15 gün uzak kalacağı söyleniyor. yani sezonun en zor dönemi göztepe, trabzon maçları da üst üstüyken inanılmaz bir şanssızlık.
kazanmak elbette gönüllerde yatan ama buradan kırılmadan çıkmak sezonun kalanı için çok önemli olacak. okan hoca'nın kredisi için, takımın özgüveni için özellikle de ligdeki beşiktaş maçı öncesi karakterli bir oyuna çok ihtiyacımızın olduğu maç.
yenilmek kolay, ama ne olur bu sefer karakterli bir oyun, çalışılmış bir şeyler görelim. gol yiyince dağılan takımdan, gol yiyince orta saha boşaltan kenar yönetimiden ziyade.
ligdeki eli yüzü düzgün takımlardan birisi. bize ters gelen oyuncuları ve ligi bilen hocaları var. tam puan farkını 6'ya çıkartma şansı varken, ki bu farka şampiyonlar ligi dönüşlerinde çok ihtiyacımız olacak, çok negatif bir atmosferle gidiyoruz maça.
bütün hafta bir kesimin koşu mesafesiyle, ekiple başlattığı eleştiriler yerini en son lig önemli değil, kim olsa alır zaten, frankurt'a yenildikten sonra ne yapayım ligi seviyesine geldi. şunları okumak bile inanılmaz. ligin seviyesi ne ki, herkes alır denen lig için ülkenin en zengin adamı resmen para yaktı. küçümseyenler kendi işine baksın. lig her zaman önemlidir. ne okan hoca'yı, ne oyuncular ligi alsanız ne olacak, gidin konya'yı yenin anca kafasına sokanları mayısta sarı lacivert bayrak görünce görürüm ben.
bunun gibi çok sezon oldu ve bu maçlar da o sezonlardaki kırılma anlarındandı hep. kesinlikle alınıp puan farkının artırılması gereken maç. özellikle bu sene avrupa dönüşleri bu esnekliğe çok ihtiyacımız olacak.
şampiyonlar ligi için ilk 24 ilk 8 aşağısı kesmez diyen tayfa bir kenara, lig çok ama çok önemli. bu çok zor maçta şans bizimle olsun.
eğer hiç oynamamız gereken az alkmaar maçları olmasaydı, yaşı ve ağır oyunu olan fenerbahçe'ye karşı net şekilde kazanır geçerdik derdim. ama statta alkmaar maçını izlerken şunu fark ettim ki oyuncular -hatta bizim için fenerbahçe maçında enerjisiyle, fizik kalitesiyle en önemli farkı oluşturacak oyuncular-artık acı çekiyor. bu yüzden ortada gördüğüm maçtır, çünkü biz düşen trenddeyiz. yine de stres onlar üzerinde. umarım takımın cevap verecek gücü vardır ve bunun karşılığını alırız.
neler olacağı kestirilemeyen maç. maçı istedikleri şartlarda -şaibeli hakem- oynatmak yetmeyecek, gözleri kararmış. maç başında ya da olası dezavantajlı durumda olay çıkartarak maçın hükmen sonuçlanmasını bile isteyebilirler. bunun için ellerinde bu işler için aparat olan aslında gülüp geçmemiz gereken bir çocuk var. neden yapmasınlar? tekrar ediyorum, böyle kararlar kolay alınmaz ve alındıysa da sonuna kadar gilidir dönülmez, belli ki gözlerini kararttılar ve dönmeyecekler.
ayrıca, doping ispatlarına milyon liralar teklif edilen yerde birisi sahaya girene, hakeme saldırana aynı teklifi sunsa ne olacak? öyle aklına geliyor insanın. ihtimal tabii, bilemeyiz.
sonuç olarak, hayatta kazanmak için kendi kurallarını, tekelini, hakemini, ligini oluşturanlara karşı her önlemi almamız gereken maç. öyle bir rakip var ki karşıda, bize düşündüreceği başka neler var merak ediyorum.
bakalım yine takım yarınlar yokmuşcasına ve etkisiz bir şekilde sürekli sağa sola koşturacak, geride eksik yakalanacak, topu ileride tutamayacak ve iki pas üst üste bile yapamayacak mı.
alınamadığı durumda derbiye inanılmaz gergin gireceğimiz maç.
yine kazanmak zorunda olduğumuz maç. ironiktir ki, bu sene kazanabileceğimiz kolay maçları kazanamadığımız için kendimizi cendereye attık, şimdi kazanamasak bile makul olabilecek maçlar zorunlu oldu. kiev, rfs maçlarını kazanamamak az alkmaar maçına çıkarttı -evet yine de kazanabilirdik ama yoğun fikstür yarattı en kötü-, paşa, eyüp ve hatay maçları da ligde bu maçı ve bundan sonraki maçları zorunlu kıldı.
kazanmak zorundayız. derbi öncesi dinlenmeye ihtiyacımız var tekrar söylüyorum kazanmak zorundayız.
neden zorundayız peki? çünkü rfs'ye ve dinamo kiev gibi iki çok güçlü takıma 2 farktan geri dönüş şansı verdik. akıl alır gibi değil.
şimdi de biz dinlemiyoruz ve anlamıyoruz beyler yedeklerde üniversite sınavına hazırlanan çocuk varmış falan, çıkıp kazanacaksınız.
morata dahil -yeni transfer, takıma alışsın falan diye- hiçbir as oyuncumuzun forma giymemesi gereken müsabaka. bu kadar önemli sezonda, bu kadar kısıtla kadro varken ve avrupa play-off'u da kapıdayken maçın önemi çok düşüktür.
barış alper yılmaz'ın da ağrı hissettiği sebebiyle kaçırabileceği söylenen maç. paşa gibi 3-0 öne geçilen maç, eyüp ve hatay maçı'nda yapılan hatalar buraya getiriyor işte takımı. çok rahat kazanabileceğimiz maçlar varken kazanamadık, şimdi zor maçlara eksik kadrolarla kazanmak için çıkıyoruz.