90 dakikasını izleyebileceğimiz bir yer var mı arkadaşlar. puan farkını 8e çıkardığımız maç.

dümdüz edip puan farkını 8'e taşıdık çok şükür.

gs Vector Logo

3-1 yapana kadar kötü, sonrasında da vasat oynadığımız maç. ancak buna rağmen deplasmanda 5 gol atan bir galatasaray. 2-2 olacakken maç 3-1 oldu ve hem rakibi hem de taraftarları kırmış olduk.

oyunu dengeli oynamak zorundayız, 8 puanlık çok büyük avantajı iyi değerlendirmeliyiz. lig çok uzun, biten hiç bir şey yok. çok zor deplasmanlar var önümüzde.

ciddi bir avantaja sahibiz ancak bunu değerlendirmek adına takıma katkı sağlayacak isimleri takıma katmalıyız.

herkesin yeni yılı kutlu olsun.

kayseri'de karşılaşma sona ermiş, galatasaray koskoca bir 2024 senesini deplasmanda maç kaybetmeden bitirmiş, oyuncular tatile gitmeden sevinçlerini taraftarla paylaşırken, muslera gencecik berat'ı en öne yollayıp, üçlü çektiriyordu... bitmiyordu, maç fotosu olarak da berat en önde, arkadaşları arkasında objektiflere poz veriyordu...
gün içi babannesinin vefat haberini almıştı berat, buna rağmen gencecik yaşına rağmen "dirayet" göstermiş, maça çıkmıştı... arkadaşlarının özverisini takdir ediyor, onun acısını da paylaşıyordu muslera ve arkadaşları...

rakiple formasını değiştiren ve bu soğukta sadece atletle kalan sanchez'e de bir anne duyarlılığı ile kabanını giydirmeye çalışıyordu mertens...
"galatasaray bir halatı hep birlikte çekenlerin; hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır." demişti ya baba gündüz, işte onun tarif ettiği takım bugün kayseri'deydi...

nasıl yeneceksin bu galatasaray'ı? nasıl?

ara ara dolu, bazen de yağmur atıştıran soğuk bir pazar gününe galatasaray, ilk atakta bulduğu penaltı golüyle içini ısıtarak başladı taraftarının. son iki sezonda bu sahada üç puan alamamıştı okan hoca ama şimdi rakibi fenerbahçe'ye 8 puan fark yapma şansı vardı... bundan daha büyük motivasyon olur muydu?
golün arkasında fark ikiye çıkacaktı ki osimhen'in yunus'a "al da at" pasında ev sahibi savunma daha dikkatliydi. galatasaray oyunu rahat götürecek diye hesap ederken, kullanılan bir köşe vuruşunda adam paylaşımındaki hatalar bahoke'yi boş bıraktı, onun kafa vuruşunu herkes seyretti. kayseri attığı eşitlik sayısının moraliyle muslera'nın kalesine daha cesurca gitti, ikiyi de bulacaktı ki sanchez hızır gibi rakibinin şutunu yatarak engelledi.

son haftalarda galatasaray'ın parlayan yıldızı kimdir? şüphesiz bir çoklarının cevabı yunus olacaktı. işte o yunus, trabzon maçından sonra kayseri'de de "messileşti", orta sahadan aldığı topla rakip savunma üzerine alberto tomba misali slalomlarla gitti, osimhen'e aktardığı topta nijerya'lının pasında mertens kaçırdı ama barış affetmedi.

galatasaray yine öne geçmişti, topa eskisi kadar hakim olamıyor, orta sahada pres yapıp rakibi eksik yakalayamıyor, sol tarafı jakobs'la "yol geçen hanı" olmuş ama tabelada öndeydi. zira kaliteli ayaklara sahipti, sara savunma arkasına topu yolluyor, barış'tan önce savunma kornere atıyor, rakibin gol için karimi ile heyecanlandığı anda muslera "no pasaran" diyordu...

"atamayana atarlar" tabiri futbolun yazılı olmayan kurallarındandır. ikinci yarının başında yine galatasaray'ın sol tarafından kayserispor'un geliştirdiği bir akında muslera bir kez daha boa morte'ye geçit vermezken, dönüşünde yunus resital yaparak farkı ikiye çıkarıyordu. kayserispor'un kullandığı korner atışında topla buluşan genç yıldız, meşin yuvarlağı sürdü, sürdü, sürdü ve onurcan'ın koruduğu kalenin ceza sahasına girmeden bir hafta önce uğurcan'ı avladığı gibi onurcan'ı da kurbanlarının listesine ekledi... ne goldü ama... messi izlese alkışlamaktan avuçları patlardı... dries mertens ve osimhen ise şaşkınlıkla bakakalıyordu...
skoru ele geçiren deplasman ekibi, daha öz güvenli oynamaya, ev sahibi sarı kırmızılılar da motivasyonu kaybedince kayserispor kalesinde pozisyonlar da daha sık görülmeye başlandı. jakobs siftahı denedi, az farkla korner oldu, yunus'un jeneriklik şutu ahlar vahlar arasında direği sıyırdı da muslera'nın uzun topunda yine sahneye yunus çıktı, osimhen'i boş gördü, "kral" da ikinci golünü yazıverdi tereddütsüz.

