kesinlikle ama kesinlikle samsunspor'un hak ettiği 3 puan çalındı bu maçta. bakalım medyadaki maymunlar ne biçim taklalar atacak maçı aklamak için.
nice maçı bunları kandırdı. fb'nin rakibi biraz compact oynayan bir takımsa hücumda etkililiği azalıyor bunların. savunmaları da evlere şenlik.
samsunspor'a helal olsun. daha 3 gün tamamlanmamış avrupa'da deplasmandan gelmişler. fb evinde oynamış avrupa maçını. yani fb daha dinlenik ve kadro derinliği daha fazla. buna rağmen maçı kazanacaktı. izin vermediler. samsunspor hiçbir rakibe müdahale olmadan tertemiz bir gol atsa da var hakemi çağırıp "bak bu buna yan bakmış, golü iptal et" deyip iptal ettirecekti. o derece. fb ceza alanına girebilse penaltı da çalınırdı bunlara.
bu maçla ilgili kendimiz açısından kendi takımımıza eleştirileri doğru bulmuyorum. çok yorgunduk. aklın istediğini ayaklar yapamadı. üzerine 10 kişi kaldık. buna rağmen gol attık ve belli bölümler haricinde yeni goller aradık. yorgunluk hem bedenen hem de aklendi. ikinci yarıya biraz daha konsantre olduk.
ligde puan farkını açabilmeyi bu maçlar için gerekli görüyoruz işte. bu zamanlardaki puan kayıpları normal karşılanabilir. ancak bjk'de bir şey yok. biz biraz daha diri olsaydık 3 puan kaçınılmaz olurdu bizim için.
teknik ekibe tek eleştirim rotasyonsuz maça çıkması olur. takımın tamamını değiştir demiyorum elbette. 2-3 oyuncu yeterli olurdu.
bu maçta konuşulması gereken maçın hakemi ve ibrahim hacıosmanoğlu'dur. arda kardeşler için açık açık konuşup hakemi hedef gösterdiği bir pozisyona benzer bir pozisyon oldu maçta. yasin denen hakeme de aynı şeyler yapılacak mı? ofsaytı gördüm oyna tamam dedi bir baktı biz sağdan atak yapıyoruz, maçı durdurdu.
edit: bu arada ilkay bu maçta galatasaray'ımızın forması ile ilk golünü attı.
her pozisyonu en az 3 açıdan gösteren bein sports yediğimiz gol öncesinde torreira'nın faul beklediği pozisyonu olmayacak bir açıdan 1 kere gösterip geçtiler. ben mert'in yere düşüşünü 5 farklı açıdan izledim sayelerinde! torreira'ya yapılan fauldür değildir. bilemem. bilemiyoruz. devre arasında bir iki açı gösterdiler ama çok hızlı geçtiler yine var mı yok mu anlamadık.
singo'nun sakatlanması sonrası sanchez'in kırmızı kart görmesi kötü oldu. singo sağ stopere geçerdi. sağ stoperlik iki oyuncumuzu birden kaybettik.
takımda maça konsantre osimhen haricinde oyuncumuz yok maalesef.
barış iki sezon öncesinin kerem aktürkoğlu olacak gibi görünüyor kaçırdığı kritik fırsatlarla.
2 ya da 3 oyuncu ile rotasyonla başlamak daha doğru olacaktı bu maçta. oyuncular hem bedenen hem de aklen yorgun görünüyor çok. ikinci yarı öncesi konsantrasyonumuzu arttırabilirsek puan ya da puanlar alabiliriz yine de.
bu maçta takımımızda beğenmediğim tek şey barış'ın singo'ya el kol hareketleri yaparak triplere girmesi oldu. bu an dışında çok iyiydik.
