artık her topu sektirmekten vazgeçmek zorunda. çok rahat kucağına alacağı topları sürekli sektiriyor. üstüne sektirdiği yerler tehlikeli bölgede kalıyor. adamın önüne top sektirilmez. son ligdeki konya maçında da kornere attığı ve neticesinde gol olan topu bence alabilirdi.
en büyük eksiği bu.
bugün kendisinden bir monaco deplasmanı gibi performans vermesini istiyorum.
tarih seni de yazacak aslan.
(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)

sert bir maç olacak. sarı kart sınırında olan oyuncularımız kendini sakınmadan oynamalı. her maçın hikayesi ayrıdır. bir sonraki maçı düşünmek için güvenli skoru alman lazım. çok fazla koşmak, çok çok fazla alan kapatmak gerekecek. bildiğimizi oynamalı, birebir kimseyi bırakmamalıyız.
savunmada uyumadan cin gibi olmalıyız. juve bireysel performanslarla ilerleyen bir takım. takım oyununa dair verdikleri sekanslar çok az. mücadele ve bireysel yetenekler ile bir kaos futbolundalar. hakem bizi ezdirmezse yine çok faul yapıp kart göreceklerdir.
onlardan çok biz ne yapacağız o da önemli. birincisi ileride top ezmememiz lazım. kontralardan eli boş dönmememiz lazım. bizi 30 metreye sıkıştırabilecek bir takım değil. skor koruyayım diye geriye yaslanmamamız lazım. zaten osimhen, sane, lang, barış gibi sprinter ya da topun değerini bilen adamlarımız mevcut. maça başlayacağımız 11 çok önemli. 0-3 gibi değil 0-0 oynamalıyız.
ilk 10 dakika tempo yapacaktır juve. kaleye yaklaştırmadan, ceza sahası çizgisine ve aut çizgisine doğru rakibi yönlendirmeliyiz. juve bence bu maç kırmızı görmeye yakın. isteyecekler, çıkarmamak için faul yapacaklar. akıllı oynamalıyız.
ileride dakika kaç olursa olsun top öldürmeliyiz. tempolarını kırıp bakın biz sizden daha iyiyiz, tempoyu biz ayarlarız dememiz lazım.
allah sakatlık vermesin, futbol şansımız yanımızda olsun ve sonu mutlu bitsin inşallah.

uğurcan
singo sanchez abdülkerim jakops
lemina
barış torreira sara lang
osimhen

barış ne kadar takoz olsa da, son kararları sağlıklı veremese de tam bir deplasman oyuncusu. karşısında kostiç olacaksa eğer çok fazla yıpratacak ve karta yakın oynatacaktır. maçın gidişatına göre ya sola geçer ya dışarı alınır.
singo-sallai tercihi bence kritik. sallai çok faul yapan, karta yakın ve savruk savunmacı. kenan içerde oynamanın özgüveniyle çok top alıp içeri devrilmek isteyecektir. buna karşılık vermemiz lazım. sağdan bir oyun kurulumundan ziyade geri dörtlüyü sağlama alıp çıkmadan oynamamız lazım. lemina-tor-sara yarı alana yerleştiğinde dahi kenan ile bire bir oynamak şart. uğurcan kırdığımız hücumlarında acele etmeden isabetli paslar vermek zorunda. yer yer yere yatıp beklemek zorunda. zaman onların aleyhine çalışacak.

konsantrasyon.
olan oldu, ölen öldü. buraya kadar getirmişiz işi yarım bırakamayız. ilk 10 dakika çok önemli. kaldı ki ikinci yarının da ilk 10 dakikası çok önemli.
maç başları tempo yapacaktır juve. bu tempoya kontra ile cevap verip kolay top kaybı yapmamalıyız. defansımızı baskı altına aldırmadan uzun ve çapraz toplarla pozisyon aramalıyız. lemina'nın dönüşü bize artı bir savunma yazsa da karşı tarafta bitirici ayaklar mevcut. ilk maçta gördüğümüz üzere çok sokuk goller atabiliyorlar. olmayacak yerden şut atıp kaleyi bulabiliyorlar.
allah yardımcımız olsun.

(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)
çok kritik rolde bugün. inşallah tempoyu gördüğü an dizini tutmaz. ben artık sıkıldım tempo görünce diz tutan, bel tutan futbolcudan.
kendisi 1.5 senedir bizim x faktörümüz. bizde ne eksikse hep tamamladı. bugün de sertliğine ihtiyaç duyacağız. defans arasına girmekten ziyade özellikle beklere yardım konusunda hünerlerini sergilemeli.
oyunu rahatlatma kısmında tor ve sara'ya opsiyon olarak sürekli yanlarında olmalı.
bugün bir tarih yazılacaksa kendisinin adı en önlerde olmalı.

yumuşak olmamalıyız. karşımızdaki bize çocuk muamelesi yapmamalı. orta sahan kadar güçlüsün bu maçta.
torreira-sara-yunus orta sahası maçın hiçbir dakikası için sertlik gösteremez. maçı vermek isteyenler için bu kadro ideal.
4231 sisteminden ziyade net bir 433 takımı olarak sahaya çıkmalıyız.
kaymaları iyi yapıp, pas hatasından uzak durmalıyız. geride defansif aksiyonları iyi olan adamları seçmek zorundayız. 433 oynarken hücumda üçlü defansa dönecek bir on bir düşünüyorum ben.
uğurcan
singo sanchez abdülkerim jakops
sallai torreira sara
sane osimhen lang

