başakşehir maçında fenerbahçe'ye puan kaybettirmek için her pisliği yaptılar ama ne hikmetse bu hafta güçleri yetmedi. şimdi bundan sonraki maçlara bakalım.
bu cumartesi trabzonspor - 6alatasaray maçı var. puan kaybı yaşar mı 6alatasaray? ufak da olsa bir ihtimal var. gelelim sonraki haftalara:
36. hafta:
fenerbahçe - eyüpspor : her türlü pisliği bu maçta da yapacaklar ama bence +3
6alatasaray - kayserispor : bizden puan almak için oturma organını yırtan kayserispor 3 puanı hediye edecektir. mucize olarak beraberlik diyorum.
37. hafta:
hatayspor - fenerbahçe : kesinlikle +3. başka ihtimal olmaz.
göztepe - 6alatasaray : bu maç bence kesinlikle göztepe'nin. inşallah da öyle olur...
38. hafta:
fenerbahçe - konyaspor : kalan fikstüre baktığımızda fenerbahçe'nin en zor maçı. inşallah 3 puanı alan biz oluruz.
6alatasaray - başakşehir : 6alatasaray da kazansa, başakşehir de kazansa ya da berabere de bitse 3 sonuçta beni şaşırtmaz. inşallah başakşehir +3 olur.
benim bakış açımla bakıldığında çok az da olsa bir şansımız var.
hep son haftalarda şampiyonluk kaçırmış bir takımın taraftarı olarak neden son hafta şampiyonluğu kazanmayalım?
bekleyip göreceğiz.
maradona:"bir ülkede en çok hangi takımdan nefret ediliyorsa o takım ülkenin en büyük takımıdır. çünkü en iyiler sevilmez,hep kıskanılır.''
bence konunun özeti bu.
talisca'nın 4. golünde giresun'da hafif çaplı bir yer sarsıntısı oldu. kadıköy'de durum nasıl? 😉
evet o yüzden ciyaklıyorlar. türk hakemlerle işi götürdüler bir yere kadar. kendilerini numaradan yalan yere her yere attıklarında faul ve rakibe sarı kart gösterecek türk hakem olmayacağı için yabancı hakemin ismini duydukları günden bu yana; "istemezükkk" zırlamaları bu sebepten.
şu sözü de buraya not düşüyorum. türkiye süper ligi'nde yabancı orta hakem her zaman olsaydı 6alatasaray'ın en az 8-10 şampiyonluğu eksik olurdu.
nasıl ki bu ülkede iyi hizmetler yaptığı zannedilen fetö'cülerin gerçek yüzleri acı bir tecrübe ile gün yüzüne çıktıysa, bir gün gelecek 6alatasaray'ın çevirdiği dümenler ve haksız şampiyonlukları deşifre olacak ve türk futbolunda büyük bir temizlik operasyonunun fitili ateşlenmiş olacak.
bugün gururla; "ben 6alatasaray'lıyım" diyenler işte o gün utançlarından taraftarı oldukları kulübün adını ağzına bile alamayacaklar ve muhtemelen; "ben takım tutmuyorum" diyenler grubuna dahil olacaklar.
bence 2 farklı bir galibiyet alırız. fazla zorlamaya gerek yok. aktif dinlenme tarzı bir maç olacaktır.
tabii ki adana demirspor'dan etkilenen tüm küçük kulüpler bizle birlikte bjk ve 6s'yi de tahrik edeceklerdir. bu açıdan bakacak olursak kasımpaşalı oyuncular her pozisyonda zırlayıp hakeme itiraz edeceklerdir. o yüzden biz bu tahriklere gelmeyiz inşallah. diğer 2 takım ne yaparsa yapsın. bize ne... biz uyanık olalım, yeter...
hava toplarında çok etkili olur diye düşünüyorum. vatana, millete ve fenerbahçemize hayırlı olsun.
ben rodrigo becao'yu hangi maçta izlesem rakip oyuncuyu gördüğü gibi topu kaleciye gönderiyor. arkadaş sen nasıl savunmacısın? atağı başlatacak adam sensin. bu korkaklıkla sen nasıl futbolcu oldun? sana kim lisans verdi? rahmetli babamla çocukken maçlara giderdim. defans oyuncusu rakibi görünce kaleciye geri pas attığı zaman sinir olurdu. "bu adam fenerbahçe formasına yakışmıyor. sezon sonu gönderin bu adamı" derdi. bu babamın klişe laflarından biriydi. bugün rahmetli babam hayatta olsa rodrigo becao için de aynı sözleri söylerdi ve bence çok haklı bir eleştiri olurdu.
neymiş, 6alatasaray deplasmanda ne olursa olsun kazanmış. geçin bunları. fenerbahçemiz bugün çok sağlam bir mesaj verdi bordo-turunculu rakibine. 😉2-6'lık deplasman galibiyeti net bir mesajdır ve igs mutlaka panik yapacaktır. gerçi son dakikalarda bodrumspor'un topu direkten dönmese çok daha farklı konuşacaktık bu akşam ama her neyse. sabırla bekleyeceğiz. bunu biz de yaşadık. liderlik; stres ve panik duygusunu da beraberinde getiriyor. bu akşamki bodrum-igs ve kayseri-fenerbahçe maçlarının skorları gelecek adına bize umut vermiştir.
cep telefonlarında futbol karşılaşmalarının canlı istatistiklerini yayınlayan uygulamalar var. orada herhangi bir takım için örneğin 350-400 isabetli pas ve % 75/80 isabetli pas oranı gösteriyor.
ama bir gerçek var ki ben ne fenerbahçe'nin, ne de milli takım'ın maçlarından keyif almıyorum ve bu futbolla sezon sonu başarılı olacağına inanmıyorum. isterse isabetli pas oranı %100 olsun oynanan futbolun başarılı ve güzel olduğunu gösteren bir istatistik değil. ben herhangi bir takım atağa kalkarken peşpeşe kaç başarılı pas yaptığına bakıyorum. genelde 5-6 pası geçmiyor. ondan sonra top hemen rakibe geçiyor. bu 5-6 pası da istatistikler isabetli pas yüzdesine ekliyor.
bence başarılı paslaşmanın anahtarı zincir paslaşma. yani ben böyle adlandırıyorum. başka bir şekilde de belki söylenebilir. yani istatistiklerde şöyle sonuçlar gösterilebilir.
10 zincir paslaşma, 15 zincir paslaşma gibi. zaten aynı atakta pas sayısı ne kadar artarsa pozisyona girme ve pozisyonun tehlikeye dönüşme ihtimali o kadar artıyor.
bir de yabancı takımların hücum organizasyonlarına bakıyorum. bizim takım 6-7 kişi ile savunma yapıyor, onlar en fazla 3-4 kişi ile atak yapıyor ve paslaşmalar tam adresine oluyor. biz de oturmuş diyoruz ki; "top adamların ayağına mı yapışmış?" hayır... adamlar paslaşmayı biliyorlar. "benden çıksın da ne olursa olsun" diyerek paslaşma yapmıyorlar. derslerine iyi çalışmışlar yani.
biz de avrupa'da ya da ligde bir kaç tane maç kazanınca; "acaba yarı final oynar mıyız?", "acaba şampiyon olur muyuz?" diye hayaller kurmaya başlıyoruz. kesinlikle hayır. bu paslaşma tekniğiyle bizden bir cacık olmaz. acı ama maalesef gerçek.