her zaman yazıldığı için belki önemi anlaşılmayabilir ancak yönetim, hoca, kadro dahil şeyi dağıtabilecek maç. bir puan kaybında domino etkisi başlayacak.

yerel ligdeki durum ve daha da önemlisi kadro yapısı düşünülünce, sakatlık ve travmatik bir sonuç olmaması ilk önceliğim.

ancak bi de şu var ki, eğer bu maçı alamazsak, bu dar kadro ile içerideki fb derbisi öncesi ve sonrası play-off oynayacağız.

işte rfs'lere, kiev'lere puan vermenin sonucu belki de sezonu kaybetmeye yol açacak yerlere sürüklüyor işleri. her zaman, avantajı iyi değerlendirmek gerek.

avrupa maçı. çok belli ki, bu sene o sene değil. bu işler kesilen pastalarla değil, yaratılan imkanlarla olur. bu işler bilbao'da akşam yemeği yiyeceğiz demekle değil, kuvvetli yedek kulübesiyle olur. gelelim maça.

yine bizi kimin kurtarmasını bekliyoruz? bakalım.

38 yaşında artık pili biten mertens'in,
80 maçtır milli takım'la yaz dahil maç yapıp oksijen yetmezliği yaşayan barış alper'in,
fizik kalitesi her zaman sıkıntılı, süreklilikte sorun yaşayabilecek yunus akgün'ün,
70 maçtır 7 puan ortalamayla oynayıp yorgunluktan uyuyamıyorum diyen torreria'nın,
bel sakatlığı olan kaan ayhan'ın,
bir türlü ritim yakalayamayan victor osimhen'in.

ikameler? herhangi adamlar.

mümkünse, kazanacak olsak bile bir sonraki lig maçını düşünürerek yukarıdaki oyuncuların en fazla 45 dakika görev alması gereken müsabaka. lig maçının yanında, önemi neredeyse yoktur. bu önemi yok derecesine getiren ise, yedek kulübesinden kurtarıcı yusuf demir'i oturtan yönetimdir, okları doğru yöne yöneltin.

berbat bir zeminde, yeni hocasıyla ilk maçına çıkan hatayspor'a karşı oynayacağız. beklendiğinden daha zor olacaktır ama keşke bir kere maçı rahat götürsek ve takımın ana dişlilerini biraz dinlendirebilsek, koruyabilsek. bu sezon bunu yapamadığımız için çok ciddi sakatlar verdik.

rotasyon rotasyon rotasyon.

özellikle bu sene katkıları da çok yüksek dries mertens, yunus akgün, barış alper yılmaz gibi oyuncularımızın; lucas torreria, gabriel sara, davinson sanchez gibi oyuncularımızın dinlenmesi şart.

bu sezon en önemli şey 5. yıldızı takmaktır. sakatlık ve cezalı olmasın dediğim, sonucunu o kadar da önemsemeyeceğim maç.

tekrar, en önemli şey bu sezon 25. şampiyonluğu almak, 5. yıldızı takmak.

galatasaray takımının tartışmasız lideri.

keşke, keşke ama keşke taraftar, özellike ıcardi kişisel hayatında da zorlu bir süreçten geçiyorken, bir organizasyonla ıcardi neredeyse ona bir ziyaret yapsa? aşkın olayımla, adıyla. hastane ise hastane, florya ise florya. derbi maçı için sakatlığına rağmen uçağa atlayıp gelen, hiçbir zaman sorumluluk almaktan kaçmayan, her kırılma anında kendini gösteren galatasaray efsanesine bile böyle bir inceliğimiz olmayacak mı galatasaray taraftarı olarak? eminim gidebilen herkes orada olacaktır.

ayrıca bu, takımı, taraftarı tüm camiayı birbirine daha çok bağlar, takım içindeki oyunculardaki aidiyeti artırır. esas böyle zamanlarda destek olmak gerekir.

keşke böyle bir ogranizasyon yapılsa,
mauro icardi için.

« / 2
Kayıt Ol