sete oturan, oyun kuran, hızlı çıkan, çabuk düşünen bir takım bence bu kadro. singo sallai tercihi benim adıma kritik bir tercih. sağ iç gibi konumlanan sallai, sane'yi de öne iterek anlık bir 325 sistemine atar bizi. solda kenan içe devrilemesin diye singo-sallai ikilisi duvar olur.
hücumda zaten şok presimiz ve sara-lang-sane üçlüsünün dikine oynamasıyla pozisyon da buluruz.
bence en ideal 11 bu. zaten maçın şekline göre elimiz çok kuvvetli.
icardi-boey-barış-yunus-ilkay-aspirilla-eren gibi performans verebilecek kapasitede adamlarımız da mevcut.
benim istediğimden çok hocanın çıkacağı 11 şu olacaktır.
uğurcan
sallai sanchez abdülkerim jakops
torreira sara
sane yunus barış
osimhen

kırılgan, yumuşak, dağınık, organize olamayan bir takım izlersek kimse şaşırmasın. yunus stoperlerin kucağında eriyor, barış aldığı topları çizgiye inerek eritiyor, sara fiziki mücadeleden kaçıyor ve doğru koşular takım olarak yapılamıyor. sallai çok iyi bir mücadeleci olsa dahi savunmada kademe zafiyeti yaşatıyor. sanchez yerinden oynayıp konsantrasyon sorunları yaşıyor.
sonu galibiyet ve tur olsun inşallah.
konsantrasyon.

mühim mücadele. elenirsek dahi oynayarak elenmek istiyorum.
iz bırakacak, imza maçlardan olmasını istiyorum.
biz evimizde tam ve sağlıklı olduğumuz müddetçe her rakibi zorlarız. defans dörtlümüz ve önünde oynayacak bir çok önemli.
çıkacak geri beşli maçı değil turu getirecektir.

önümüzde aynı öneme sahip lig maçlarımız mevcut. zamanı geldiğinde bu başlığa uğrarız. öncesinde rize ve eyüp maçlarından 6 puan ile ayrılmak zorundayız.

ne olursa olsun tam kadro çıkmamız şart juve karşısına iki maçta da. lemina cezalı durumda ancak yerine (hoca mod on) kaan ayhan oynar (hoca mode of).
singo ölmediyse bu maça çıkar. kenan-singo eşleşmesi harika duruyor göz zevki için.
geri kalan analizleri ilerleyen günlerde yapacağız artık.
bir de fener'den forvet alacak juve.

öncelikle belirtmeliyim ki yangın yapılamayacak maçtı. ben çok rahat bira içe içe izledim. herkes olabilecek senaryonun farkındaydı. haaland, doku, çerki gibi oyuncular can yakacaktı zaten. seviye olarak çok üst düzeyler, fizik olarak yanlarında bile değiliz.
bunu ilk yarım saatte gösterdiler zaten. misal biz de frankfurt'a bunu göstermiştik ilk yarım saat. ama 5 yedik o ayrı mesele.
şimdi dönelim maça.
şu maçın liverpool maçındaki oyundan ne farkı var? onlar da ekitiki karşı karşıya kaldığında atsa orda da mağlup olabilirdik, onlar da kaosta ceza sahasında topu buluşturduğu adamla golü bulsa bugün 24 yapamazdık.
liverpool da bizi fizik olarak zorladı, maç sonu herkes yerlerde süründü. bir ingiliz takımıyla oynarken ilk yapacağın şey sahaya güçlü, topu kullanabilen ve hızlı adamlar sahaya atmak olmalıdır. biz pres gücümüzün ana aktörünü city maçında kestik.
hedef maç değil diye olabilir bu tercih bence.
apo arkasına adam ilk defa kaçırmıyor, ilkay ve sara ilk defa bu kadar yumuşak kalmıyor, barış berbat performansını ilk defa vermiyor.
galatasaray zaten bu. bizim sağ bekimiz yok, bizim orta sahamızda alternatif adamımız yok, bizim 10 numarada ismen adamımız var performans olarak yok. stoperde yedeğin yok. 2 kaleci yazıyorsun kafilene. kadro-performans ile fiyat-performans arasında çok fark var.
devler sahnesinde bu seviyede city son maça bırakmışsa o puanı alır karşısında kim olursa olsun. istediği kadar eksik olsun takımları ne fark eder? bir de kime göre eksik?
he karşısında fiziken diri kalan bir takım olabilseydi belki bu kadar rahat olmazdı. biraz daha efor sarf etmek zorunda kalırlardı.
belki şu maç istanbul'da olsa aynı liverpool ya da atleti maçı gibi puan alırdık net.
güzel maç oldu, güzel prestij oldu.

ne diyeceğimi bilemiyorum, karmaşık duygular içerisindeyim. ümitli olmak suç mu?
daha önce prime madrid ile oynadık, prime psg ile oynadık prime juve ile oynadık oynadıkça oynadık. bizde prime dönemine denk gelmeyen tek adam vardı o da pep. ne barça ile ne münih ile karşılaşmadık. ilk defa pep'e karşı savaş vereceğiz. dünyanın en büyük kulüplerinin bile çekindiği city'ye karşı inceldiği yerden kopar diyoruz. mağlubiyetten korkmuyor, sürpriz kovalarız diyoruz. bunu sadece biz değil ülkedeki şer odakları bile düşünüp kederleniyor. onların korkusu city'den daha büyük.
"ulan ya yaparlarsa" korkusu her şeye bedel.
belki ilk 5 dakika da ikilik olacağız, belki maç sonu 6 yiyeceğiz ama bu sahnede olmanın vermiş olduğu zevk bambaşka olacak.
kimin var böyle şanlı tarihi?
biz korkuyu psg deplasmanında, madrid deplasmanında bıraktık.
sonumuz hayrola.
konsantrasyon.
uğurcan
sallai sanchez abdülkerim jakops
lemina
sane torreira sara barış
osimhen

sarı kartlara dikkat.

« / 27 »
Kayıt Ol