geçen sezonlarda kerem, mental olarak güçlü ve eleştirilere kolay kolay aldırış etmeyen bir oyuncu olarak tanınıyordu. ancak bu sezon bir anda her şeyi kafasına takan bir yapıya büründü. ancak unutma, sen yaptıklarınla kendini kanıtlamış bir oyuncusun. sen işine bak, gelişmeye devam et. eğer erasmus'a gitmek istiyorsan, bir değişiklik yapmak sana iyi gelebilir. berkan, emin, yunus gibi.
diğer tarafta, takımı sırtlayan ve neredeyse kerem'le aynı skor katkısı sağlayan irfancan, kariyer sezonunu geçiren bir yıldız olarak ortaya çıkarken, bizim takımımızda sıfır maliyetle ve 3 yılda istikrarlı bir şekilde çift haneli skor katkısı veren kerem'in artıları ve eksileri bir türlü kabul edilemiyor. artık biraz daha analitik olmalı, futbolcu ne kadar duygusal olursa olsun takımın çıkarları doğrultusunda mantıklı düşünmeli ve bu kadar değerli bir türk futbolcuyu kolayca harcamamalı, aksine onu takımda tutmak adına gerekeni yapmalıyız.
hakkinda real sociadad'a transfer haberleri cikan oyuncu. 12 milyon euro bonservis bedelleri konusuluyor. bence mental olarak galatasaray kariyeri sonuna geldi. avrupaya gidip tecrube edinmesi gerekiyor diye dusunuyorum. real sociadad ise guzel bir takim olur kendisi icin.
sahada olduğu sürece galatasaray için 100%'ünü veren oyuncu. siyasi görüşü temelde beni ilgilendirmiyor, millet anasıyla babasıyla bile aynı düşünmüyor. bana ne yani kerem'den.
benim tek problemim bu kadar açık bir şekilde siyaset bağlantılı işler yapması. hem kendi markasına, ismine zarar veriyor, hem mentaline. kafasını futbola vermeli, siyaset falan pek bildiği anladığı işler değil, hele türkiye gibi son hücresine kadar kutuplaşmış bir ülkede bulaşılacak iş değil. gitsin yoksa oyunu kime veriyorsa versin. ama bir siyasi partinin üyesi gibi takılması rahatsız edici olan.
her neyse ben kerem'i galatasaray için hep elinden geleni yaptığı, hiçbir büyük maçta saklanmadığı ve başarılarımızda büyük bir pay sahibi olduğu için seviyorum.
bazı tavırlarını rahatsız edici ve fazla dramatik buluyorum, problem yaratmaya yatkın bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. siyasetle bu denli içli dışlı oluşundan haz etmiyorum.
kerem için en iyi seçenek yurtdışı. 1 senede yurtdışında yapamıyorum diyip dönerse çok övündüğü mentalinin aslında ne kadar da kırılgan olduğunu itiraf etmiş olur. bir transfer yapacaksa benfica'dan daha büyük bir takıma yapmasını ve bizi gururlandırmaya devam etmesini isterim.
kerem'in siyasi görüşü kendisini ilgilendirir, ilkin aydın nasıl canımız ciğerimizse, kerem'de canımız ciğerimizdir. kerem taraftarın son zamanlarda ona karşı yaptığı haksız baskısından bunalmış bu nedenle menejerininde gazıyla ayrılmak istediğini bildirmiştir. bunda bence haksız sayılmaz çünkü bizim ülkemizde yabancı futbolcuya ve yerli hocaya pozitif bir ayrımcılık var. sözleşme yenileme sırasında melo, muslera gibi isimlere sesini çıkarmayan taraftarımız selçuk inan'a, burak yılmaz'a demediğini bırakmamıştı. yabancı hoca konusunda da tam tersi yerli hocaya yapılmayan eleştiriler yabancılara kolay kolay yapılıyor. benzer durum yunus akgün üzerindede var, sallai'nin 2.5 milyon aldığı, cuesta'nın 1.4 milyon aldığı yerde yunus akgün'ün zamlı maaş istemesi çok doğal. kerem özelinde ise galatasaray'a yaptığı katkı çok fazla bu unutulmamalı, gomis ile birlikte takımı resmen kümede tuttu. devamındaki iki sezonda asistleriyle icardi, mertens bağlantısıyla galatasaray'ı çok rahatlattı. avrupada goller attı. fakat bu baskı ortamından uzaklaşmak istedi. beklediği ilgiyi göremedi spartak moskova'ya gidecekken son gün benfica'ya gitti. evliliğinde etkisiyle belli ki türkiye'ye dönmek istiyor. menejeri avrupada bir takım arıyor, bunu ararkende türkiye'deki takımları kullanıyor. galatasaray harici bir takıma döneceğini ben zannetmiyorum. galatasaray'ın kaptanıdır, barış alper'in satıldığı senaryoda ancak geri döneceğini düşünüyorum. onun haricinde avrupada bir takıma kiralanacaktır.
kendisini burak yılmaz’a benzetiyorum, pozisyonlarından bağımsız olarak. skor yapma konusunda her ikisi de oldukça yetenekli. ancak teknik ve mental bazı özellikleri takıma ve takım oyununa zarar veren nitelikte. fayda ve zarar hesabı yaparken hakkında karar vermesi zor oyuncular. iyi giden bir oyunu bir anda berbat edebilecekleri gibi kötü giden bir oyunu da takımın lehine çevirebilecek özellikte oyuncular.
muhtemel senaryo, önce galatasaray’a önerildi / gelmek istedi, galatasaray istemedi ve fener’e gitti.
gider mi? bence gider. emre belezoğlu nasıl gittiyse o da gider. gitmeli mi? gitmemeli. hem kendi kariyeri için, hemde futbolun profesyonel gerçeklikleri için.
umurumda ? kesinlikle hayır. biz artık bu kısır çekişmelerin dışında, daha yukarıda kalmalıyız. oralar avam fenerin seviyesi, biz artık tr’de ki seviyeler üzeri gibi takılmalıyız, işte o zaman türkiye’nin bayer’i oluruz.
mental olarak çok zayıf futbolcu. günümüzde yetenekler kadar önemli bir mevzu. kriz yönetemeyen, hemen duygusallaşan, taraftara küsen adamın futbol dünyasında belli bir seviyeyi aşma şansı yok. büyük ihtimalle bu sebeple alacağı kararlar kariyerini yakar.