ayrıca şu anda transfer ve başarı diye haykıranlar şunu bilmeli ki beşiktaş'ın değerleri bunlardan önemlidir, aksini iddia eden kulübün satılmasına sebep olabilir, zaten bazı güçlerin istediği bu ama taraftar buna müsade etmemeli.

fikret orman gibi çıkıp ilk 2 yıl gerekirse kan ağlayacağız, bana 2 yıl verin, pahalı transferler beklemeyin denilse, küçük bir kesim harici tüm taraftar kabul eder, destek olur ki fo zamanı oldu da.. burada ki sıkıntı iletişim yanlışları.. arat da, adalı da paramız var, hızlıca aksiyon alınmalı, planımızı yaptık, gerekirse cebimizden karşılarız dediği için bir beklenti oluşturuluyor ve bu beklenti karşılanmadığında da hem spor medyası hem taraftarın hedefi haline geliyorlar..

bjk Vector Logo

kaç hafta oldu bir tane yönetici çıkıp açıklama yapmadı. hele şu günlerde bir kişi çıksa konuşsa, taraftar bu kadar isyan etmemiş olacak.

bjk Vector Logo

yazdıklarıma gelecek tepki umurumda bile değil ama  adap gereği olarak yapılması gerekeni öfkeli vatandaşlara  söyleyeyim;.......
farklı düşünüyorsan garip ve anlamsız sataşmaları yapmaktansa kendi fikrini yaz, yüksek yüksek konuşunca daha akıllı ya da daha beşiktaş'lı olmayacaksın....
yerlilerden; mert, emirhan, necip, bahtiyar, salih, tayyip, semih, ve demir ege'yi (bu ligde bunlardan daha iyi olupta daha uygun maliyetle getirebileceğin adam yok varsa onlarda olur...)
yabancılardan da ; gedson, rafa, hadziahmedoviç, rashica, musrati,
toplamda 13 oyuncu hariç herkesi ama herkesi vakit kaybetmeksizin salmak lazım ki hepsi gönderilecek muhtemelen...
bundan sonra da koşmayan, mücadele etmeyen tek bir adamı dahi bu kapıdan içeri sokmamak lazım.
bu kadar ruhsuzluk ruhumuzu sıktı...

mustafa bey söylediklerinize katılıyorum fakat bu konu bu kadar basite indirgenmemeli. bu futbolcular her ne kadar haftada 90 dk mesai yapıyor gibi görünseler de profesyonel adamlar. daha doğrusu hayatlarını futbolla idam ettiren adamlar. sırf kulüple olan iletişimleri iyi değil diye sahada sinek gibi dolanmalarını açıklamamalıyız. misal ben komşuma küstüm diye sabah işe gitmeyi bırakıyor muyum, hayır eşşek gibi de gidiyorum her sabah.

burada bana göre sorun takımın mücadele etmemesi, koşmaması ve en önemlisi futbolcuların özverili oynamaması. çünkü mücadele ettiğimiz maçları aslında rahatlıkla izleyebiliyoruz. bu anlamda bi sıkıntı yok. sorun mücadele dediğim şeyin sürekliliğinde. bu sorun kulüple ilgili olabileceği gibi pekala futbolcunun kendisiyle de ilgili. neden? çünkü adam rahat. onu zorlayacak, sahada koşmaya itecek bir unsur, bir teşvik, bir tehdit, veya bir sebep yok. sen futbolcuya 6m garanti ücret verirsen, gel bu takımı sen kurtar dersen, o da sana der ki hadi ordan ben anaokulu öğretmeni miyim der. ben olsam ben de derim. neden? çünkü beleşe 6m alıyorum niye mücadele edeyim ki?

o kolej havası dedikleri, takımda kardeşlik havası var dedikleri hikayeler var ya hepsi yalan. her şey para bu hayatta. sen oyuncuya hedef göstermezsen, onu rekabetle sınamazsan, o oyuncu işi salar tillahı gelse oynatamaz. anca primle cartla curtla döndürürsün işi. hollandada adam 200k maaşla oynuyo ama oynuyo. neden? çünkü adamın bi hedefi var. ve daha da önemlisi bulunduğu ortamda bir mücadele var.

neyse çok yazdım zaten herkesin bildiği şeyler. testi kırılınca yol gösteren çok olurmuş derler o hesap. beşiktaş toparlanmak istiyosa eğer bana göre transferle değil kulüp olarak çehresini değiştirmeli. at sahibine göre kişner, sen atı dehleyeceksin ki o da senin için koşsun

bahsettiğin şeyler önemli ama asıl mesele bunlar değil.

kulüple olan iletişim deyip geçmeyeceksin. insanlar ve dünya enerjiden ibarettir, madde'den değil. hayatın gerçeği budur ve bunu söyleyen bilim adamları da var, ancak bilimin de paraya bağlı olması gerçeklerin üstünü örtüyor.

insan en başta kimin için ve ne için mücadele ettiğini bilmek zorundadır, bu özellikle sporcular için geçerli. kendi hayat enerjisi ile bir yere kadar oynar tükenirsin. etrafta ne kadar enerji vampiri varsa o kadar güçsüz kalırsın. aslında insanlar bunu sezer hatta hayatları buna göre şekil alır ancak insanların ayrıştığı yer bilinç seviyesidir. kulüp görevlilerinin bunu bilmemeleri için ya çok bilinçsiz ya da hain olmaları lazım. yetki ne kadar çoksa sorumluluk o kadar artar, yani böyle durumlarda genelde bilinçsizler hainler tarafından kullanılır. bu da en masum olanlar sahadakiler demek oluyor. bunu artık kabul etmezsek dönüp dolaşıp aynı yere geliriz ve bunu isteyen çok. onların oyununa gelmemeliyiz.

