valla ümitliydim bu maçtan, ama maç başladı, ne pres var ne akıl kokan bir iki paslaşma, abi siz direkt satmışsınız maçı.
klüp başkanı var, gazoz başkanı var.
kimi der prestij meselesi, basayım primi, oyuncular sonuçta 9-6 çalışan beyaz yakalı personel gibi değil, nakit cash primi verince coşar, alır turu bakar keyfine.
kimisi de "aa kerem önemli" der, sana elenirsem 15 milyona, yok turu ben geçersem 25 milyona alırım der. böyle rezil kepaze low seviyeler işte. bu modelde, kapasitesi bu.
bunlar bırakın prim vermeyi, maaşlarından kesinti yapmış gibi bir ilk 11'i sahaya çıkarmış. sanki istanbul'dan portekize yürüyerek getirtmişler takımı, ruh yok, mücadele yok.
bu maçta oynamayı hak eden en azından 45 dk süre alması gereken maçın dengesini gayet de bozabilecek iki oyuncu vardı; yusuf akçiçek ve irfancan kahveci.
sözde klüp başkanı futbol bilimine fransız olduğu için, elindeki hiçbir şeyin kıymetini, olmayan şeyin de bulunmaz hint kumaşıymış gibi yaran yanlış kıymete kondurmayı görev biliyor. paşamızın tek başarabildiği görev bu.

Kayıt Ol