bu herifin mustafa fetişi beni bıktırdı bezdirdi. genç diye her oyuncuyu oynatacaksan git bal liginde oynayan 17 yaşında topçu getir onu da oynat. bu mustafa'nın zeka problemi var faul yapmamayı öğrenmeden 1 dakika bile gecirmemesi lazım bu takımda altyapıymış gençmiş tiksindim artık sen öğretemiyorsan gidecek öğreten birinin yanında futbolcu olmayı öğrenecek önce her maç oyuna alıyorsun sırf gençleri sevmediğinin aksini ispat etmek için

bjk Vector Logo

juventus maçından ders çıkarırız dedim ancak asla ders çıkarmamışız. 2 tane 6 numara garabetinden kurtulmadığımız sürece bu takım ne defans ne de hücumda etkin olabilir. maçtan önce şöyle söyledim, eğer mevkiileri bozmadan kura çekerek kadro kursak bu maçı yine de kazanacağız. çünkü beşiktaş'tan kat be kat iyi bir kadromuz var.

dilimde tüy bitti, torreira-lemina üst üste biniyor, oyunu akıtma pratikleri yok. 3.bölgeye direk oynama ritimleri zayıf. 2 tane böyle adam bizi el freni yarı çekik oynatıyor. yakışmıyor.

bu maçtan bir örnekle pekiştirmek gerekirse bir pozisyonda lemina sara'lık yaptı ve golü bulduk. dribling, sane'yi half spacete topla buluşturduk, içeri koşu atıp stoperleri maniple etti ve osimhen bomboş...

ayrıca bu 2 tane 6 numaralı sistem sara'yı da çok averaj bir topçuya dönüştürüyor. sara 8 numara oynasaydı bu beşiktaş'ı rakip sahaya kapatırdık, topu bize verdiğine pişman ederdik diye düşünüyorum. en az 2 gol ilk yarından atıp beşiktaş tribününün 4'de 1'ini stattan ayırırdık. ancak 10 numarada adam dar alanlarda yok oluyor, yazık oluyor, çıkarken mini bir tepkisi vardı bence o da bunun farkında.

sane'yi de oyuna küstüren yine bu inat. al ver yapacak adam azalıyor orta sahada, birebir yakalayabileceği pozisyonlar azalıyor. half space denen alanlarda topla buluşmayan sane mızıkçı bir çocuğa dönüşüyor ve 10 senedir böyle bu durum. şaşıracak bir şey yok. hoca zayıf kaldı ve değiştiremedi. adam solda kenarda city'de kariyer sezonu geçirirken bile mızıtıyordu.

barış inanılmaz oynuyor, bu adamın karşısına alıp katlamadığı bek yok ama bugün hem beki hem zaghadou denen adamı aynı anda katladı. net penaltısı verilmedi. ancak bu adamı çok daha efektif kullanabilmek yine aralarda pas alabilen 2 oyuncuyla olabilir ancak. bunun için formül yine aynı: 6 - 8.

8 numarada sara oynamalı. o yoksa ilkay ya da nhaga olmalı. çok net bir görüntü bu. bunu söylemekten yılmayacağım. sara, yunus ya da lang'tan aynı anda 2'si sahada olsa, aralarda topu alsalar, döndüklerinde önünde koşu atan ya da birebir kalabilecek barış, osimhen, sane görse beşiktaş sahasında çıkamaz. savunmalar geri itilir.

osimhen çok ayıp etti, bence kırmızısı atlandı. hakem vermedi diye buradan ders çıkarmamak olmaz. ilk kez ciddi anlamda kızgınım kendisine.

bu maçta lemina-torreira sibobunu anlayamıyorum zira hoca kendisi şunu söyledi, rakip topu bize verecekti. beşiktaş'ı zayıf kadro yakalamışsın, o zaman topla daha mahir halinle olmalısın. evet gol yememek de önemli. evet şampiyonluğa gidiyoruz ama kusura bakmayın bu korkaklıkla bizim işimiz rakibin hata yapmasına kalıyor. bence sergen yalçın hakemle uğraşacağına rashica'yı atsa oyuna belki maçı en iyi ihtimalle berabere biteceğini sanıyorum. o nedenle eleştiriyorum. hıncal uluç'luk yapmıyorum yani. göz göre göre rakibin hatasına bırakıyoruz akıbetimizi, bu güçlü kadroya yakışmıyor.