evet öylede bu bahsettiğim yapının derdi farklı. malesef beşiktaşlıların kimseden destek veya güven bekleme lüksü yok. zaten başkanlarda bu mesajı veriyor. kendi kendimizi en iyi şekilde organize ederek birlik olmayı ögrenmekten başka çaremiz yok. bu şekilde koltuktakileri sesimizi duymaya mecbur bırakmalıyız, duymamakta ısrar ediyorlarsa en azından o koltukta rahat oturtmamalıyız. kimseye düşman olmaktan bahsetmiyorum, zaten insan kendi defolarını tamamen kabul ederse kimseye kızmazmış. biz de kendimizi bu seviyeye getirmek zorundayız. belli bir oranda başarırsak zaten kimse bunu görmezden gelemez. ayrıca sosyal medya fenomenleri bu yolda bize destekten ziyade engel olur. çok takipcisi var diye kimseyi ilahlaştırmamayı da öğrenmeli bizim taraftar. tamamen lidersiz de organize olamazsın, elzem olan her görev için doğru kişileri bulmak.

kesinlikle bunu kabul etmiyorum.

ben üç yıl boyunca toksik bir ortamda çalışmak zorunda kaldım. menajerim ve birkaç çalışanla hiçbir zaman enerjim tutmadı, ama bu durum sabah 5’te kalkıp işe gitmemi, işimi en iyi şekilde yapmamı engellemedi. eğer profesyonelsen, bir kulüpte ya da kurumda çalışıyorsan, iş ahlakının ve kontratının gerekliliklerini sonuna kadar yerine getirmek zorundasın.

“yönetim kötü, oradan buradan kötü enerji alıyorum”, o zaman ben de sahaya ruhsuz, vurdumduymaz bir şekilde çıkayım diyemez kimse. iyi oynadiklarinda hemen menajerlerini klube gönderip zam istiyorlar ama! yada paraları iki ay yatmayınca uefa’ya gidip klubu hemen şikayet edip ihtar göndermesini iyi biliyorlar, ama kötü oynayınca ve hiçbir şeyi umursamayınca “aman taraftar bize tepki göstermesin”. oh ne güzel dünya! eğer baskıyı, tepkiyi, negatif enerjiyi kaldıramıyorlarsa, kusura bakmasınlar ama yallah amatör ligde oynasınlar.

kimin için mücadele etmeleri gerektiğini bilmeleri gerekiyormuş? o zaman aldıkları milyon euro’yu hak ettiklerini göstermek için mücadele etsinler! sahada ezile büküle kaybolmalarına rağmen içerde dışarıda onları destekleyen taraftarlar için mücadele etsinler! işlerine ya da kendilerine zerre saygıları varsa, bunu göstermek için mücadele etsinler!


 

ne kadar yanlış bir şeyi savunduğunu umarım zamanla anlarsın. ben sana yanlış yaptın bile demiyorum, hepimiz hayatın gerekliliklerini yerine getirmek için zaman zaman istemediğimiz şeyler yaptık, ben tembelliği veya egoizmi savunmuyorum, tam aksine eleştiriyorum ancak bazı konulara dünyevi bakış açısı aşılmazsa, insanlar hayatı sorgulamaya başlamaz ve kula kulluk etmeye devam ederse dünyanın sonu yakın demektir, çünkü bunlar aslında insanın ruhuna aykırıdır. enerjiden bahsettim, ruh ile bedenin ihtiyaçları arasında farklar var, insanlar ezelden beri madde'yi enerji'nin üzerinde tutuyor, bu şekilde devam etmez, etmeyecek de. şu anda dünya zaten bu değişim sürecinde, buna kim ne kadar erken uyanırsa o kadar avantajlı oluyor ancak kendileri uyanamadı diye diğerlerine dünya'yı zindan eden çok insan var, lütfen sen de o insanlardan olma, yoksa her türlü diktatörlüğün önünü açarsın ve uzun vadede hem kendin kaybedersin hem başkalarına zarar verirsin.

profesyonelin ne olduğunu biliyormusun paralarını isterken profesyonellerde oynarkenmi amatör oluyorlar profesyonel biri dış etkilerden etkilenmeden işini yapan kişidir donuçta çok büyük bedel alıyorsun karşılığında senin iş yerinde patronuna çalışma arkadaşına veya amirine küsüp çalışmsma lüksün varmı 1 saat bile oturabilirmisin oturturlarmı profesyonel dünyada bütün hukuğun kendi lehlerine işlediği bir yasal duruma sırtlarını dayamışlar istedikleri gibi davranıyorlar birtek onların hakkı yok görmüyormusun maç seçiyorlar rakip ne kadar düşük kalibreyse bizim puan kaybetme olasılığımız o kadar yüksek deplasmanda zerre oynamıyorlar işin içine duygusallık koyupda bunları savunma bence bunlarda gram iş ahlakı yok utanma yok diyelim bir kaç kişi kötü davranıyor onlara peki onlar koca camiaya nasıl davranıyor burda mağdur olan biziz onlar değil

« / 322 »
Kayıt Ol