bütün takımın, teknik heyetin aklı liverpool maçında. herkes sakınarak oynadı. hoca da yine değişikliklerle takımı çorba yapınca alanya çok fırsat buldu. böyle maçları eskiden muslera kurtarırdı bu gün de uğurcan kurtardı. yürüyedur cimbomum. şen ola cimbom şen ola.
metehan baltacı hamlesiyle okan buruğun ben bu takımın teknik direktörü olamam dediği maçtır. yaptığı bütün hamleler takımı geriye götürdü. bu takım başında teknik direktör olmadan sahaya çıksa bu kadar kötü oynamazdı emin olun.
tabir-i caizse çorba gibi bir maç. kimin oynadığı, nerde oynadığı belli olmayan, hangi oyun planının nasıl denendiği belli olmayan, uğurcan'ın 3 puan aldığı bir müsabaka.
sonucuyla süper lig tarihinde bugüne kadar başarılamamış olan (hatta buradaki bir çok yazarın sadece anılarını dinlediği 96-2000 jenerasyonu da dahil) 7/7 başlangıç galibiyet serisiyle lige devam ettiğimiz mücadele. avrupa maçları önü ve sonrasında puan kaybetme kredimizi hala kullanmamamız çok iyi oldu. oyun oldukça kötüydü ama liverpool maçına geride 5’li 6’lı durarak çıkmayı planlıyoruz belli ki. ve bunu test etmek istiyoruz 2 maçtır. ancak oldukça başarısız testler verdi takım bu süreçte.
anadolu takımına karşı kazanıp da bu kadar rezil olduğumuz bir futbol maçını ömrü hayatımda izlemedim.
tek kelime ile rezalet bir maç.
rezalet bir kadro yönetimi.
rezalet bir oyun şeması.
rezalet değişiklikler.
rezalet.
çok kötü oyun kurgusu çok kötü dizilimler çok kötü oyuncu değişiklikleri ve bitsin diye dua edilen bir maç.
hocanın bahanesi çoktur şimdi ama bir anadolu maçında da tüm bu saçmalıklara katlanmayalım.
twitter'a korkudan giremiyorum hala. her an yedik.. tiviti görücekmişim gibi geliyor. nasıl bi baskıydı arkadaş o :(
bir kez daha gördük ki thor bu takımın çimentosu. o yoksa kimi atsan ortaya olmuyor. önce lemina-sara sonra lemina-ilkay izledik ama o geçirgenliği bitiremedik.
alanya'nın beraberlik golü gelir belki diye özetini izleyemediğim maç.
öyle böyle bir rezillik yaşamadık. okan buruk'un mantıklı bir izahı vardır herhalde.