son olarak liverpool maçı. umarım o gün yine torreira-lemina görmeyiz. rakip kaleye tehdit azaldığı sürece liverpool bizi kalemize iter oyun olarak, ecel terli bir maç görürüz. gideceğimiz yere kadar gitmişken korkmadan 3.5-4 yıldır oturan oyunumuzu oynamalıyız. zira yoksa bizi kaleye gömebilirler ve yine anlık bir hata bekleriz tırnaklarımızı yiyerek. lakin yorgun galatasaray o hatayı yakalayamayabilir. liverpool çok konsantre gelecektir, dişine kan değdirmemek lazım.

ben bu kadrodan genel olarak çok daha kendini bilen ve "akışkan" bir oyun bekliyorum.

kaybettik. pek sasirmadim. geçen sene de 4. duk ama derbi kazaniyorduk. simdi tonlarca para harcayip yine 4. ama derbi kazanamiyoruz.
rakip 10 kisi hemde

hakemin boey sakatlandığında oyunu durdurmasına rağmen, sarı kartı olan orkun, topa vurmuş ama hakem orda da sarı göstermemiştir.
ama kimse konuşamıyor.
konuşamaz.
yemez.
iki yüzlüler.
alçaklar.

gs Vector Logo

ilk yarıda sane'ye kırmızı kart çıkarılsaydı(bu sezon aynı pozisyonların hiçbirine kırmızı verilmedi),
sallai'nin yaptığı faullerin hepsine sarı kart verilip, ikinci sarıdan atılsaydı(sert hareketi yok),
osimhen'in düdükten sonra topa vurmasına ikinci sarı verilseydi(pozisyon faul değildi),
uğurcan kurtarışlar yapmasaydı,
stoperlerimiz defans yapmasaydı,
beşiktaş'ın çektiği şutlar gol olsaydı.
.
.
bjk kazanırdı.

ben demiyorum bjk teknik direktörü, yöneticisi ve türk spor basını söylüyor!*
bunun bile algısını bir güzel yedirebiliyorlar. yesinler umurumda değil.

kanırta kanırta yendik!

kırmızı gördüğümüz 62. dakikadan sonraki süre benim için abartısız koca 1 yıl gibi geldi. ilk yarısında iyi ve istekli oynayıp skor üstünlüğünü de yakaladığımız ve hata şansımızın olmadığı bu maçta 10 kişi kalmamız kabul edilebilecek bir hata değil. her ne kadar sane'nin orada kasti bir hareketi olmasa ve pozisyonun doğası gereği o müdahalede bulunmuş olsa da çok daha dikkatli olmalıydık.

aslında 2. yarının başı zaten belli etmişti görüntüyü. beşiktaş orta sahayı yürüyerek geçmeye başlayıp hem olaitan, hem güney koreli forveti, hem de cerny ile defalarca pozisyona girmişti. o bölümde hiç beklemeden bir tedbir almamız gerekiyordu ama bunu yapana kadar sane'nin kırmızısı geldi.

sonraki bölümde ise maç uğurcan + galatasaray savunması ile beşiktaş arasında geçti. osimhen'in ekmeğini taştan çıkarırcasına gayreti ile girdiğimiz pozisyonlarda da atıp da maçı bitirme şansını yakalayamayınca kalan dakikaları saniye saniye saymak zorunda kaldık.

bunca süre dayanıp tıpkı ligin ilk yarısındaki kadıköy deplasmanında* olduğu gibi uzatmada gol yeseydik, bırakın şampiyonluk yolunda 2 puan bırakmış olmayı, yaşayacağımız mental çöküşü tahmin bile edemiyorum.

şu an ise müthiş formda olan rakibin sahasından, tertemiz bir galibiyetle ayrılıyor ve önümüze bakmaya devam ediyoruz.

belki puan kaybederiz hayali ve beklentisi ile bu maçı bekleyen fenerbahçeliler'e ve tff yönetimine de tekrardan geçmiş olsun.

