söylediğim şey o zaten. sosyal medya yozlaştırdı zaten. beşiktaş diğer kulüplerden ayrılan bir camia idi. hemde baya baya kalın bir çizgiyle ayrılırdı diğerlerinden. ama sosyal medya sonrası o çizgi o kadar inceldi ki bazen görünmemeye başladı.

görsellerdekilerden biri kongre üyesiymiş. 3-5 taraftar falan değil, çoluk çocuk falan da değil. bu yozlaşmışlığın resmidir. 10 sene önce, 20 sene önce böyle bir şey göremezdiniz bu camiada.

kimse gelmez. mesela dün maçı vardı işte. çağdaş atan. teklif götürsen gelir mi sence beşiktaş'a? mümkünatı yok kabul etmez.

beşiktaş'ın "düştüğü" hali iyi anlamak gerek. bazen bunun farkına varamıyoruz. beşiktaş'a gelecek teknik direktör ya para için geliyordur ya da problemin büyüklüğünün farkında değildir. bunu değiştirecek olan da yönetim.

solskjaer kalsa da çözüm olmaz, gitse de çözüm olmaz.

beşiktaş'a karşı gol atıyor, tabi sevinecek. takım gol attıktan iki dakika sonra sahayı yabancı madde yağmuruna tutan, oyunu soğutan kafaların kapasitesi neyse bunların da kapasitesi o. düşünememe sorunu. çok yaygın bir hastalık. özellikle futbol kitlesi arasında.

bu arada konferans ligi play-off'unda seribaşılıktan düşebiliriz. eğer avrupa liginde bizden yüksek puanı olan 2-3 takım süpriz şekilde elenip konferansa gelirse biz seribaşılıktan düşüyoruz. o durumda da olası rakibimiz adını ilk defa duyduğumuz takımlardan değil fiorentina, crystal palace, mainz gibi takımlardan biri olacak.

alın size beşiktaş taraftarı. futbolcu ıslıklayan, sergen diye bağıran bu tipler işte.

x

bobo döneminde sosyal medya yoktu. türkiyede futbol sosyal medya öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılır.

bu fikri sitede ilk belirten sanırım bendim. çok güçlü şekilde inanıyorum buna.

3 iq'lü oldukları için ve kültürsüz oldukları için, ayrıca tembel oldukları için, ayrıca bağnaz oldukları için yeni hiçbir şey hayal edemiyorlar. eski futbolcular, eski hocalar, eski başkanlar. vizyonları tamamen bununla sınırlı. ayrıca hafızaları da yok. onu söylemeyi unutmuşum. jurasek istediği kadar kötü olsun massuaku'yu aramam. canı isteyince oynayan, istemeyince yatan futbolcuyu özlüyorlar. inanılır gibi değil. bu insanların söz hakkı olmaması lazım.

bir konu daha. beşiktaş çok dar bir kadro kurmalı. maksimum 23 kişi olmalı geniş kadroda. 23 kişiden 1 kişi bile fazla olmamalı. (genç oyuncular dahil)

beşiktaş takım olma hüviyetini kaybetmiş. bunu geri kazanmak için gereken önemli şeylerden biri ve uygulaması basit olanı bu.

« / 53 »
Kayıt Ol