sanırım yine oyunun kuralları falan değişti.
hatırlayalım. selçuk inan'a çok absürt bir faul yapılmıştı. selçuk inan arkasından kendini bir türlü bırakmayan rakibine geriye doğru tabanıyla karşılık vermişti. selçuk inan kırmızı kart görmüştü.
faulün öncesi sonrası cezayı etkilemez. önce o kırmızı kartlık hareket yaptı, sonra diğeri yaptı, o yüzden sonrakini iptal ediyorum ama ilki geçerli diye bir saçmalık olamaz. aynı şekilde sarı kart için de geçerli bu. öyle olmasaydı...
yani ardıllık öncüllük geçerli olsaydı faullerde, saha içinde kavga edip itişen futbolculara her zaman aksiyonu başlatana ceza kesilir diğerine hiçbir koşulda verilmezdi.
farz edelim diyorum, osimhen faul yaptı bu maçta rakibin 10 kişi kalmasına vesile olan dirsek yediği pozisyonda. ne fark ediyor tam olarak?
bu böyle bir şey mi?
adam faul yapsın, ben de adamın kafasına tekme atayım o zaman. önce o faul yaptığı için sıkıntı olmaz öyleyse. böyle bir mantık mı var?
ikinci olarak.
ayağa basıyorsanız sarı kart veriliyor. şiddete bakılıyor mu? yüze hamle oluyorsa sarı kart veriliyor, hele dirsek ile hamle varsa. şiddete bakılıyor mu? şiddet, kartın rengini değiştiriyor iki durumda da.
ne garip işler yahu. yüzde 10000 doğru kararı lekelemeye çalışıyorlar.
hakkıyla kazanmıştır gala'm.
gala'mdan puan almak için her türlü sertliği yapacaksın. hatta yeri gelip kollanacaksın. kartların es geçilecek. sertliğin dozajını en üst baremden gireceksin. oyuncuların sıkıntı çıkmasın diye pata küte dalacak. kendi akılsızlıklarıyla sarıları peş peşe görecek. sen aldığın bu riskin bir sorumluluğu olmasın isteyeceksin.
hadi oradan.
devam.
göztepe geçiş takımı. çok da eforlu oynuyorlar. ilk yarı sallai sallanınca sanchez'i çok zorladılar. kontradan da gol yedik. ancak mağlup durumdayken bile yenileceğimizi gram düşünmedim. kaldı ki maçı iyi takip ettim. ben yunus çıkar diye bekledim. okan hoca prensini çıkarmaz diye düşündüm ve icardi girer diye tahmin ettim.
icardi girince 442 yaptık ve bambaşka bir oyuna döndük. üstüne hocanın çok ince bir dokunuşu oldu. lemina'yı stopere çekip ince oynayabilecek kaan'ı liberoya alınca topu alma süremiz kısaldı ve topu tutmada da yüzdeyi yükseltti. çok ekstra paslar yapmak istedi oyuncular yay çevresinde. hızlı bir kanat değiştirme yapsak sürekli pozisyona girerdik. göztepe iki forveti görünce merkezi kapattı ve kanatları boşladı. sane ve sallai de o saatten sonra şov yaptı. tek eksik gördüğüm nokta osimhen çok yoruldu. hocamız çok geç aldı osi'yi oyundan. top bizim kaleye gidince ya da korner falan olunca osi bizim yarı sahada dizinin üstüne çöküp dinlendi, kendini son dakikalarda sola atması taktikten değildi. biraz daha az top gelsin mantalitesiydi.
üç puanı üç golle yazdırdık haneye şükür.
takım olarak biraz tutuk başlasak da iyi reaksiyon verip güzel mücadele ettik. zorlu bir rakibe karşı avrupa dönüşü rahat bir galibiyet almak özgüven aşıladı. tebrikler takıma.
aramızda dahil olmak üzere bu maçta görülen kırmızı karta " ağır oldu" yorumları yapılan maç.