özel not:
aslanım uğurcan, sen gerçek bir şampiyonsun.
eline emeğine sağlık.
10 kişi kaldıktan sonra stratejiyi iyi kuran okan hoca'ya, ekibine ve son düdüğe kadar üstün mücadele gösteren bütün takıma helal olsun.

gs Vector Logo

galatasaray taraftarının bile en fazla 1 puan yazdığı maçtan galibiyetle ayrıldık.

bu saatten sonra iki maç daha üst üste kazanırsak güle oynaya şampiyon oluruz. milli arada ligin bitme ihtimali var.

(bkz: konsantrasyon)

maçın başında murillo sarı kart görmedi. aynı murillo tehlikeli atakta barış’ı düşürüp sarı kart gördü. ilk sarı verilse ya kırmızı görecekti ya da barış ceza sahasına girecekti.

osimhen topa dokunduktan sonra ersin’in baldırına bastı. faul oldu ve sarı kart gördü. udokhai de topa vurduktan sonra barış’ın bileğine bastı. osimhen’in ki faulse barış’ın pozisyonu da penaltı.

orkun barış yerde yatarken 40 metre koştu geldi şiddetli itiraz etti. hakem uyardı. sarı vermedi. abdülkerim’e ise ilk itirazında tak diye kart çıkardı. abdülkerim sonraki maçta cezalı duruma düştü.

clattenburg sane’nin pozisyonuna sarı diyor. zaten benzer pozisyonda orkun da sarı kart görmüş. skriniar’a faul bile verilmedi malum. ikinci sarıdan atılması gerekirken olmaması gereken bir var uyarısıyla direkt kırmızı kart gördü. 1 maç ceza yiyecekken iki maç ceza yiyecek.

agbadou ilk yarının sonunda osimhen’in ayağına bastı. faul bile verilmedi. sarı kartı es geçildi.

osimhen’in karşı karşıya kaldığı pozisyonda faul yok gözüküyordu. beni doğru açıyı veremediği için göremedik. devamında ise kaleye vuruş var. tepki amaçlı vuruş yoksa sarı kart verilmez. ama orkun oyun durduktan sonra tepki amaçlı topu dışarı vurdu. tabiki 2. sarısı verilmedi.

maçın sonlarına doğru singo hava topumda mustafa’nın üstüne çıktı. frikik ve sarı kart verildi. hemen ardından aynı hareketi agbadou ceza sahasında eren’e yaptı. biri sarıysa diğeri de sarı. tabiki verilmedi.

benim hatırladığım bunlar. beşiktaş’ın lehine olup verilmeyen sadece sane’nin 2. sarısı var, o da direkt kırmızıyla bizim aleyhimize döndü. biz ise sonraki maçları etkileyecek zararlar gördük. ama maç galatasaray lehine yönetilmiş gibi konuşuluyor.

tinercilere 10 kişiyle 1-0 koyup kritik virajı döndüğümüz maç. taylan ve halil üzerinden yaptıkları kahpe algı, adalı'nın düşük iqsuna rağmen yaptığı açıklamalar, 10 kişi kalmamızda haklı olsa da hakemin maçtaki rezil yönetimi derken maç sonu mesaim anca bitti. twitter'dan girdim redditen çıktım, ekşiden sapladım facebookta inlettim * askerlik arkadaşımdan tut jk taraftarı akrabalarıma telefon ziyaretinde de bulundum şimdi keyifle kahvemi yudumlayıp eski açık'a, tinerci şişko htalks'a falan bakacağım *

(bkz: şen ola cimbom şen ola)
(bkz: fenerin köpeği ibne beşiktaş)

bu kadar kudurmalarının nedeni bu maça istisnasız puan kaybı yazmalarıydı. galatasaray'ın kazanması hepsini küp gibi yaptı. o yüzden ağızlarından salya aka aka uzun bir süre bu maç üzerinden algı yapacaklar. fenerbahçe yine bu mağduriyetten avanta alacak. galatasaray'a konya maçında ki gibi hakem hatası yapılmasının önü açılacak.
üç puandan fazlasını aldık bu maçta ancak sezonun geri kalanında çok daha fazla masada olmak lazım, hırsıza hırsız olduğunu sürekli hatırlatmak lazım. yoksa bu maç üzerinden galatasaray üzerine oyunlar oynananmaya devam edecek. tüm galatasaray camiası uyanık olsun.

« / 105 »
Kayıt Ol