bahsettiğim pozisyon ikinci yarının sonlarına yakın bir dakikadaydı. tam hatırlamıyorum dakikayı. barış topu ileri taşıdı sağ kanatta. o sırada singo da sağda koşu yaptı. barış topu içeri çekince singo'nun önü açılmış ve singo pas istemişti. barış atmadı pası. kaptırdı topu diye hatırlıyorum. sonra singo'ya dönüp el kol hareketleriyle tuhaf triplere girdi. barış haksızken böyle triplere girmemeli. oysa pası atsa ciddi bir tehlikeli pozisyon bulabilirdik.
okan buruk yine bir vitrin maçına iyi hazırlanmış. darısı diğer şampiyonlar ligi maçlarımıza.
manu, tottenham, münih maçlarında çeşitli sebepler sayılabilir; takım eksik geldi, formda değildi vesaire diye. ama bu maçta böyle bir bahane yok. rakip eksiksiz ve formda. müthiş bir başarı.
hakem son 15 dakika falan ince ince liverpool'a çevirmeye çalıştı maçı. verdiği penaltıda bile adeta temas gerçekleşmeden hakemin kolu kalkmaya başlamıştı. var çağırıp penaltıyı iptal etmeseydi rezalet bir karar olacaktı. var çağırınca hakemin surat ifadesinden niyeti anlayabiliriz.
rakibe doğru düzgün pozisyon vermedik. buna rağmen maçın genelinde net pozisyonlar da kaçırdık.
dediğim gibi okan buruk kalan maçlara da aynı vitrin maçı konsantrasyonuyla hazırlanırsa sahamızdaki atletico madrid maçına kadar ilk 24'te çıkmayı garantileyebiliriz.
maçta singo özellikle ilk yarıda efsaneydi. 30 milyon avro helal olsun dedirtti.
ilkay tam kendisinden beklediğimizi verdi. kendisi oyundan çıkınca yine top tutamamaya başlamıştık. çok iyi top tuttu ve dağıttı.
edit: bu arada barış da yunus da bir gün osimhen'i delirtecekler ya bakalım ne zaman.* atmadıkları ve zamanında atmadıkları paslarla osimhen'e yüksek sabır diliyorum.*
uğurcan çakır'ın ilk kazandırdığı maç olmuştur. hayırlı olsun.
okan buruk ve hakem'e rağmen hem de.
maçın son bölümünde tam 3-5-2'ye döndü okan buruk. en sağda metehan! koridora çevirdiler orasını!
hakem ise maçın uzatmalarında hiç oyun dışı duraklama olmamasına rağmen 1 dakika 20 saniye ekstra uzattı maçı. 3 tane pozisyon kaçırdı alanyaspor o 1 dakika 20 saniyede! maçın genel yönetiminde de sürekli alanyaspor yandaşı gibi takıldı sahada!
biraz şans biraz da uğurcan sayesinde 3 puan aldık bu zorlu deplasmanda. ama oyunumuz her maç daha da geriye gidiyor.
orta sahada büyük boşluklar veriyoruz aslında. rakipte maestro varken daha dikkatli olmalıyız. çok fazla kanatlara yığılıyoruz.
skor olarak öndeyken alanyaspor'a bol hızlı atak şansı veriyoruz. riske girmeye gerek yok şu aşamada.
o değil de sözde barış'ın lima'ya faul yaptığı ve lima'nın ters basıp kısa süreli sakatlandığı pozisyon nasıl faul yahu? ufacık temas var o nasıl faul olabilir? 2 saniye sonra pozisyon bitecek. hakem beklemeliydi pozisyonun bitmesini. tamamen ezbere bir karar verdi hakem. neden? çünkü birkaç hafta önce karagümrük'e barış'ın attığı gol öncesi faul var algısını bol bol yaptılar her yerde. artık rakibi kendini yere bırakınca faul oluyor.
ne zaman toplar karambole dönüyor ve o toplar hep rakibe gidiyor o zaman gol yiyeceğimiz belli oluyor. bizimkiler de topa bakakalınca golü yedik karambolde çıkan topla. sonra birçok kez daha oldu bu konyaspor'un şanslı anları. neyse ki başka gol yemedik. 3-0'dan sonra denemeler yaptı okan buruk. bu yüzden de oyunu kaybettik. neyse ki sonuca etki etmedi.
