bu sezon geneline bakarsak iftar sonrası içilen sigara tadında maç. liverpool geçtiğimiz hafta wolves ile 2 maç yaptı, çok tempolu olmayan iki maç sonunda kendilerini yormadan istanbul'a geliyorlar. biz ise cumartesi günkü derbi sonrası, maçın bir yarısını 10 kişi oynadıktan sonra 2 gün dinlenme sonrası bu maça çıkıyoruz.
liverpool'un asıl hedef şampiyonlar ligi, genel olarak bizim taraftara göre de elenmenin normal ama fark yemeden elenmenin önemli olduğu bir de kazanırsak tadından yenmez kıvamında bir anlam taşıyor bu maç.
ilk maç sonrası arne slot bize çok bilendi. hatta o maç sonrası tekrar karşılaşırız diye hayali vardı ve gerçek oldu. buna benzer bir bilenme zamanında beşiktaş'ın liverpool'u yanılmıyorsam kendi evinde 2-1 mağlup etmesi sonrası acısı 8-0 ile çıkmıştı.
neyse ki maçı evimizde oynuyoruz ve böyle saçma bir senaryo beklemiyorum tabii ki. ama korkum liverpool'un ilk maçtan turu bitirmek istemesi ve o sonuçla sahadan ayrılması. takımdaki sarı kartlı sayısından dolayı olası mücadele ve müdehalelerde yumuşak kalabilecek olabilmemiz ve en azından 50-60 dk.dan sonra beşiktaş maçının yorgunluklarının hissedilmesiyle maçın kopabileceği korkusu.
kazasız belasız alnımızın akıyla çıkacağına inandığım, rövanş için defans hattımızın bozulmadan minimum kart cezasıyla skor avantajı veya dengede bir skorla çıkmayı hayal ettiğim maç. okan hoca juve deplasmanından dersler aldık demişti. bunu ilk beşiktaş maçında gördük umarım kendi sahamızda şov yapıp liverpool'u uğurladığımız bir gece olur.
maç için bende bir kadro bırakayım;
uğurcan
jacobs - abdulkerim - sanchez - boey
lemina - torreria
barış - sara - sallai
osimhen
yunusa rağmen önde götürdüğümüz maç. artık okan hocanın müdehale yapması lazım ama ilkay değil.
yurtdışından adı sanı belli olmayan bir kaleci transfer etsek ve bize şuana kadar ki uğurcan performansını gösterse adına çoktan şarkılar şiirler yazılmıştı. uğurcan'ın transfer ücretini sorgulama sebebimiz tamamen yönetim kaynaklı. markette su 10 liraysa uçakta aynı su 100 lira oluyor. çünkü muslera ayrılacağını teknik heyete büyük ihtimalle ocak-şubat ayında iletmiştir. sen yönetim olarak ilk hedefinde uğurcan varsa eğer ona göre erkenden masaya oturmaya başlarsın. ama yaz boyunca onca isim geçmiş ve transfer bitimine 2-3 gün kala sen uğurcan'ı almaya çalışırsan bir takımın en iyi kalecisini. sana 30milyona kitlerler işte.
öncelikle kalede muslera varmış derecesinde rahatlıkla kendisini izliyorum. özellikle 50-60metre uzaklıktaki futbolcuya beckham vari verdiği nokta paslarını izlemek aşırı keyifli. taraftarların her oyuncumuzu olduğu gibi iyi gününde olduğu gibi kötü günlerinde de uğurcan'ı bağırlarına basıp desteklemeye devam etmeliler desem de muslera'yı bile ıslıkladıktan sonra ayrılık kararı almasına sebep olmuş taraftardaki büyük bir bölümden de çok umutlu değilim. umarım bu performansıyla uzun yıllar kalemizi korumaya devam eder.
ıcardi’ye yine gelen hava topundan sonra adamı da çileden çıkardılar. biraz daha yerden oynamamız gerekiyor
çok vefasız bir kulübüz. hem taraftarlar hem de yönetim olarak... evet osimhen gibi bir süper yıldız geldi. iyi de mücadele ettiği için tüm ilgi ve sevgimiz ona kaydı ama bu birazda günümüzün; özelliklede bizim insanımızın her şeyi hızlı tüketme, linç etme isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum. mesela ispanya, italya ligine bakıyorsunuz, 35-40 yaşında oyuncular hala oynayabilirken, kendi kendimize bal yapan arımızın peteğine çomak sokmayı çok seviyoruz. ıcardi performans olarak eskisi kadar etkili olamasa yaşından dolayı ekstra bir süreye ihtiyacı var. ciddi bir kas sakatlığından döneli çok olmamışken ilk zamanlarındaki performası beklemek zaten mantık dışı kalıyor. ayrıca ceza sahası içinde klasını hala göstermeye devam ediyor. ıcardi ve osimhen ayrı oyuncular. antremanlara geç katıldı izin aldı vs. diyorlar ama bu adam daha önce de böyleydi zaten. herif gerçekten takımı seviyor ve takımdaki huzuru bozmaya çalışan 3. kişilere karşı takımı korumaya ve sahip çıkmaya çalışıyor. bunu defalarca gördük. erden timur için yaptığı ikonik hareket gibi... nesiller değişirken takım içinde performası iyi olmasa bile galatasaray kültürünü yeni gelecek oyunculara aktaracak, abilik yapabilecek isimleri takımda tutmamız gerektiğine inanıyorum. uzak değil 3-4 sene önce ilk forvetimiz 35 yaşındaki gomis, yedeği ise halil dervişoğluydu. ondan 1-2 yıl öncede 34 yaşında transfer edilen falcao.. gidişini de ayrıca hatırlıyoruzdur. bir ilişiki gibi düşünüyoruz bazen ıcardi ve galatasaray arasındaki durumu. evet ilişikilerde ayrılıklar olur geçimsizlikler arttıysa, ilgi kaybedildiyse ama delice yaşanmış mutluluk ve aşkın peşine yaşanan ayrılıkların yerlerine gelenler hep gidenleri de aratır olmuştur. o yüzden bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolu, genellikle o şeyin yokluğunda dünyanın neye benzediğini görmektir.
liverpool'un efsanevi isimlerinden birisi oldu ama yaşıyla birlikte artık performasındaki ciddi düşüşten sonra kendisine arabistan liginde veya mls'de bol şanslar diliyorum. yönetimimizin taraftarlara şirin görünmek adına yüksek bütçe doğurabilecek bir transferi yapmayacağını umuyor, eksik bölgelerimize özellikle orta sahadaki yaş ortalamasını düşürerek; genç, fizikli ve dinamik oyuncuların takviyesiyle takımı güçlendirmesini umarak salah'ı üç hayır ile yeni bir takımına uğurluyoruz.