ilk yarı şansa beraber bitti. uzun zamandır bu kadar plansız, kötü bir galatasaray izlememiştik. ikinci yarı farklı olur mu, açıkçası emin değilim, genelde böyle kötü başlayan maçlarda çoğunlukla kötü bitiyor, umarım yanılırız. şampiyonluk gelmeden salmamak lazım, suyun karşı tarafı fırsat bekliyor.

(bkz: ismael jacobs)
(bkz: gabriel sara)
(bkz: barış alper yılmaz)
(bkz: yunus akgün)

bu kadar kötü oynayan futbolcuyu bir takım tabiki taşıyamaz. şampiyonluk maçında bu kadar kötü oyun oynanması asla kabul edilemez. neredeyse tüm futbol camiası düşmanımız gibi tökezlememizi beklerken bu laubalilik akıl alır gibi değil.

umarım hoca da futbolcular da kendilerine çeki düzen vererek ikinci yarıya başlarlar. gerçi genelde böyle durumlarda ikinci yarılara ders almadan aynı tas aynı hamam çıkıyoruz ama umarım ben yanılırım.

bu oyunla devam edersek trabzon 2.yarıda zubkov banza nwakaeme'yi falan oyuna alıp iyice üstünlüğü kurar, bizi 0 puanla gönderirler. ikinci yarı farklı bir plan ve en az 2 değişiklik şart.

ofsayt verildi de kart otomatik iptal mi oldu yoksa hakem unuttu mu? unutmadıysa ofsayt pozisyondan kart mı yemiş olduk?

yunus sahada yok.
sara sahada yok. önüne 2 net pozisyon geldi. kafayı kalecinin üstüne vurdu, şutu geri pas gibiydi.
barış her pozisyonda var ama hepsini kötü değerlendirdi.
jakobs dümdüz adam, katkı yok.
trabzon'da bir şey yok fakat bu futbol bize yakışmadı.
umarım ikinci yarı toparlarız.

hafta içi gerek sosyal medya gerek sözlük laylaylom havasındaydı. benim de içinde olduğum bir kısım ise tedirgindi. bugün de tedirginliğimizin haklı sebeplerini görüyoruz. okan hoca da naçtan önce ğatüne basa basa rehavete kapılmamalıyız dedi ama oyuncular belli ki zehirlenmiş. tekrar tekrar söyleyelim. gakatasaray kibirlileri sevmez. şımarıkların galatasarayda yeri yoktur. galatasaray bir halatı hep birlikte çekenlerin takımıdır. bir an önce başımızı kaldırıp ciddi oynamalıyız.

maça aslında fena başlamadık ama ilk yarının sonlarına doğru oyun üstünlüğünü verdik. trabzon çok net goller kaçırdı. muslera eski günlerinden performans sunmasaydı muhtemelen 1-0 devreye girecektik. yenilmeden dönelim hiç tat kaçmasın maçı. beraberlik ya da galibiyet neredeyse aynı şey. içerde şampiyonluğu kutlayalım. son şampiyonluklarımız sürekli deplasmana denk geldi bu sefer içerde çoşkulu bir şampiyonluk kutlayalım.

gerçekten çoğu futbol izleyicisinin kurallarla yakından uzaktan alakası yok.

şimdi penaltı pozisyonuna hakem firkik verdi ama pozisyon içerde. eğer pozisyonda bir ihlal yoksa ve içerde olduğu kesinse var sadece hakem'e kulaklığından "pozisyon içerde penaltı ver" der. burda 2 durum var; birincisi içerde olup olmadığı ikincisi de ofsayt. haliyle var hakemi çağırmak zorunda.

diyelim ki hakem geldi ve dışarda olduğuna karar verdi; o zaman ofsayt var diye frikik iptal edilmez, frikikle oyun başlar. hakem burda içerde olduğuna karar verdiği için de, var bu sefer ofsayt pozisyonunu gösterir hakeme.

yani varın çizgi üzerinde kritik bir noktada yapılmış bir harekete içerdedir ama aynı zamanda ofsayt var deme yetkisi yoktur. önce hakem içerde mi dışarda mı ona karar verecek, ondan sonra var ofsaytı konu edecek.

benim hakem kıstasım ilk yarıda bizim sahada görev alan yan hakemin 2. yarı performansı olacak. saf yeteneksiz mi yoksa kötü niyetli mi görelim.

ilk yarının sonunda bi 5 dk daha olsaydı mutlaka gol yiyecektik.
halimiz o kadar kötü.
öte yandan bu berbat oyunumuz fatih tekke'yi iştahlandırmış olabilir, bugün derbi galibiyeti çıkarabilirim ben düşüncesine girmiş olabilir.
banza, zubkov, nwakaeme'yi oyuna sokabilir.

« / 51 »
Kayıt Ol