yaklaşık 10 yıl sonra radyodan dinleyeceğim ilk maç, 2005-2009 arası hariç radyodan dinleyeceğim ilk avrupa maçı olacak.
90'lı yıllarda starda yayınlanan şampiyonlar ligi maçlarını yatılı okulda istisna olarak radyo yerine televizyondan izleyebiliyorduk. lig maçları lig tv aboneliğimin olmadığı her zaman radyodan dinlediğim maçlardı. 2009'da üniversiteye başladıktan sonra bütün avrupa maçlarımızı ama evde ama dışarıda muhakkak televizyonlu bir yerde izledim.
zira televizyon tirübün konusunda ambiyansa daha hakim olmayı sağlıyordu. bu gün sabahtan evde elektrik kesik, evimin önü kazılmış olduğu için evden çıkamayabilirim.
dolayısıyla tamamen şansa geçen hafta arkadaşımın hediye ettiği radyo can kurtaran gibi imdata yetişti.
umarım iyi gelir güzel bir galibiyet alırız.
galatasaray'la grur duyduğum maçlardan biri daha oldu.
evet yenildik; evet kötü oynadık; evet doğru 11'le çıkmadık; evet, evet, evet...
ama city'ye karşı yapabileceklerimizin de sınırı var.
bodo'nun geçen hafta city'yi yenmesi bize zarar yazdı. city maçı daha ciddiye almıştı.
iki bireysel hata'dan iki gol geldi.
ilkay için düşüncem asla 2013-2014 şampiyonlar ligiikinci turundaki drogba ile aynı değil.
zira drogba o maçta hiç varlık gösterememişti. ayrıca bütün serbest vuruşların başına geçecek kadar selçuk, burak, sneijder'i ve hatta hamiti baypas etmişti.
o chelsi maçı tamamen bizim sahamızda oynanmış rakip kaleye şut bile çekememiştik.
bu maçta yenildiğimiz ilk yarı da dahil olmak üzere pozisyonlarımız ve şutlarımız var. ilkayın en az bir tane tehlike oluşturacak pası ya da savunmada kestiği top var.
drogba'da bunların hiçbiri yoktu.
drogba o maçlar için alınmıştı ancak ilkay bu gün onure edilmek için sahadaydı. bu nedenle ilkaya yüklenilmesin. sakatlıktan döndüğünden bu yana bence en iyi maçını da çıkarttı.
neticede istediğimizi de aldık.
hatta bir maça hayırlı malubiyet diyeceksek de o maç bu maçtır. zira ilk 24'ü geçersek çeyrek final de sürpriz olmaz. takım özgüveni yüksek olabilecek takımlarla karşılaşacak.
başta dediğim gibi galatasaray'la grur duydum.
eğer hakkında hüküm verecek hakim fenerli ise avukatları hakimin reddini istemelidir. zira menfaat çatışması ve hakimin objektif karar vermesini etkileyen unsur zuhur etmiş olacaktır. bu nedenle avukatlarının burayı okuma ihtimaline binaen yazmak istedim.
suçluluk suçsuzluk meselesine gelince ben erden timur'u şahsen tanımam, kendisiyle iş yapmışlığım yok. ancak demeçlerinden ve uslubundan algıladığım kadarı ile suçlamalarla alakası olacak bir kişi değil. herkesin söylediğini tekrar etmek istemem. ancak umarım biran önce serbest kalır. galatasaray'ın dokunulmaz olması için erden timur'un serbest kalması şart.
kura çekildiğinden bu yana en çekindiğim maçtı. haksız da çıkmadım.
en kötüsü de ülke puanı açısından yarıştığımız belçika takımına yenilmek oldu.
türkiyede artık her yıl şampiyon olmak zorunda kalmadan şampiyonlar ligine katılabilmeliyiz.
zira yerel ligde başka dengelerden hiçbir zaman bizi bayern seviyesine bırakmazlar.
avrupada hedef maç kazanamama sorunumuzu aştığımız maç olmuştur. darısı sıradaki hedef maçlarımıza.
ali koç'tan farkı yıllardır spor piyasasına destek iş yapan bir iş insanı olmasıdır. bu sebeple sportif gerçeklere göre kulübünü organize ederse bu rekabeti güçlendirir ve bize yarar. ancak ali koç sportif gerçeklerden ziyade algılara güvendi şike sürecinden bu yana. gdikleri durum ortada. beter olsunlar ama ülkede de kaliteli rekabete ihtiyacımız bu hafta kabak gibi göründü.
eleştirilebilecek tek şey sahnede kullanılan ses sistemleri ile ilgili olabilir. gökhan kırdar bile söylerken zorlanıyor.