şimdiye kadar hiç kullanmadığım söz öbeği "sezonun en önemli maçı". bence gerçek manada karşılığını veren bir maç. sezonda beklentileri, gidişatı, baskıyı belirleyecek olan maç.
normalde frankfurt deplasmanı kaybedilebilir bir maç, ama geçmiş sezonların başarısız geçen avrupa serüvenleri üstüne bu yılki sezon başı beklentiler ve okan hocanın bahanesinin kalmadığı bir kadro yapılanması sonrası kendimizin seviyesini gerçekçi şekilde göreceğimiz bir maç
eğer bu zor denebilecek kurada ilk 24 hatta ilk 16 hayalimiz varsa muhakkak puan ya da puanlar çıkarmamız gereken bir mücadele.
okan hoca ne yapıp edip kazanmanın yolunu bulmalı. bu sene avrupa'da başarısızlığın bahanesi de olmaz, tahammülü de olmaz. şimdi herşey süt liman gözükse de olası kötü sonuç tüm kredisini bir anda tüketir.
kendimizi dev aynasında göremeyiz, ayaklarımız yere basmalı evet ama olmak istediğimiz noktanın neresindeyiz bunu göstermesi açısından çok önemli bir maç. kazanmamızı bekliyorum ve aksi durumda noluru düşünmek bile istemiyorum.
osimhen’in olmadığı kesinleşti. erken dönüp bütün sezonu kaçıracağına, bir maç kaçırsın yeter. osimhen’in olmamasından dolayı beraberlik galibiyet gibi sevindirir. okan hoca’nın beraberliğe oynatma düşüncesi hiç olmadı. defansif oynayayım, kontratakla gol atarım düşüncesini hiç görmedim. bu bakımdan okan hocanın bu maç özelindeki mentalitesi avrupa sezonunu da belirleyecek. bildiğimiz baskılı klasik oyunu oynarsak yenilme ihtimalimiz yüksek. bu maç özelinde özel taktik görmek ileriki maçlar için umudumu arttırır. hayırlısı.
hiç beraber ciddi maç oynamamış bir kadro, hiç kurgulanmamış bir oyun planı ile maça çıkma isteği var. zor maç gerçekten umarım kötü başlamayız.
barış'ın en uçta kanatlarda sane ve yunus'un oynatacağımız bir dizilim bekliyorum. torreira, illkay ve lemina'da orta saha üçlümüz olacaktır. barış'ın savunma arkasına atılacak toplara reaksiyonu maçın gidişatını belirleyecektir.
doğru planla sahada olursak, osimhensiz dahi olsa yenme ihtimalimizin olduğu maç, tabii yenilme ihtimalinizin de masada olduğu maç.
galatasaray ümitsizliği sevmez, en sıkı şekilde çalışırsak, kurguladığımız planları gerçekleştirebilirsek başarı şansımız artar. defolarımızı kapattık. sadece tek gereken sıkı çalışmak.
frankfurt çılgınlar gibi pres yapan bir takım, kaptığı topları da çok hızlıca dikine oynuyorlar ve hızlı paslarla ceza sahası içerisine akıyorlar, bu özellikleri çok güçlü.
alışık olduğumuz üzere geriden pasla çıkmaya çalışırsak, rakibin şiddetli baskısı bizi geri itecektir, o bağlantılardan hızlı çıkma şansımız çok yüksek değil, bağlantılarda o hızı henüz yakalayamadık. eyüp karşısında bile zorlanırken mümkün değil frankfurt karşısında bocalamamamız. ileride hem yunus hem saneyi aynı anda sahada görürsek, uzun vurma durumunda sahipsiz topları süpüremeyiz, sane'nin sahada olmasını bekliyorum. ileri 4 lü'nün de sara-sane-sallai-barış alper olmasını bekliyorum.
geri dörtlüde de eren-abdülkerim-sanchez-singo göreceğiz büyük ihtimal.
takımda tek eksik şey şu anda, görev tanımlarının net olarak belirlenmemiş olması ve oyun alışkanlığının düşük derecede olması.
