hocanın kim olduğunun bir önemi yok. hocanın iyi veya kötü hoca olmasının da bir önemi yok.
hedef lig olmalı derken tam olarak ligin neresini hedeflemeliyiz? avrupa oynayarak da üçüncü olabiliriz bence. avrupa oynamamak ise bizi ikinci yapmaz. o kadar fark yaratmaz bu. ayrıca zaten düşen prestij iyice dibe vurur. hem gelme ihtimali olanlar için hem eldekiler için kötü olur.
futbolcu işi teknik direktör işiyle aynı olmasa da bu söylenen doğru olabilir. ve eğer doğruysa, futbolcular bile artık bu kulübün içinde olduğu halden ötürü gelmekten çekiniyorlarsa varın siz hocaları düşünün. takımda sorumluluğu omuzlarında tutan her zaman hocadır. böyle umut ışığı olmayan bir kulübe kim gelir? kim bu yükün altına girer boşu boşuna? zaten bir başarı elde etme, kendine prestij kazandırma ihtimali yok. gelecek teknik direktör ya para için gelir ya da kendini kanıtlamaya çalışan düşük seviyeli genç bir hocadır o yüzden şansını denemeye gelir. aksi halde kim niye gelsin?
futbolcular da haklı. belki kwp de bu yüzden gelmemiştir. oraya gidip kariyerimi neden bitireyim, neden sırf para için sürekli ıslıklanan, mutsuzluğun hakim olduğu bir kulüpte yıllarımı geçireyim diye düşünmüştür. osayi de öyle düşünmüştür. beşiktaş'ta daha fazla para alabilecekken başka kulüplerde daha az paraya oynamayı tercih ediyorlar belki de. eğer rashica gibi, ox gibi ar damarı çatlamış futbolcular değilse buradaki havayı solumak istemezler. musrati mesela gitmek için can atıyor. daha bizim kulüp git demeden oyuncu kendisi gitmek istedi. demek ki kendine saygısı olan mantıklı bir insan.
kim geldi bize? allah'ın jurasek'i, beşiktaş'a gelmeyi kafasına koymuş orkun, ve diğerlerinden farklı bir mentaliteye sahip olduğu daha ilk maçtan belli olan tammy. kimler daha fazla para vermemize rağmen bizi reddetti? kwp, osayi ve muhtemelen bilmediğimiz başka isimler.
futbol kitlesindeki yozlaşmayı ve cehaleti hafife alıyorsunuz. tuttuğu takım gol attıktan iki dakika sonra sahayı yabancı madde yağmuruna tutarak oyunu durduran insanlardan ben her şeyi beklerim. bu mentalitedeki insanlar cinayet de işler. ne alakası var demeyin. bunların zihin sağlığı yerinde değil.
solskjaer'den sonra moe ile devam edilmeli. zira zaten herhangi bir teknik direktörün (para için gelenler hariç) bize gelmeyi kabul edeceğini sanmıyorum.
bize daha fazla acı çektirmek için en ufak fırsatı bile boş geçmiyorlar
bu hazırlık maçı mevzusu şaka falan mı? birincisi maçtan bir gün sonra hazırlık maçı ne alaka? ikincisi bandırmaspor'a yenilip moral bozukluğunu artırmak mı amaç?
her takımda var onu biliyorum da biz eskiden farklıydık. artık "her takım" gibi olduk. bunu kabul edemiyorum ben.