ben 2-0'lık skora rağmen stresten kaşınırken babamın ilk yarının son düdüğü çalar çalmaz "totnım küme düşüyormuş, yazık adamlara" diyerek 79. kanala* zapladığı fantastik maç.
ondan sonra psikolojik üstünlüğü kaybettik falan diye ağlıyoruz.
hadi bizim mental sağlık diye bir şey kalmadı ama bu adamları nasıl yeneceksin?
adam 1963 doğumlu, 1973 şampiyonluğunu muhtemelen bir hafta sonra gazeteden falan okumuştur. yani 24 yaşına kadar beklemiş adam akıllı şampiyonluk görmek için. biz puan farkı 7'den 2'ye indi diye ağlayıp sızlıyoruz. adamlara bana mısın demiyor...
bu da öyle bir maçtı işte, ligde uzun zaman sonra sadece yapmamız gerekeni yapmayı becerip istediğimizi aldığımız...
kocaelispor maçı’na göre daha konsantre bir takım görsek de söylemlerin altının dolmadığı bir başka maç. zaten 3-5 günde çok büyük değişiklik beklemek hayalcilik olurdu. takımdaki sorunlar aynen devam ediyor. basit pas hataları, bireysel girişimler dışında üretememe, orta sahadaki kırılganlıklar bu maçta da devam etti. galatasaray takımı içeride puan kaybı yaşadığın maçın ardından “artık tek maça düştük”, “yeni bir dönem olacak” diye lanse ettiğin, üzerine rakibin de puan bıraktığı noktadan sonra bu maçı 2 isabetli şut, 2 isabetli orta ile tamamlamaz. ikinci yarı kaleye isabetli şutu yok takımın. başakşehir daha geçen hafta bu takıma karşı 50’ye yakın rakip ceza sahasına girdi. 10’u isabetli 21 şut attı ve 3,79 xg üretti. maç 3-0 bitti ama kaçan 4 de net pozisyonları var. savunmaya dönüyorum 7 maçtır golü unutan rakipten gol yiyip, 11 şut izni verilmez. benim adıma dağ fare doğurdu yine. 3 puanın önemli olduğu haftalarda oyunu göz ardı edenler olabilir ancak şampiyonluk moduna girmemiz, iştah göstermemiz gereken bu tür maçlarda böyle uyutan bir futbol izlemek bana yeterli gelmiyor.
not: işbu entry zaten yeterince ve haklı olarak eleştirilen hakem konusundan bağımsız yazılmıştır. orası facia zaten ancak futbolumuz da iyi sinyaller vermiyor.
gerçekte galatasaray'ın 60. dakikada 3-0'ı bulduğu ve farkı daha da artırmasının gayet olası olduğu maçtır. ama hacıosmanoğlu ve köpekleri yüzünden son yarım saati rölantide geçmek varken yine strese girdik. burada takıma ve okan buruk'a da söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum açıkçası. bariz gol atıyorsun, var'da ailesine edilen küfür ve beddualardan zevk alan bir tane fenerli iptal ediyor. oyuncu da eeeh yeter lan diyebilir, insanlık hali.
sonrası da jakobs, torreira ve barış'taki fiziksel düşüşün getirdiği suni gol ve baskı. kocaeli felaketinden sonra takımın verdiği reaksiyon ve bir saatte 3-0'ı alacak oyunu oynadıkları için kendi adıma teşekkür ederim.
bizim gol ofsaytsa gençlerbirliğinin golünde çok daha net ofsayt var. ama kimse bakmaz tabii...
tarihe not düşülsün;
hakem sallai’ye cezalı duruma düşeceğini zannederek sarı kart verdi.
olmayan ofsaytı inceleye inceleye vererek golümüzü iptal ettiler.
ey galatasaraylı unutma bunları. tarihin şaibeli diye yazdığı bir başka maç.