öyle kadrolar var ki sahada, 90 dakika bittiğinde lehimize ya da aleyhimize tarihi bir skor çıkması yüksek ihitmal. ortası olmaz bu kadroların, öyle işte ne bileyim 2-1, 2-0, 1-1 falan olmaz bu kadrolarla. 3-3, 3-4 olur ya da olumsuz olarak 5-0, 6-0 olur..çok dikkatli olmamız gerekiyor.
bak hiç abartmıyorum süper ligin açık ara en kötü ortasahası bizde şu an. yav torreira, ilkay, sara ilaç için savunma arkasına bir pas atılmaz mı ya? yav siz nasıl ortasahasınız? bu kadar beceriden, yetenekten yoksun bir 3lü bam ortasahasında bile yoktu zira ayhan akman şu üçünü sağ cebine sokar sol cebinden çıkarırdı.
futbol tekniğine dair en ufak kırıntı barındırmadığı için bu topları dağlara taşlara vuruyor. orada bitirici vuruşu yapacak kapasite yok, olmadığı için de en iyi bildiği şey olan bütün gücünü ayağına aktarıp vurabildiği en sert şutu çıkarmaya çalışıyor. bitirici vuruşu yapmalıyım diye bir düşünce de yok, en sert vuruşu yapmalıyım düşüncesi var sadece.
(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)
ayağının tabanını barış ya, size topçu diyenin..
ayağının tabanını barış ya, size topçu diyenin..
eren'e bak ya, el kol açık topa zıplıyo, çarpsa bedava penaltı vereceksin rakibe ya.
eren'e bak ya, el kol açık topa zıplıyo, çarpsa bedava penaltı vereceksin rakibe ya.
madrid bizim tam sevmediğimiz rakip. hem mücadeleci hem çok mobil bir takım. bize statik oynayan, ayağına top isteyen topçulardan kurulu rakipler uygun. madrid gibi takımlara karşı ne fizik kalitemiz ne taktik bilgimiz yeterli olmuyor. işimiz allaha kalmış durumda.
dursun özbek yönetimini kınıyorum. hocama 40 milyonluk bir transfer daha yapmadılar ve gördüğünüz üzere takımının yarısı sakat/cezalı olan gaziantep'e karşı puan kaybı geldi. bu kayıp yönetime yazar, yoksa aslan gibi hocamız var bizim.
neyse hocam, benim gibiler zaten bekliyordu da, ne olduğunu geride kalan taraftara da acılı yoldan göstereceksin ya, ona üzülüyorum.
galatasraay hocası olarak şunun şurasında 3-5 ayı kalmış teknik direktör. sonrasına bakacağız.
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
1 aydır ağlıyor, olimpiyat stadı şöyle kötü böyle rüzgarlı, biz orda oynayamıyoruz vs. hocası takımı böyle hazırlarsa maça futbolcu da çıkar böyle oynar. hayır 1 aya kadar yine ordayız, karagümrük ile oynayacağız, ne yapacaksın yenilecek misin karagümrük'e de? sana rüzgar soğuk var da rakibe yok mu? hazırlayamıyorsun kardeşim takımı, rakibin teknik direktörü de senden iyi, teneke bağlanıp yollanan hocası da senin kurduğundan iyi takım kurmuş.
yahu takımın bir maç oynuyor, devreye yenik girmiş, 2.yarı başında bir daha yemiş, sen 90+2'deki kazımcan'ın vurduğu kafaya kadar, 46 dkda 0.08 xg ile oynamışsın. bak ortasahadan kaleye rastgele 3 tane şut yollasan zaten 0.10 xg falan. böyle kepazelik olur mu ya sen ne işe yararsın ? bu nasıl takım hazırlamadır, bu nasıl motivasyondur. ya hadi canınız oynamak istemiyordu, rüzgardı soğuktu, olimpiyat stadı uğursuzdu, e kardeşim trabzon'u niye yendin o zaman? çıksaydın yedeklerle yenilseydin. madem böyle rezil kepaze oynayacaktınız niye çıktınız bu maça? boyunuzun ölçüsünü almak için heralde. nitekim aldınız da, mutlu musun?
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)