uğurcan-singo-davinson-apokerim-eren/jakobs-lemina-torreira-sara-sallai-sane-barış. eldeki en fizikli en dirençli kadro bu. hız olarak da güç olarak da üstün çıkarız. yedekten yunus, ilkay, eren/jakobs gibi en az 3 tane de değişikliğimiz olur. yorgun rakibe karşı yunus hele skor korumamız lazımsa tempoyu ayarlamak için ilkay çok iyi bir hamle oluyor. defansif kalmak için sane-jakobs değişikliği ile kanatları sallai-eren/jakobs'a çevirebiliriz. barış'ı kanada çekip icardi'yi son 10-15 dk içeri atıp şişirme topa vursun diyebiliriz. ama günün sonunda osimhen yok. bu maç için umudum az artık.
bir önceki maçta sane’ye bile isteye pas vermeyen yunus’la ahmet’e pas vermeyen barış alper’in kesik yemesini dilediğim maç. galatasaray’ın en az 2 gol atmasını engellediler. yok anlık yanlış karar vermişler falan geçelim bunları, birisi bencillik etti ahmet’e pas vermedi, diğeri muhtemelen gruplaşma yolunda sane’ye pas vermedi.
benim kadro tercihim;
uğurcan
singo davinson apokerim jakobs
sane lemina ilkay torreira sara
sallai
şampiyonlar liginde deplasmanda beraberlik iyidir. bu kadro da o beraberliği bence alır.
son 10-15 dk. icardi sara ahmet kutucu vs. girer.
yeterki gol yemeyelim gol buluruz.
bir sezon aradan sonra ait olduğumuz yerdeyiz, şampiyonlar ligindeyiz.
şampiyonlar ligi 2025-26 sezonundaki ilk maçımız.
ilk hafta maçlarında salı ve çarşamba günü maçları gösterdi ki rakip küçümseyeni cezalandırırlar. maçta 2 ya da 3 farkla öne geçtiğinde ligi düşünüp rotasyon değişimleri yapıp gevşersen cezalandırırlar.
bu yüzden ilk düdükten son düdüğe kadar: full konsantrasyon!
son dakikalara önde de girsek geride de girsek berabere de girsek gevşemek ya da dağılmak yok!
şampiyonlar ligi takımı olduğumuzu gösterme zamanı! öyle bir oyun oynamalıyız ki rakiplerimize "daha bu takıma osimhen dahil olacak" dedirterek rakiplerimizi ürkütmeliyiz.
bu maçla ilgili en büyük çekincem kalecimiz uğurcan'ın ilk şampiyonlar ligi maçı olması. ne kadar tecrübeli olursan ol şampiyonlar ligi başka bir seviye. herkesin hayalini kurduğu bir arena. bu yüzden oyuncuların bu ilk maçlarda ya elleri ayakları titrer ya da öyle bir konsantre olurlar ki bu ligin hakkını verir. bu ligi hak ettiğini, bu ligin oyuncusu olduğunu gösterir. umarım ikincisi olur uğurcan için. sahaya dizildiklerinde şampiyonlar ligi müziğini duyunca nasıl tepki verecek merak halindeyim.
rakipten ziyade bizim ne yapmak istediğimizin önemi var. takım kazanmaya çıkarsa gayet de kazanıp gelir.
fizikli ve atletik bir kadro tercih edilmeli. lemina geldiğinden beri ara ara uyguladığımız dengeli bir oyuna dönmeliyiz.
sadece konsantrasyon. başka bir şey değil. geçen yıl tottenham gibi bir ingiliz takımını yerden yere vuran da galatasaray, savaştan dolayı perişan olan ukrayna takımına gücü yetmeyen de aynı galatasaraydır.
okan hocanın aklına, motivasyonuna ve isteğine bağlı bir maç.
frankfurt oldukça tempolu ve bize çok ters gelebilecek bir takım. umarım bu maçı rus ruletine çevirmeyiz yoksa fark yememiz kaçınılmaz. bayern deplasmanındaki gibi dengeli bir oyun anlayışıyla oynamamız şarttır.