markajda hücum yönü kuvvetli, ceza sahası koşusu atan bir 8 numara istediğini belirten hocamız. ayrıca driplingle top taşıma özelliğininde iyi olması gerektiğinden bahsetmiş. tam anlamıyla goretzka tipi bir profil. fofana ve mctominay’ide işin içine ufaktan katabiliriz.

daha öncede yazmıştım galatasaray 4 hücum oyuncusu + 8 numarasından skor katkısı almak zorunda diye. çünkü ligde 38 maçın 38’inde top sizde oluyor.

ayrıca 10 numara dybala olursa uygun profil amrabat olur diyenlerde suya düşmüş oldu. bu hem hocanın 8 numara profiline amrabat’ın uymamasından kaynaklı hemde dybala tipi oyuncu istememesinden kaynaklı.

10 numarada aradığımız oyuncu pres gücü yüksek olmalı dedi ama bence can alıcı kısım bu değil… biz bazene mertens’i geriye çekip 3’lü orta sahaya dönüyoruz ve demirbay-mertens sağ-sol iç oluyor dedi. dybala’dan ziyade bunu en iyi yapabilecek isim griezmann’dır.

"galatasaray'da bahane üretemezsiniz" diyerek galatasaray ve fenerbahçe arasındaki farkın en iyi anlatımını yapmıştır.

--- alıntı ---
okan buruk: "bahane üretenler şey gibi; playstation oynarsınız, hani 'kol bozuk' dersiniz. tavla oynarsınız, 'zar şöyle geldi' dersiniz... bir şekilde de taraftarınıza bahane üretmelisiniz. bu galatasaray'da olamaz mesela, burada bahane üretemezsiniz (gülerek)." (futbol arena)

--- alıntı ---

sezonu ne olursa olsun tamamlamak anasının ak sütü gibi helaldir ama bizim olayımız farklı. milletin olası bir puan kaybında gözü takımdan ve teknik kadrodan başkasını görmüyor. birçok değişken var maçlarda ama neyse.

hoca oyuncu grubunu yenide motive etmeli ve sahaya sürmeli. bir haftalık buhrana düştük o kadar.

türkiye liginin avrupa'da bir karşılığı yok. bütün maçları kazansan da tr seviyesi avrupa'da oynanan fiziksel ve taktik disiplini yüksek oyunun yakınından geçmiyor. okan buruk tr'de aldığı sonuçlarla sürekli övülürken bu gerçekler görülmüyor.

kendisinde mevcut en büyük ve major eksikler şöyle:

1- oyuncular arasında denge gözetmek ve oyuncularla iyi geçinmek isterken, performans odaklı karar veremiyor. fiziksel olarak hazır olmayan mauro'ya takımın anahtarını teslim etmiş. ama mauro avrupa'da galatasaray'ı 10 kişi oynatıyor. keza orta sahayı ısrarla yumuşak tutuyor. avrupa'da aldığı tüm hezimetlerin arkasında mauro + yumuşak orta saha kurgusu var.

2- taktiksel esnekliği hiç yok. 4-2-3-1'in dışına hiç bir şekilde çıkamıyor. çıktığı zaman da takım saçmalıyor, çünkü orta sahayı boşaltıp 2-2-6 gibi bilgisayar oyununda bile tutmayacak abuk sabuk bir dizilişe giriyor.

3- birinci maddeye ek olarak futbolculara şirin görünmek için bazı oyuncuları oyunun gidişatından bağımsız sahaya atıyor. aman demirbay küsmesin, aman berkan kızmasın, aman yusuf da sahaya adım atsın diyerek oyuncu değişikliği yaparsan ağırlığın kalır mı?

4- kendisinin galatasaray'ı avrupa'da oynarken ne zaman rakiplerinden daha çok koştu? yok böyle bir istatistik... sadece normal koşu mesafesinde değil, sprint sayısında da galatasaray'ın çok eksiği var. galatasaray bu sezon transfere 50 milyon euro harcadı, atletizm olarak en ufak bir gelişme yok. takıma üst düzey, avrupa seviyesinde antreman yaptırdığını da düşünmüyorum.

(bkz: 3 ekim 2024 rfs galatasaray maçı)'dan sonra nefret kusulan hoca. bu nefret bir birikim tabii ki tek bir maçla ilgisi yok. bu öfkeyi anlayabiliyorum. öfkenin sebebi tamamen yarattığı winner canavarının zannettikleri kadar gerçek olmadığını görmek.

iki yıldır galibiyet rekorlarıyla takımını şampiyonluğa taşıyan okan hoca'nın sonuna kadar arkasındayım. galatasaray için şu an daha iyi bir teknik direktör yok. dünyanın en önemli hocalarından biri olan josé mourinho'nun fenerbahçe ile mevcut ilişkisini görürken, biz sağduyulu galatasaraylıların yapması gereken tek şey, duygularına kapılan dostlarımızı sakinleştirmek ve youtube ile twitter trollerine kendilerini kaptırmamaları yönünde tavsiyede bulunmaktır.

eleştirmeden önce şunu belirteyim. balık hafızalı olmayanlar hatırlar belki, fatih terim'in üçüncü döneminden okan buruk dönemine kadar geçen zamanda çok fazla teknik direktör değiştirdik, hepsinin ortak noktası (fatih terim dördüncü dönemi dahil) bize zevk vermeyen, uykumuzu getiren bir oyun oynamamızdı (yarım sezon nispeten keyif veren hamza hamzaoğlu ve 5-10 maçlık tudor dönemi hariç). okan hoca ise geldiği ilk sezondan itibaren bize keyif veren, galatasaray'a yakışan, tempolu ve dominant bir oyun izletti. illa ki hep iyi kadrolarla çalıştı diyen olacaktır ama aslında daha ilk sezonundaki kadro bile toplama bir kadroydu. mertens, icardi, seferovic derken takımda üç tane ne vereceği belli olmayan veteran forvet ve on numarasız sezona başladık. mertens'ten on numara yarattı, icardi'yi diriltti. ikinci sezonunda kağıt üzerinde çok iyi gözükse de çok uyumsuz gözüken oyuncuların olduğu bir kadro kuruldu. bu sezon osimhen falan geldi ama kadronun birçok yeri eksik. yani benim için okan hoca ne olursa olsun çok kıymetli ve kolay vazgeçilemeyecek bir hoca.