üç dakika sonra osimhen'in "al da at"ını çömertce harcayan barış, oyun bitmeden yunus'un ikramında karadeniz inatçılığı ile topa abandı, bereket üst direk kırılmadı ama tabela değişiyordu: 1-5...

atılan her golü berat'a armağan eden topçulara nazire yaparcasına okan hoca da genç topçuyu son dakikalar oyuna aldı, o da bı kısıtlı sürede yeteneklerini göstermekten geri kalmadı, batshuayi o harika pası gol yapsa, hanesine asist de yazdıracaktı genç berat...
hakem oyunu 9 dakika uzatsa da, maçın skorunu bağlamıştı futbolun ilahları, sanchez'in iki adımdan şutu onurcan'ın yüzünde patlıyor, bir dakika sonra muslera'dan seken top boş kaleye yuvarlarken boa morte, yine araya galatasaray ile 100. maçına çıkan abdulkerim'in o "tanrının ayağı" engel oluyordu...

5 yıldız yolunda rakibi fenerbahçe'nin puan kaybettiği haftada hanesine üç puan yazdıran okan buruk artık sayısını akılda tutamadığımız onlarca rekoruna bir başka rekor daha eklerken, senenin son maçının bitiminde herkes 2025 yılında görüşmek dilekleriyle mutlu mesut tatile çıkıyordu...

iyi tatiller...

kaynak ve maçtan fotoğraflar: blogspot

öğlen 12'de kayseri için yola çıktım. 15.10 sularında stadyumun önündeydim ve tahmin edebileceğiniz gibi maça anca 4 gibi girebildim. gayet keyifli ve güzel maçtı. yunus'un golünde ki şut bizim kaleye doğruydu ve top resmen alev aldı. inanılmaz bir gol oldu. takım ilk yarıda kötüydü fakat ikinci yarı topladı, rakibi ezdi geçti. arabada eve dönerken artık her sene sanki galatasaray şampiyon olacakmış gibi bir his oldu. umarım hissim bir hissiyatın ötesine geçer, münih misali yıllarca şampiyon oluruz.

mesaj verdiğimiz maç. bugün aynısını liverpool'da yaptı.

(bkz: 22 aralık 2024 tottenham liverpool maçı)

gs Vector Logo

yunus akgün’ün 51. dakikadaki golüne kadar oldukça kötü oynadığımız maç. o golden sonra takımda rahatlama ve kayseri’nin maçı bırakıp geride boşluk vermesiyle maç farka gitti. bu maçın olumsuz yönleri olumlu yönlerine çok daha ağır basıyor zannımca. sakatlar çokken 4-2-3-1’e dönmemizi savunuyordum ancak tam kadro neden geçtiğimize henüz anlam veremedim. takım bu formasyonla çok ciddi oyun kurma problemi yaşıyor, topu yere bir türlü indiremiyor ve sürekli uzun vuruyor.

anlık tabloda puan farkının 8 oluşu ve mevcut ortam taraftarı doğal olarak rahatlatmış olsa da, oynanan oyun büyük hedeflere ulaşma anlamında beni çok ciddi şüphelere düşürdü.

maçın ilk yarısı beni son derece rahatsız etti. eleştiriyse bugün daha anlamlı. bu sezon şu ana kadar ligdeki konumu iyi olmayan trabzonspor'a geçen hafta az daha kaybediyorduk, bu hafta ise düşme hattı civarındaki kayserispor'a karşı ilk yarı bu maçı çok kötü oynadık. takım savunmamız hakkında net çözüm gerekiyor. bireysel hatalar da oluyor ama sorunu komple burada arayamayız. ayrıca üçlü savunmada işler yolundayken neden dörtlüye döndüğümüzü de anlamadım. buraya takılmıyorum ama takım savunmamızı mutlaka düzeltmemiz lazım.

bu takımın neden mental olarak çok güçlü olduğunu bir kez daha gördüğümüz karşılaşma oldu.
1-0'dan sonra hemen 1-1'e gelmesine rağmen silkelendik ve ilk yarı bitmeden yine üstünlüğü ele geçirdik. skor ne olursa olsun, beraberlik golünü de yesek, 2 farklı geri de düşsek; sahada oynayan oyuncuların tamamı (sayıdan bağımsız, 10 kişi olsak bile bu durum değişmiyor) galibiyete olan inançlarını ve gayretlerini son saniyeye kadar ortaya koyuyor. o yüzden zaten skor 5-1'ken bile hala rakip kaleye "gol atmak istiyorum" dercesine gidiyor veya kendi kale çizgimizde kendini topun önüne atan bir abdülkerim bardakçı görebiliyoruz.

kayserispor'un korneri sonrası kontraya çıkıp yunus'un 60-70 metre sürdüğü top sonrası raket gibi sol ayağı ile attığı gol şimdiden sezonun bizim ve ligin adına en iyi ve güzel gollerinden biri şüphesiz. yunus akgün artık futbol oynamaktan çıkıp sanat icra etme aşamasına geçmiş durumda. her geçen gün üzerine koya koya gidişini görüyor ve izliyor olmak, benim adıma paha biçilemez.

okan buruk döneminde kayseri deplasmanında aldığımız ilk galibiyet olması ve en yakın rakip ile puan farkını 8'e çıkarmış olmamız ile fevkaladenin fevkinde bir maç oldu bizim için.

okan hocam başta olmak üzere bütün takıma 2024 yılındaki gayretleri için teşekkür ediyor, yeni yıl için de bol kupa ve şampiyonluklar diliyorum.

gs Vector Logo

torreira ve sara'nın yorgunluktan orta saha dominasyonunda zorlandığı mücadele. torreira açısından saha dışı etkenler de var. yine akıllar bir yandan da tatildeydi. ilk yarı biraz tutuk olmamızı bunlara bağlıyorum.

yunus, mertens, davinson, ve osimhen yine çok iyiydi. barış alper'i goller haricinde pek beğenmedim. rakibin puan kaybedip moral olarak çöktüğü hafta bol gollü kazanmak çok iyi oldu.

gs Vector Logo
« / 66 »
Kayıt Ol