fenerbahçe için ikinciligin cl on elemesi dışında ne faydası var? gördük ki bu da bir fayda değil, daha çok zarar. on elemeden ne zaman cl ye gidebildik, aptalca yönetim zaafları sayesinde.
fb için ikinciligin ve 10. olmanın ne farkı var. fb için asil olan her zaman şampiyon olmaktır. avrupa da olmanın en fazla avantajı bazı yabancı oyuncu transferlerinde ikna edebilme farkıdır. bizim ivedilikle tc de ki lig şampiyonluğunu almamiz. aksi takdirde 12 yıllık zaman rakibinle her platformda acilan, futbol olarak, makas yüzünden daha da zorlaşacak. ben bu şampiyon olmanın ivediliğini geçtiğimiz yıllarda iki kez söyledim. ve ikisinde de şampiyonluğu altın tepside hediye ettik. o donguyu kiramadık ve rakibimizi bugüne getirdik. o iki dönemdeki şampiyonlukdan birisi bile alinsa bugün oluşan mali tablo da olmaları imkansız olacaktı. tren kaçtı, gemi limanda yok. bu sene de kaçarsa dönüşü olmayan kirilma noktası olacak. sonrası tek başkan ile yurutulebilecek bir dönem olmayacak.
allahtan ikinci yarıyı yayınlamayı unutmamışlar
“sahadaki çimlere düşen her ter damlası, bir hikâyenin başlangıcıdır.” diye çok sevdiğim bir söz vardır. hele ki giydiği formayı her maç ıslatırken, galibiyet ya da mağlubiyet fark etmeksizin maç sonları kulübün esas sahibi taraftarı alkışlayarak sahayı terk eden topçu da unutulmaz, yazdığı hikaye de... cumartesi gecesi galatasaray'ın iç sahada trabzonspor'u konuk edeceği maçı beklerken, dries mertens ve oğlu ciro'yu tekrar o çimlerin üzerinde görünce, son bir kaç sene gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti. iz bırakanlar unutulmazdı, hikaye yazanlar asla unutulmayacaktı...
sadece mertens alkışlanmadı maçın başında, babasının rahatsızlığı için ülkesine giden torreira'ya da geçmiş olsun denildi, eski takımına karşı kaleyi koruyacak uğurcan'a da maç başı üçlüsü çektirildi. doluydu tribünler, umutluydu herkes maçtan. tabii, deplasman taraftarı da son yılların en iyi trabzonspor'unun peşinden gelmiş, onlar da ahmet minguizi'yi unutmamıştı...
ev sahibinde sanchez cezalıyken, ilkay'ın sakatlığı devam ederken, singo, kaan, jakobs ve ıcardi kenardayken, okan buruk eksiklerin yerini tamamlamak için lemina'yı stopere çekmiş, sara ile torreira'yı yan yana eşleştirmişti.
son maçlarda takımına fena halde destek olan galatasaray taraftarı yine müthiş derece destek tezahüratı ve top rakipteyken ıslıkla başladı maça, her maç desibel seviyesi artıyor bu ıslıkların ki bakalım zirve ne olacak, merak etmiyor da değilim. taraftarının desteği ile sarı-kırmızılı topçular da rakibine şok baskı yaptılar da bordo-mavililer ayağa topu iyi yaparak baskıyı kırdılar, oulai ile de topu yarı sahadan geçirdiler. ev sahibi gibi trabzonspor da galatasaray'a ilerde çok adamla baskılı başladı, oyun kurdurmak istemedi ve rakiplerini uzun top yapmaya zorladı bir çok pozisyonda. iki takım da birbirine karşı pek de dikkatli davranırken, modern deyimle "geçiş hücumlarıyla" pozisyon buldular ilk dakikalarda. tabii, esas pozisyonlar kornerlerden geldi. önce deplasman takımı on birinci dakikada batagov ile pozisyon buldu, sonra sara'nın ortasında osimhen'in rahat kafa vuruşu direkten auta çıkıyordu. 7 dakika sonra sara yine köşe atışı kullandı, lemina'nın kafayla sektirmesine torreira golü attı da yan hakem ofsayt kaldırıyordu. tabii ondan bir kaç dakika önce abdülkerim'in uzaktan füzesi az farkla auta gidiyordu. trabzonspor ise eski sol beki eren'in hatalı geri pası ile onuachu ile az kalsın gol atayazdı da abdülkerim dikkatli ve güçlüydü, pozisyonu engelliyordu.
savunmada sanchez'i aratmayan lemina ilk devrenin en iyi oyuncusu olarak göze çarparken, orta sahada ise partnerinin yokluğunda torreira oulai karşısında zorlanıyordu ki, trabzonlu genç oyuncu sene sonu transferde adından konuşturacak oyuncular arasında olacaktır.
ikinci yarıya iki hoca oyuncu değiştirmeden başlarken, zubkov'un kafasında uğurcan dikkatli olmasa deplasman takımı öne geçecekti ki onların maç boyu galatasaray'ı zorladıkları tek pozisyon da zubkov'un ceza sahasından savurup direğe takılan şutuydu. galatasaray ise gol için daha fazla geldi ikinci 45 dakikada. önce osimhen'in pasında yunus harika bir çalım sonrası topu auta yolluyor, sonra sane'nin uzaktan şutunu onana kucaklıyordu. üç dakika ardından ceza sahasında harika paslar sonrası sallai'nin şutu savunmadan dönerken, okan buruk takımın gücünü arttırmak için kaan, ıcardi ve jakobs'u sahaya dahil ediyordu.