öncelikle maç hakkında hiç yorum yapmadım. bu sabaha salim kafayla maçı tekrar izleyip yazarım diyordum ama bazı yorumcuları ve yorumları görünce sinirime hakim olamadım. bu karar ağır filan olmadı. ağır olan abdülkerim'in hava topuna çıktığı sırada yüzüne bile gelmeyen hareketine kırmızı verilmesiydi. 1.90'lık adamın yüzüne kadar kalkan bir kolun yüzüne net temasına sarı kart verilmesi neden ağır oluyormuş?
önce osimhen faul yapmış ondan dolayı sarı kart olmamalıymış. ikisi bileşik bir pozisyon ve içerisinde itme çekme olur. zamanında keita'yı r.carlos çeke çeke gitmesine izin vermemiş sonrasında da dönüp vurduğu için kırmızı görmüşlüğü aynısını selçuk inan'ın yaşamışlığı oldu. o zaman kim çıkıp bu kadar konuşmuş? ki bu pozisyonda ikili mücadele olduğu çok bariz. osimhen'in "avrupa'da bu sarı kart" demesi bile olayı çok güzel özetliyor.
artık yeter. bu kadar objektiflik algısı altında hep biz yumuşak karnımızı göstermek zorunda değiliz. sustukça bazıları iyi niyetimizi sorgulayıp bize yafta yapıştırmaya başladı. "40.ıncı dakikadan sonrasını yorumlamaya gerek yok" demiş dönercinin biri. sen yorumlama zaten "ayı". sen kimsin de kul hakkından filan bahsediyorsun?
hepsi eşşek gibi biliyorlar pozisyonun sarı kart olduğunu. daha öncesinde 3 kez kramponlara basıldı hakem sarı kart vermeyi geçtim bir de faulü karşı tarafa verdi. sane'yi gözünün önünde biçtiler ceza sahasınnın önünde onu bile vermedi faul olur da gol atarız diye. halen daha neden incelendiği belli olmayan bir golümüzü yemeye çalıştılar.
bu kadar fahiş hakem hataları sonrası ayağa kalkması gereken bizken bir de aramızda bile hala buna paye verenler var olması çok garip. kardeşim top oynayarak yenemiyorsunuz diye neden arkadan dolanmaya çalışıyorsunuz. biz ne diye o zaman daha iyi olsun diye yönetimi, hocamızı, futbolcumuzu ,taraftarı eleştiriyoruz? biz salak mıyız da olayı tff, hakemler vs. diye sulandırmıyoruz? biz kendimizi eleştirdikçe bunlar iyice kendini adamdan saymaya başladı.
bu maçı bileğimizin hakkı ile kazandık. varsa başka delikanlı gelsin karşımıza çıksın görelim. karşımıza çıkamayıp ödlek gibi başkalarının arkasına saklananlar yarın er meydanına çıkınca hangi deliğe girecekler hep beraber göreceğiz.
hepinizi eze eze kabul ettireceğiz. bizi top oynayarak bu ligde kimse yenemez. bu ormanın kralı biziz.
verilen yüzde 100 doğru kırmızı karta üzüldüğüm maç. bu konuda yalnız olduğumu da düşünmüyorum. esasen maç 11'e 11 iken üst düzey bir maç izliyorduk ve herkes bundan mest olmuştu. göztepe kırmızı yiyip gömülünce oyunun profili bir anda değişti. ben böyle üst düzey giden bir maçın ritminin şanssız bir kırmızı kart ile bozulduğu için üzüldüm. göztepeli oyuncu gaza gelip osimhen'i defalarca tokatlayınca haliyle ikinci sarıdan atıldı. ne türkiye'de ne avrupa'da bu tip pozisyonları affetmiyor hakemler. kolun yukarı kalktığı her an kart riski büyüyor. güreşerek oynayan barış bile bu sebepten kollarını 45 derece üzerinde açmamaya özen gösteriyor.