ancak şöyle bir gerçek var, bu takımı getirdiği seviye ve bu seviyeyi bir türlü atlayamaması ciddi bir problem yaratıyor. bu problemi aşması yönünde en büyük rakibi ise kendisi. beni okan hoca'yla ilgili en çok rahatsız eden şey rakiplerini çok fazla küçümsemesi. yani gerçekten gol yeme ihtimali yokmuş gibi, yada gol yesek bile her türlü daha fazlasını atarız anlayışıyla oynatıyor takımı. young boys'u hafife aldığımız için şampiyonlar ligi'ne gidemedik, 30-40 milyon euro gelirden olduk mesela. 28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı'nda çıkardığı kadro bile rakibi ne kadar küçümsediğini gösteriyordu ki oyuncu değişiklikleriyle tüy dikti. 3 ekim 2024 rfs galatasaray maçı'nın tamamını sanki rakibin hiç gol atma ihtimali yokmuş gibi oynadık ama iki tane gol yedik. yani bu oyun anlayışı türkiye'de çoğunlukla seni şampiyon yapıyor ancak avrupa'nın köy takımı gelip her maç 2-3 gol atıyor. normalde bu seviyede deneyimi az olan bir hoca için bunlar normal olsa da okan hoca bundan hiç ders almıyor gibi. kopenhag, prag, young boys, zar zor kazandığımız paok, hepsinden gol yedik ve oyun anlayışı hiç değişmiyor, rfs'ten de iki gol yiyorsun. yani bu konuda garip bir inadı var ve acilen silkelenip nerede yanlış yapıyorum ve nasıl düzeltirim diye düşünmeye başlaması gerekiyor.

(bkz: 3 ağustos 2024 galatasaray beşiktaş maçı)
(bkz: 21 ağustos 2024 young boys galatasaray maçı)
(bkz: 27 ağustos 2024 galatasaray young boys maçı)
(bkz: 28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı)
(bkz: 3 ekim 2024 rfs galatasaray maçı)

normalde bir sezonda 2 bilemedin 3 defa yaşanması gereken skandal maçı daha ekim ayına yeni geldiğimiz şu günlerde 5 defa bize yaşatmış teknik direktörümüz. arada bir kadıköy galibiyeti ile ağzımıza bal çalmıştır o kadar. zaten şu maçların içerisinde belkide dersine çalıştığı tek maç da oydu.
umarım kendisini toparlar yoksa güzel başladığı galatasaray kariyeri hüsran ile sonlanacak. kendisini savunanlar bile "acaba" demeye başladı. hocanın bir silkelenmesi lazım yoksa bizim takımı daha çok silkeleyecekler bu sezon.
ayrıca her maçtan sonra çocuk gibi mızmızlanacağına kabahati biraz da kendinde araması gerekli. bir paylaşımda gördüm "rakip takım toplansa bizim stadda kombine alamaz" diye. şu takıma elindeki oyuncularla maç kazanamıyorsan, hele ki savunman da osimhen'in yokluğu ise gülerim buna hocam. sanırsin osimhen yok da çemişgezekspor santraforuyla çıktın maça. şu maçı osimhensiz kazanamayacaksan hocam sen istanbul'a geri dönme orda kal bir tatil yap kafanı dinle öyle geri gel...

genel olarak oynattığı oyun ve hamleleri çözülmüş hoca. kendisini güncellemediği sürece işi zor. 2 maçtır gerçekten aşırı mutsuz ediyor. ne tat kaldı ne tuz. istifa eder etmez. orası onun kararı. ama gerçekten içinizden biriysen hocam 2 senenin rehavetinden acilen çık. burada kredi hemen tükenir. burası galatasaray. ağırlığını koy. birşeyler yap hocam.

rekorlar kıran hocadır, çok da seviyorum ama şu son 1 haftayı bize açıklanması lazım.*

elinde fatih terim'in hiçbir zaman elinde olmayan bir kadro var ve biz 3-0'lardan, 2-0'lardan maç veriyoruz.

hocanın elinde en son buna benzer kadro olduğunda ucl'de çeyrek finalde real madrid'e kafa tutup, var'a eleniyorduk.

lütfen hocam böyle saçmalık olmaz. ya gereğini yap, ya gereğini.

gs Vector Logo

kendisinin görevine son verildiği ya da istifaya zorlandığı bir senaryoyu hayal edelim.

empati yapın. avrupa'daki üst seviye bir teknik direktörsünüz. galatasaray size teklifle geliyor. 2 sene üstüste şampiyon yapmış, ligde (maç fazlasıyla da olsa) zirvede, avrupa ligi'nde ilk iki hafta itibariyle ilk 8 içindeki takım hocasıyla yollarını ayırmış bir kulübe, (tabirimi mazur görün) vur-kaç yapmak haricinde gelir misiniz?

bakın okan hoca iyi demiyorum, kötü demiyorum, takımın futbolu ile ilgili bir yorumda bulunmuyorum.... sallıyorum... tuchel bu takıma kalıcı olarak gelmeyi göze alır mı?

başka bir şey eklemiyorum sayın hakim.

/ 262 »
Kayıt Ol