city eski city degilmis. biz de eski galatasaray degiliz.
tamam city eski formundan uzak ama biz de eski formumuzdan uzagiz. hem de 25 yildir.
bugün babamı gömdüm sevgili galatasaray. bize bir güzellik yaparsan ancak sen yaparsın. hadi lütfen.
keyif almamız gereken maç. avrupa'nın en iyilerinden bir takımına ve dünyanın en iyi teknik direktörüne karşı oynayacağız. üst tura kalmamız kesin gibi. bu maçta bari oyuncularımız linçlenmesin. oyuncuları tek bir pası iyi atamadı veya şutu iyi çekemedi diye amatör küme topçusu ilan denler umarım bu akşam biraz salarlar.
normal şartlarda, ne kadar eksiği olsa da, manchester city'nin, son 15 gün içinde, atletico madrid beraberligi ile, şampiyonlar ligi'nde ilk 24'ü garantilemesi üzerine yapay bir pozitif havanın oluştuğu galatasaray'ı rahatça yenmesinin çok normal olacağı maç.
zira, okan buruk, takıma 2026 içinde zerre ikna edici bir top oynatmadı, hatta fenerbahçe, gaziantep ve karagümrük maçlarının toplamında neredeyse rezil bir futbol oynadık. evet görece rahatlık var, pozitif bir hava var, ama maç sonu olası bir mağlubiyet sebep değil, okan buruk'un son haftalarda çizdiği profilin sonucu olur.
kazanırsak büyük sükse olur o ayrı konu. ilk 8 için, fark atmaya odaklanmış bir guardiola takımını kendi sahasında mağlup edersen, kimse city'nin eksiği varmış, düşüşteymiş sallamaz, bir destan konuşulur, konuşulmalıdır da.
göreceğiz...
korkunç bir hücum hattı var rakibin. halland, cherki, marmoush, doku, foden uzar gider bu liste. ne atletico ne de liverpool bana göre bu kadar yetenek seti geniş bir kadroya sahip değildi. liverpool olağanüstü bir kadroya sahip olmasına rağmen yeni kurulmuş bir takımdı. savunmada hata yapmadan mutlak disiplinle tüm takım direnç göstermeliyiz. savunmada eksikleri var doğru ama mevcutta oynayan her oyuncu 30+ olsa dünyanın kontratını alır memlekette yine de gelir mi ayrı konu. ancak her takımın her oyunun bir panzehiri var. ikinci bölgede sağlam durup ön alanda şok press yaparak pozisyon üretiriz. önemli olan atakları bitirmek. rakibin bizden daha yetenekli ve iyi olduğunu bilerek, saygı duyarak ama gözümüzde büyütmeden galatasaray olduğumuzu unutmadan klasik büyük maç oyunumuzu oynamaliyiz. şampiyonlar ligi sezonunda atletico, liverpool, city gibi önemli takımlarla oynadık ve takımın gelişimi için çok önemli. düşünsenize barış, sara, yunus, sallai, eren ve hatta uğurcan gibi olgunluk dönemine giren oyuncular için bu maç büyük bir şans. lemina, sane, osimhen, lucas, davinson içinde seviyelerini herkese göstermek için şans. dağılmamak lazım. o gol şanslarını mutlaka bulacağız.
tam konsantre, istekli, hirsli, ama en onemlisi de mucadeleyi kora kor bicimde ne rakibi yucelterek ne de kendimizi kuculterek. galatasaray gibi oynayalim, sonuc kendini gosterecektir.
bugün twitter de önüme düştü city taraftarı ilkokul çocuklarının galatasaray marşını söylediği video, insan şununla ne kadar gurur duysa az.
en güzel reklam her zaman başkalarının senin adına yaptığı (övdüğü) reklamdır, günümüzün en büyük takımları arasındaki bir takım çıkıp taraftarlarına senin marşını söyletiyor bu inanılmaz haz veriyor şahsen bana. galatasaray'ın avrupa da bu kadar konuşulmasının, bilinmesinin en büyük sebebi bana göre taraftarıdır her dönemde belli takımlar (büyük takımlara kıyasla daha mütevazi) çıkıp büyük takımlara karşı zaferler kazanır o yıl içinde konuşulur sonra çoğu unutulur galatasaray'ı bu kadar popüler, konuşulmaya, haber yapmaya değer kılan şey taraftarının yarattığı atmosfer ve etkidir.
galerimde bi fotoğraf var galatasaray taraftarının stada girerken çekilmiş fotoğrafı çoğu kardan adama dönmüşler en sevdiğim galatasaray fotoğraflarından birisidir. mesela o havada maça gitmek sonra ertesi gün kalkıp tekrar gitmek en olmadık zamanda bile destek olmak bu taraftarın desteği bu takımı diğer takımlardan farklı kılan yegane şey.
(bkz: 11 aralik 2013 galatasaray juventus maci)
kar kış kıyamet demeden, en zorlu hava şartlarında şu boktan ekonominin olduğu dönemlerde bile imkan ayırıp stada gidip destek veren, sesi kısılana kadar bağıran herkese buradan teşekkür etmek istiyorum, bu kulübün bu kadar konuşuluyor, tanınıyor olmasının en önemli sebeplerindensiniz.
konusu açılmışken şunu da bırakmak istiyorum ingilizlerin maçtan çok galatasaray taraftarını seyrettiği anlar.
youtu
umarım bugünde hem oynadığımız futbolla hem de taraftarımız ile uzun yıllar sonra bile hatırlamaya değer bir gün yaşarız.
unutmadan çocukların videosunu da bırakayım görmeyenler varsa diye.
x
x
maçın keyfini çıkarmamız gerekiyor. ne kadar savunmada eksiği olsa da rakip m. city. hocası da son 20 yıla damga vurmuş pep hoca.
ceza sahasına çekilip rakibin set hücumu kurmasına izin vermememiz gerekiyor. iki kanat forvet, bir santrafor, iki on numara ve bir tane de ofansif sekiz numara var. beklerinde de birinin asıl mevkisi on numara diğerinin sekiz numara.
bunlara karşı çekilirsek iş yaparlar. orta sahada mücadele vermeliyiz. başka çare yok. yolumuz açık olsun.
daha yeni yani, akşamın bu saatlerinde maçın kafasına girebiliyorum. gündüzden malesef maçın heyecanı yüklenmedi. elbette bazı dış faktörlerin etkisi çok büyük. biraz da ölüm kalım maçımız olmadığı içindir. işte bu yüzden kafamız rahat, mentalimiz yüksek şekilde maça çıkıp city'yi manchester'da yenersek; nevi şahsıma münhasır tabirle manchester city'ye boruyu döşersek, aman sabahlar olmasın.