bu maçı kazanmanın bize öncelikle ilk 8 doğal olarak şubat'ta 2 az avrupa maçı oynama şansı vereceğini unutmamak gerekiyor. kaybetsek de ilk 8 iddiamız devam edecek ama neden her maçımızda en iyi 11'imiz ile ve kasarak oynayalım ki?
bu maçı kazanırsak mesela sivas deplasmanı sonrası gidilecek malmö maçını riske edebiliriz. sonrasında içeride kiev'i yenince 16 puanla zaten ilk 8 garanti oluyor.
o yüzden taraftar sıkıntısı da yokken vuralım geçelim. nasılsa sonraki maç içeride eyüp ile.
--- alıntı ---
''türk takımlarını pek sevmem. hollanda kulüplerinin türkiye'nin en iyi kulüplerinden korkmasına gerek olmadığını düşünüyorum. avrupa'da başarısız olmuş büyük futbolcuları transfer ederler ve büyük bir ismi olan teknik direktör alırlar. her yıl sürekli bir şeyleri değiştirirler. farklı oyuncular, farklı teknik direktörler... kesinlikle bir vizyonları yok. bu davranışlardan pek hoşlanmıyorum"
khalid boulahrouz
"türkiye'de, hollanda ligi'ni hafife almaları bana garip geliyor. son dönemdeki maçlara bakarsak, ajax - beşiktaş, az alkmaar - fenerbahçe maçları olsun... hollanda ligi, güçlü bir lig. türkiye'de bunu unutuyorlar galiba..."
orkun kökçü
--- alıntı ---
bu cümlelerin doğruluk payı var ama galatasaray'ın varlık amacı zaten bu genellemeden kendini ayrı tutmak. bize motivasyon lazım. okan buruk da tottenham maçından sonra çıkıp "işte türk futbolu bu" demişti mourinho'ya cevap olarak. yapı muhabbetini bile konsantrasyona çevirebilir galatasaray. biz böyle bir kulübüz.
gereğini yap okan hocam. dediğim gibi bize biraz motivasyon lazım. 3 hafta önce çoluk çocukla fener'i rezil etmiş bu takımla oynayacağız. aha bak bu da ekstra bir motivasyon.
bu maçta rotasyon yapılacağını düşünen arkadaşlar okan buruk'u sanırım pek tanıyamamış. okan hoca'nın mütevazı tarzı, kazanmaya olan açlığını ve hırsını gölgeliyor olabilir. okan hoca fırsatı olsa kupa maçlarını bile en iyi 11'iyle oynamak ister. hocanın gençlikten beri kazanmaya ve kupalara odaklı bir kariyeri oldu. avrupa'da gümbür gümbür gidiyorken, fenerbahçe'nin de kaybettiği bir deplasmanda en iyi 11'iyle çıkacaktır. kağıt üstünde en kolay görünen rfs maçında da böyle olmuştu. hatta son bodrum maçında takımın biraz kendini koruyarak oynaması da az alkmaar maçı içindi bence. dolu bir stat önünde, avrupa'nın göbeğinde okan hoca ve galatasaray en iyi şekilde maça çıkacak ve kazanmak için her şeyini verecektir.
bu maç 4 maçlık bir maç. rigas maçının kaybedilen 2 puanının önemini de hatırlatalım.
ilk 8 için ortalama 16-18 puan yetecek ve biz ill 6 maçta bu bareme ulaştığımızda hem son 2 maçı formalite oynuyoruz hem de şubatta 2 maç bay geçiyoruz. yani rigas maçı aslında o kadsr önemliydi ki. bu nedenle bir puan kaybı daha yaşamadan ilerlememiz şart. en azında aralık ve ocakta eahata ermek için bu çok önemli.
rotasyon yapılırsa galatasaray kültürü acısından üzücü bir maça dönüşür. ne olursa olsun galatasaray bu tür iddialı maçları maksimum gücüyle oynar, kuruluş felsefesi budur. hem daha ortada kazanılmış bir şey yok ne rotasyonu. şurda yenilip, malmö soğunda berabere kalsan geçmiş olsun, son maçın da kupanın favorisi ajax deplasmanı...
ayrıca fener'in rezil olduğu kazanmak herkese iyi bir gönderme olur. ilk 8'deki yerimiz için de bir çividaha çakarız.
göreyim benim takımımı...
bulduğumuzu atmamız gereken maç.
bıkkınlık verdik 50 tane pozisyondan 2 gol çıkarabilmemiz. kaçan goller artık komik futbol videolarına konu oluyor.
yeter illallah ettik. bulduğumuzu atalım gerisi gelir.
takımın
davinson nellson apo
barış sara toreira jelert
mertens yunus
osi
kadrosuyla çıkmasını bekliyorum. bats kenarda hamle oyuncusu olur. kazasız belasız sakatsız yorulmadan yenerek geçelim inşallah.
az alkmaar denince aklıma böyle isveç norveç belçika hollanda gibi ülkelerde modern sade efendi bir kasaba hayatı geliyor aklıma nedense. sessiz sakin huzurlu bir hayat. o şekil tasavvur ediyorum kafamda. alkmaar futbolda da öyle. şimdiye kadar hep kendi hallerinde takıldılar. efendi efendi maçlarını çıkıp oynadılar. bizde gayet modern bir müsabakaya çıkacağız. çayımızı kahvemizi alıp keyifle maç izleyeceğiz.
kendimizi dev aynasında görmemek lazım. büyük takım asıl böyle maçlarda kazanmakla olunur. tottenham maçında ki şevk, tutku, hırz, azim bu maçta da olmalı. galatasaray'ın dinamiklerinde her zaman bu vardır. kısır kabız futbol yoktur. okan buruk'un en sevdiğim özelliği rakip kim olursa olsun önde baskı yaptırması. tabiri caizse hayvan gibi baskı yaptırması hoşuma gidiyor. geçen sene içerde ve allianz arena da bayern'e bile bu baskıyı yaptık. yensek de yenilsek de ezik futbol oynamadık. işte bu kültürün oturması gerekiyor. az alkmaar genç ve koşan bir takım.
şunu da unutmamamız gerekir ki geride young boys, kopenhag ve sparta prag faciaları var. sakin ve kendimiz olursak bu maçı kazanmamamız için hiçbir sebep yok. olası galibiyet bizi ilk 8'de yüzde 95 tutar. ama birinci sırada da olabiliriz. kıçıkırık lazio bile birinci şuan. hedefimiz ilk 8 değil liderlik olmalı. ilerisi için nisan mayıs ayları hatta bir avrupa kupası daha neden olmasın çok ihtiyacımız var. rangers frankfurt bile final oynadı 1 2 sene önce biz neden yapmayalım.
sonucundan ziyade oyunu merak ettiğim karşılaşma. son iki sezondur bu tip maçların hepsinde sınıfta kaldık. ikişer kopenhag,prag ve young boys maçları . şimdi de benzer şekilde çok genç bir kadroya sahip olan alkmaar ile oynayacağız. yukarıdaki maçların bir tanesini kazandık bir tanesinde berabere kaldık ve geri kalanında kaybettik ama puan aldığımız maçlarda da oyunu rakibe vermiştik. bakalım bu sefer hatalardan ders çıkarılmış mı yoksa aynı yas aynı hamam devam edip etmeyeceğimizi göreceğiz.