim için çok şaşırmadığım maç. zaten ilk 10 dakikada ilkay’ın halini gördükten sonra 9 kişi nereye kadar dedim. ne diyelim bu da ders olsun, böyle bir oyun oynuyorsan sev sevme geniş rotasyon şart. artık 2025 yılında takım içindeki o abi modelleri geride kaldı, icardi ve kaan gibi bitik futbolcular mutsuz olmasın diye oyuncu almamak gibi bir şımarıklık yapmamanız gerekiyor. şu maça biraz düzgün bir 11 ile çıkabilseydik her türlü alırdık bunları.

düşündükçe insanın içini sıkan maç. torreira-sara-ilkay-sane-barış-icardi hattı yumuş yumuş bir hat. ne önde basabiliriz doğru düzgün ne de doğru düzgün karşılayabiliriz, zaten osimhen’in olmaması özellikle avrupa’da takımın %80nin olmaması anlamına geliyor. çok fena young boys facialarını andırıyor şu maç. o yüzden şımarıklı yapmadan bir puanıda beğenmek gerekiyor.

« / 17 »
Kayıt Ol