maçta son yirmi dakikaya girilirken, torreira'nın ortasında sane onana'nın da hatasıyla kafayla fileleri havalandırıyor ama skorbordun değişmesini yardımcı hakem kaldırdığı ofsayt bayrağı ile engelliyordu. bir kaç dakika sonra osimhen'in kafasını kurtaran onana, devamında da ıcardi'ye geçit vermiyordu.
maç bitti bitecek derken trabzonlu genç oyuncu bouchouari daha ısınmadan sallai'ye sert girince kırmızı kartla oyun dışı kalırken, hakem cihan aydın'ın 4 dakika uzatma göstermesi tepki alıyordu.
geçen sene fenerbahçe yöneticisi acun ılıcalı tarafından galatasaraylı ilan edilen cihan aydın, sarı-kırmızılıların her maçında tarafsız olduğunu göstermek için bilerek ya da bilmeyerek galatasaray aleyhine hatalar yapmaktadır. cumartesi gecesi de özellikle galatasaraylıların topu kazandığı bir çok pozisyonda faul düdüğü çalarken, ilk devre pina'nın topun kornere çıkmasını engellemeye çalışırken elle temasına var desteği almadı ve penaltıyı kaçırırken, ikinci yarı da baniya'nın osimhen'i düşürmesine penaltı düdüğü çalamadı...
ligin zirvesindeki iki takımın mücadelesi golsüz biterken, okan buruk ilk defa trabzonspor'u iç sahada yenemezken, deplasman takımı da dört maçlık galibiyet serisine son vermiş oldu. galatasaray adına puan kaybı kadar can sıkan bir başka olay, bir kısım taraftarın maça barış'ı ıslıklamak için geliyor oluşuydu. 67. dakikada kaan ayhan ile yer değiştiren barış sahayı terk ederken, ıslıklar yükseldi de ultraslan tribünü duruma el koyarak önce ıslıklar alkışa döndü sonrada yoğun bir şekilde barış alper yılmaz tezahüratları yükseldi.
kaynak ve maçtan fotoğraflar: blogspot
36m euro diyetini bir sekilde ödeyecek ler.. hic cimbom kocalarini üzerlermi? hem trabzon kara para pompladilar.. hemde gelecek 10 yil daha garanti altina aldilar.. bak görün.. gene 5 yiyecekler.. ve alkışlayarak ugurliyacaklar
leş atıyordu maçta takım, zaten başımızda ali koç varken şampiyonluk hayal !
niye cumartesi değil, niye cumartesiye almıyoruz bu maçı?
yapılan transferlere ve bedellerine bakınca osimhen beleşe gelmiş gibi hissettiriyor. ilk 5'te wirtz ve gyökeres dışında çok iyi diyeceğimiz bir transfer de yok ayrıca.
1- wirtz 125m eur
2- ekitike 90m eur
3- osimhen 75m eur
mbeumo 75m eur
4- cunha 74.2m eur
5- gyökeres 65.8m eur
cunha ve mbeumo'nun osimhen ile aynı parayı etmesi dünya saçması. listeye bakınca bir şey daha fark ediyorsunuz. osimhen her ne kadar bizi istese de arabistan ve galatasaray arasında kaldığı için bizi tercih ettiği aşikar. bu listedeki bütün transferler epl (2x liverpool 2 manu 1x arsenal). yani osimhen maaş konusunda epl takımlarının verebileceği bir noktaya gelseydi epl'ye gidecekti. bu listeye muhtemel isak(120m) ve sesko(80m) da eklenecek.
ileride alacağımız herhangi bir oyuncuya yaşı 30'dan aşağı ise kolay kolay 10-15m dan aşağı vermeyeceğiz gibi duruyor. piyasa zaten çok tuhaf yerlere gitmişti. ne bu paralar diyorduk biz de o listelerden birine sükseli bir şekilde girdik.
yunus akgün'ün harikulade pasıyla barış alper yılmaz'ın golü:
x
yine yeniden başrolde yunus akgün ve rekortmen victor osimhen:
x
gidişi, girişi,gelişmesi ve dönüşü ile çok temiz, rahat deplasman maçımızdir. yalnız her trabzon deplasmanında karşılaştığım gelişmeler beni şaşırtmaya devam ediyor. şehrin yerel halkı, erkekler yerel lehçeyi kullanırken kadınlar gayet normal bir konuşma tarzıni- türkçeyi benimsiyorlar. ayrıca bir şehrin tamamen ayni takımı tutması, başka bir takımı düşünmemesi benim nazarımda büyük saygı uyandırıyor. stad yolunda maça beraber giden 4 lü 5 li kadın taraftar arkadaş gruplarına denk geldik. tribünlerini pek takdir etmem ama bu durum benim nazarımda takdire şayandır.
attığımız ilk golde, belki asisti sara yaptı ama bana kalırsa o gol ya da asisti tribüne yazar. tüm tribun en az 50 60 dk herkesin katılımı ile bagirdi. hiç düşmedik. meşaleler sonrası tecrübeli galatasaray tribüncusu o golün geleceğini zaten biliyorduk. zira bu takım his takımıdır.
simdi kuzeydoğu turumuzdan sonra hafta içi kupa finali için güneydoğu turuna kalan saatleri sayıyoruz. bu sezon deplasman rekorumu( yurt içi + yurt dışı) egale etmis veya kırmış olabilirim. şampiyonluk şahsi meselemdir bu sezon ki.
(bkz: yıllardir seninle geldik her yere)