beşiktaş'a haddini bildirdiğimiz maç. ilk yarıda bariz bir üstünlük vardı sahada çok fazla üretemesek de. top hep bizdeydi, beşiktaş topu ayağına aldığı ender anlarda da ne yapacağını bilemez haldeydi. maçın başından sonuna hep çok iyi yerleştik sahaya. birebirlerde de net bir üstünlük kurunca 10 kişi oynadığımız 40 dakikalık bölümde bile beşiktaş orta yapmaktan başka bir şey yapamadı.

ciddi ciddi şampiyonluk falan diye zırvalayan bir kesim vardı beşiktaş'ta. muhtemelen dün akşam ilk yarıyı izlerken ''biz bunlarla nasıl baş edelim amk?..'' diye içlerinden geçirmişlerdir. liverpool öncesi sert bir antrenman tadında tokatladık.

çok kritik bir galibiyet aldığımız maç. gerçekten altın değerinde bir galibiyet bu. 3 gün önce duygusal ve fiziksel olarak inanılmaz yıprandığımız bir maç sonrası buradan 3 puanı çıkarmak çok kritikti. 0.5-0 bile bitse ben okeydim yani. çok şükür kazandık.

forest tam bir ingiliz andavallığıyla oynuyor. ileriye de bir tane sırık dikmişler.

yani baskı yapmamayı, agresif oynamamayı anlarım da gerideki hatalar falan komedi gerçekten. umarım fenerbahçe için maksimum yoruculukta ve hüzünde bir son olur yine.

ilk maçın da gösterdiği gibi bu maçın skorunu forest belirler. fenerbahçe isterse sakatları iyileştirsin, cezaları ortadan kaldırsın. fark etmez yani.

gelgelelim forest maalesef ligde kalma savaşı veriyor ve 3 gün sonra brighton deplasmanına çıkacak. ilk maçtan turu geçmişken bu maça asılacaklarını sanmıyorum. o yüzden fenerbahçe'nin eksikleri de olsa istediğimiz gibi bir tablo ortaya çıkmayacak bence.

tam anlamıyla ölüp ölüp dirildiğimiz maç. neyse ki ölmedik. maçın 2 kırılma anı var:

1. davinson'un yaptığı saçmalık. zira bu saçmalığı yaptığı dakika itibariyle biz oyunu dengelemiştik ve juventus'un da agresifliği, iştahı kesilmişti. çok güçlü olmasa da rakip kaleyi tehdit etmeye başlamıştık. tam devreyi 0-0'a bağlayacakken adamlara can suyu verdik. belki de devreye gol atmadan girseler spaletti, roma maçını düşünmeye başlayacaktı.

2. 50-65 arası olan bölüm. juventus'un kırmızı gördükten sonraki durumunu biz cezalandıramadık. barış alper'in özellikle çok başrol olduğu bir sekans oldu burası. burada fişi çekebilirdik net biçimde.

70-95 arası zaten tamamen bir ambale olma haliydi. götü başı dağıttık yani. bu arenada bunlar ilk defa olmuyor. barcelona, psg falan gibi nice takımlar yaşadı bunu. o bölümde tek düşündüğüm ''umarım maçı uzatabiliriz'' oldu. çünkü eksik olmasına rağmen özgüven ve enerjiyle juventus adeta kafamıza bastı. o bölümde juventus'lu oyuncular ne isterlerse yaptılar, ne isterlerse. o noktada oyunun durması, nabızların düşmesi çok önemliydi.

bu maçın hikayesini juventus değil, bizim 65'e kadar çekemediğimiz fiş yazdı. neyse ki günün sonunda mutlu olan biz olduk.

dünya üzerinde galatasaray'ın santrforu olabilecek en iyi futbolcu. daha iyisini parayla pulla bulamayız. bugün attığı gol sonrası sevinmeyerek bence çok doğru, çok klas iş yapmıştır.

(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)

dünya üzerinde galatasaray'ın santrforu olabilecek en iyi futbolcu. daha iyisini parayla pulla bulamayız. bugün attığı gol sonrası sevinmeyerek bence çok doğru, çok klas iş yapmıştır.

(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)

dünya üzerinde galatasaray'ın santrforu olabilecek en iyi futbolcu. daha iyisini parayla pulla bulamayız. bugün attığı gol sonrası sevinmeyerek bence çok doğru, çok klas iş yapmıştır.

(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)

dünya üzerinde galatasaray'ın santrforu olabilecek en iyi futbolcu. daha iyisini parayla pulla bulamayız. bugün attığı gol sonrası sevinmeyerek bence çok doğru, çok klas iş yapmıştır.

(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)

« / 29 »
Kayıt Ol