maça dair hiçbir pişmanlığım, hiçbir olumsuz düşüncem yok. her maç kendilerini yere yatarak penaltı jokeri kazanan, bahisçi hakemler tarafından ayrıcalık tanınan illegal futbol örgütünün yaptıkları normal kabul edilen distopya bir ligde biz bu maçı sonuna kadar hak ederek, eze eze kazandık. 3 puan bizim. gerisi hava cıva.
sıradaki gelsin.
rakının kirmizi kartinda ilk faulü osimhen yapmış, orada dursaymiş oyun rakip oyuncu o hareketi yapmazmış.
yeni moda söylem bu çünkü kural kitabini bu yüzsüzlerin yüzüne vurunca simdi de buna sığınıyorlar sanki bu zamana kadar bu ligde atlanan tek faul osimhen'in yaptığıymiş gibi ki bence faul yapmıyor ya neyse.
şu pozisyona bakalım şimdi, bu pozisyonda selçuk kırmızı gördü.
youtube
sara’nın öne çıkmasını bekliyordum zira geride asla pas yapmayan ve baskı yemeyen takıma gol atabileceğimiz yöntemin uzak şutlar olduğunu düşünüyordum, maalesef sete oturmakta zorlanıyoruz. onun dışında çok uzun zamandır dinlenmişti, bugün hareketini yapmalıydı… şükür yaptı ve golden sonra rakibin düşmesi kendisinin de motivasyonuyla mutluluk verici bir şekilde bitirdi maçı.
çok net bir şekilde %50’mizin osimhen olduğunu gösteren bir başka maç. berbat oynarken yoktan bir gol var etti, bir de kırmızı aldırdı. hem mücadelesiyle hem de skorlarıyla takımı yukarı çekti. aksi halde maçı bu seviyede bir rahatlıkla kazanma şansımız yoktu.
ne yazık ki maça yine setsiz ve planlarımız zayıf bir şekilde başladık. maç başından belli ediyor hocanın açıklamaları kendini, “bekleri birebirleri zorlayacağız, 3.bölgede yeteneklerimizle oynayacağız, dribling kabiliyeti” minvalinde konuştu. yani set beklemeyin dedi. burası üzücü.
ancak maça müdahaleleriyle 11’e 10’da avantajını çok iyi kullandı. barış-icardi değişikliğini hızlı gerçekleştirmesi şaşırttı. açıkçası aklıma gelmemişti böyle bir şey yapacağı. fiziksel olarak dövüşmek yerine, akılla alt etmeyi hızlıca aklına getirdi. ben her zaman olduğu gibi bi 15 dakika bekler diye düşünmedim değil.
peşi sıra lemina’yı stopere çekmesi, kaan ayhan’ı ön liberoya çekerek şut ve pas yeteneklerini kullanırken, ağır kalması dolayısıyla arka tarafta yaratabileceği riski ortadan kaldırdı. davinson’un da sallanan halinden kurtuldu. haftaya trabzonspor maçında lemina’nın stoper oynama ihtimaline karşın deneme, ısınma yapmış oldu. gerçi onuachu varken mantıklı mı tartışılır ama yerinde bir müdahale idi.
dennis ve ismail köybaşı değişikliği bize avantaj sağladı açıkçası, bu da bence kritikti maçı kolaylamamız adına, rakibin hatalarından biriydi.
ucuz yırttığımızı düşündüğüm bir maç, sakatlığı, hatası, kırmızısı… ama bunu sağlayan şey osimhen gibi bir süper kahramanımızın olması bence. allah kendisinden razı olsun. ivme gerektiğinde hep orada.
hem maçla alakalı hem maç dışı, icardi belki ağırlaşmış, zaten ağırlaşmıştı, daha da ağırlaşmış… fakat güçlenmiş, herkes kilo diyor ama sanki güçlü gibi görüyorum. bence koordinasyon eksikliği var, yeni vücuduna alışması zaman alacak. sonrasında yine kaliteli dönecek. inanılmaz bir yetenek, onun da bize verdiği büyük ivmeyi unutmadan son ana kadar desteklemeye çalışmak lazım. en azından takıma karşı olumsuz bir hareket yapmadığı sürece…