oğuz denen tiplemeye ne demeli! oyun akıyor, saniyeler bitiyor bu eleman faul yapıp ölmüş rakibe son bir duran top şansı veriyor!
böyle aptalca faullerin cezası hep kesilir futbolda! yapmayacaksın! yapmayacaksin andaval yapmayacaksin!
ama fenerbahçe'de böyle aptalca faul yapıp takımı yakan futbolculara hiçbir ceza kesilmez!
aynı boku iki kere yediniz bir sezonda!
demek ki hak etmiyoruz!
gol lazımken eldeki yarım forveti de çıkarmak!
en sağlam yerli önliberoyu maçın başında sürmeyip 1-0 yenikken oyuna sürmek!
bir şeye sürülecek akıl yok bu herifte!
fred son maçta iyiydi, bence denenebilir ikinci yarı!
bu arada a.k. gitti, kara bulutlar dağıldı! uzun zamandır böyle rakibin bize hediye ettiği bir maç izlememiştik, hatta biz hediye ederdik elimizdeki maçları!
uğursuz gudubet!
süper-duper ekonomist kahvedeki dayı gibi öneriler getirmiş!
insan gerçekten hayret ediyor!
he, arap ismail'e 3 yıllık kontrat he!
top hakimiyeti bu kadar kötü bir forvet hayatımda görmedim.
halbuki boyuna göre epey hızlı, biraz futbol aklı ve becerisi olan bir oyuncu olsaydı leblebi gibi gol atardı!
ben de severim hocayı ama abartmayalım bence renktaş. daha yeni yeni ismini duyururken (ankaragücü + gençlerbirliği başarısı ile) tak diye alıp milli takımın başına koydular. kast olsaydı sadece ankara'da başarılı olan bir adamı getirirler miydi milli takımın başına? ama kendisine gösterilen teveccühe biraz fazla güvenerek daha tam bir güce kavuşmamışken şaban'ın başını yemeye kalkıştı ve sonunda kendisi gitmek zorunda kaldı.
bizde de ikinci döneminde yine taraftarın kendisine gösterdiği teveccühü (ki taraftar sayesinde gelmişti koltuğa) boşa çıkardı. ilk senesinde takımı küme hattından çıkardı ama ikinci seneki 11 ve değişiklik tercihleriyle bizi çileden çıkardı ve kendisini getiren taraftar gitsin demeye başladı.
sonuç olarak aykut'tan, ismail'den filan yine iyidir tabi ama artık önümüze bakmamız lazım.
başkan gönderememe huyumuzu düzelttik bu sene, haydi her başarısızlıkta dönüp eskileri getirme huyumuzu da düzeltelim!
samsun'u da yenip milli araya kendimizi atabilirsek, aportta bekleyen sırtlan sürüsü td'likten umudu keser ve ilerleyen haftalarda büyük bir rezalet yaşanmazsa tedesco ile sene bitirilir. ondan sonrasına ise duruma göre karar verilir.
tazminatı ne kadar bilmiyorum ama belki mourinho'nun izinden gidiyordur. "çalışmadan kazanmak varken, neden çalışarak kazanayım" diyordur, olamaz mı?