liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.
ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.
oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.
bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.
ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.
25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.
ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.
oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.
bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.
ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.
25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.
ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.
oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.
bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.
ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.