aklı, tecrübesi yetmediği için olan biteni göremeyenler için tekrarda ve kısa bir özet yapmakta fayda var. olayı ocu, bucu gibi bir yerden okumaya çalışan iki adımlı zihinlerden yoruldum zira.
siz hiç bülent'in, hagi'nin, muslera'nın, selçuk veya arda'nın takım arkadaşını oyundan düşürdüğünü veya moralini bozup takımdan kopardığını gördünüz mü? peki aradaki fark ne?
onlar olgun kişiliklerdi, ağırbaşlıydılar ve bir takım arkadaşını eleştirdiğinde onu uyandırır ve kendine getirirlerdi ve daha iyi olurlardı. ve kendi sınırlarında kalırlardı. osimhen ise sürekli el kol yapıyor amacı takım arkadaşının iyiliği değil. bütün takımın onu memnun etmek zorunda olduğunu sanıyor. çünkü kendini takımdan üstün görüyor ve kibirli. o yüzden de tek derdi en önde olmak, kendini göstermek, ne kadar değerli olduğunu gözümüze sokmak.
işte bu yüzden yanında oynayanları oyundan düşürüyor. hagi ile farkı işte budur. mesele hırslı olması veya kazanma isteği değil. zaten osimhen'in diğer özelliklerinin hepsine kefilim. transfer olduktan sonra sonuna kadar arkasında durmaya çalıştım. ama bu huyunu düzeltmek zorunda. takıma zarar veriyor. yanında oynamaya çekinir oldu diğer oyuncular. kör olmayın.