maçın genelinde aslında 2 kişi eksik oynadık hep. sane ve icardi top onlarda değilken pek katkı vermediler sahada. savunma yönünü kaleci hariç 8 kişiyle yaptık aslında.
ama oyuncuların hali hoşuma gitmedi maçta. hırs yok bir şey yok. sallarım başımı alırım maaşımı der gibilerdi.
top bizdeyken rakip yarı sahasındayken oyun kuramıyoruz. açık alan bulup oradan yardırıp pozisyon buluyoruz. bol bol uzun oynayıp topun bizimkilere inmesini bekliyoruz. ne zaman bir oyuncumuz orta sahadan topu ileriye taşıyabilse tehlike yaratıyoruz bir de. kapalı takımı sürekli pasla geçmek zor oluyor. sık sık böyle top taşınmalı.
bir de attığımız ilk golün hemen öncesi konyaspor'un bulduğu pozisyon beni rahatsız etti. içeriye top atıldığında bizim oyunculara baktığınızda kimsenin asıl yerinde olmadığını görebiliyoruz. bir dağınıklık var. konyaspor'un orta sahaya doğru şişirdiği toplarda topu indirmesinler diye singo sık sık oraya koşup zıplıyor ama kendi bölgesini boşaltıyor bu sefer. mesela bahsettiğim pozisyonda singo sol yarıda kaldı top geçince. sonra da savunmamız çorbaya döndü.
skorda 2-0 iyi bir sonuç ilk yarı olarak. ikinci yarı başlarında bir gol yemezsek maçın geri kalanı bizim için daha rahat geçmeli çünkü aradığımız boşlukları daha rahat bulacağız bundan sonra. ama genel olarak ilk yarıda oyuncularımızın halini beğenmedim. frankfurt maçındaki mağlubiyeti şanssızlığa bağlamış gibiler.
bu arada sallai bazen çok gereksiz fauller yapıyor. bugünkü maçın ilk yarısında da dışarıya havada çıkan oyuncuya temas etti. bunu rakibini sindirmek için yapıyor her maçta ama bir gün yakmaz umarım bizi.
sane ve yunus. top ayaklarına geldiğinde rus ruleti oynuyoruz adeta. riskli oynuyorlar çoğunlukla. geçseler tehlike yaratıyorlar ama geçemediklerinde biz hızlı atak yiyoruz.
sane ikinci yarıda oynayacaksa bence biraz da sol-sol iç oynatalım. sanki sağ kanatta rahat değil hiç. ne zaman ortaya ve sola yaklaşsa daha da etkili oluyor.
en çok futbolcuların vereceği görüntüyü merak ediyorum bu maçta. frankfurt yenilgisi sonrası moraller bozuk mu olacak yoksa takım silkinmiş olarak mı sahada olacak?
zeminin durumunu da merak ediyorum.
singo'yu sağ bek öncelikli olarak aldıysak singo artık sağ bek başlasın ama takımın geri kalanıyla çok oynanmasın.
uğurcan
singo-sanchez-abdülkerim-eren
torreira-lemina-sara
barış-icardi-yunus
4-3-3 dizdiğime bakmayın savunma, orta saha ve hücumu belirtmek için böyle yaptım.
ilkay uzun süre 90 dakika oynamadıktan sonra bizde peşpeşe ilk 11 çıktı maçlara. dinlenmesinde fayda görüyorum. ihtiyaca göre son yarım saat oyuna alınabilir.
sane için kızağa çekilme vakti geldiğini hepimiz görüyoruz zaten sanırım.
icardi oynaya oynaya kendine gelecek. osimhen yokken oynatılmalı. ama maçın gidişatına göre çıkması gerekirse çıkarılmalı. sallai oyuna girer kendisinin yerine ve barış öne geçer, sallai barış'ın yerine geçer.