15-20 dakika defans yapmaktan utanan sikilan, her maci 90 dakika domine ederek yenme stratejisi ile sahaya cikan takimim. 37 dakika gayet iyi ve dengeli bir oyun oynamisken, devreye kadar 8-10 dakika oyunu sogutamayan bir sampiyonlar ligi takimi olamaz. ayrica bir bundesliga takimini deplasmanda macin tamaminda domine ederek yenemezsiniz eger bayern, real madrid veya barcelona degilseniz ki real madrid bile yeri geliyor 45 dakika full kapanip kontra kovaliyor sampiyonlar ligi son 16 ya da ceyrek finali'nden itibaren.

buna ilave olarak rakibinin durumundan ve fiksturunden bir haber bir sportif aklimiz oldugunu da gorduk bu gece. rakibin 3 gun once 9 kisi kalan takim defansa cekilince onlari acamamis, ayrica en zor sampiyonlar ligi fiksturlerinden birine sahip ve tek garanti 3 puani evinde bizle oynayacagi maca yazmis muhtemelen ve 1-0 geriye dusmus macin basinda. oyunu biraz tutup devreyi yapsak ikinci yarida da 15 dakika kati defans yapsak rakip mac gidiyor diye panikleyecek ve buyuk ihtimalle arkada yayla gibi bir alan yakalayacagiz 60-65'ten sonra ama biz bunun yerine 1-0 ondeyken veya 1-1 iken topu rakibe birakmak yerine haldir huldur hucuma kalkiyoruz cunku 0-5 ya da 1-5 yenecegiz bir alman takimini sampiyonlar ligi deplasmaninda.

(bkz: 18 eylul eintracht frankfurt galatasaray maci)

bir futbol takımının ideal kadrosu toplam 25 kişiden oluşur. ama nasıl 25 kişi?

biz 4-2-3-1'e saplanıp kalmış bir takımız buna göre bir planlama çıkaracağım:

2 x kaleci
2 x sağ bek
2 x sağ stoper
2 x sol stoper
2 x sol bek
2 x 6 numara
2 x 8 numara
2 x sağ açık
2 x 10 numara
2 x sol açık
2 x forvet
3 x joker

toplam 25 kişi değil mi? tamam, şimdi geldik oyunculara:

2 x kaleci: uğurcan çakır & günay güvenç
1 x sağ bek: wilfried singo
3 x sağ stoper: davinson sanchez & metehan baltacı & arda ünyay
1 x sol stoper: abdülkerim bardakçı
2 x sol bek: eren elmalı & ismael jakobs
4 x 6 numara: lucas torreira & mario lemina & berkan kutlu & kaan ayhan
2 x 8 numara: gabriel sara & ilkay gündoğan
4 x sağ açık: leroy sane & yunus akgün & roland sallai & yusuf demir
0 x 10 numara:
1 x sol açık: barış alper yılmaz
3 x forvet: victor osimhen & mauro cardi & ahmet kutucu

toplamda 23 kişi.

nasıl ama? kadro mühendisliği budur işte! senin elindeki 3. stoperin altyapıdan gelen genç, diğer stoper pozisyonunda sadece 1 alternatifin var, sağ açık için 3 alternatifin var, sol açık için tek oyuncun var ve daha da önemlisi 4-2-3-1 sistemindeki en kritik yer olan 10 numaran yok.

şahane ya. muazzam. mühendislik budur işte.

demir yolları inşaat mühendisi arthur mellen wellington'a göre mühendislik, "beceriksiz birinin iki dolara kötü yaptığı bir şeyi bir dolara iyi yapma sanatıdır.". wikipedia'dan aldım bu giriyi, cuk diye oturmadı mı?

bizim yaptığımız kadro mühendisliği tam olarak da beceriksiz birinin 2 dolara yaptığı kötü bir şey değil mi şu hali ile? eksik, yarım yamalak, birbirini ikame edecek oyuncuların arasında birbirleri ile uçurum olan bir yapı değil mi?

futbolu bir bina inşa etmek olarak düşünürsek mesela bizim şu andaki yaptığımız mesela şunun gibi bir şey:

malumatfurus

bu ne ya? nasıl böyle saçma planlayabiliyorsunuz her şeyi?

ya sağ açıktan bozma sağ bekimiz var, sağ bek almışız ama onu sağ stoper oynatıyoruz ve sağ stoperimizi sol stoper oynatıyoruz. neden? elimizde bir tek sol stoper var ve bazılarına göre çok kötü oyuncu.

kimse yerinde oynamıyor takımda ya deli olursun. sağ bekte sağ açık, sağ stoperde sağ bek, sol stoperde sağ stoper, 10 numarada 8 numara, 8 numarada 6 numara, sağ açığın sol açık oynuyor çünkü tek sol açığın forvette.

rubik küpleri çözülmesin diye etiketlerin yerini değiştirirsin ya hani hah tam onun gibi. çözülmez de, çözülmüyor da. neden? çünkü planlama yok.

planlama yapacak adam yok demek daha doğru belki de. bir teknik direktör mesela çıkıp bu kadro mühendisliğine "benim kadrom tamam" diyorsa o da planlamayı yapamıyor demektir. bir yönetici çıkıp "hoca sana bi sol stoper daha alalım, bi de gerçekten bi 10 numara alalım ya da 4-3-3 mü oynarız" falan demiyorsa o da işi bilmiyor demektir.

yok mu kardeşim bu işin bi profesyoneli? illa hep mi iş adamları derneğinin gönderdiği tipler olacak bu camiada?

biraz önce twitter'da bir görsel gördüm 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında yediğimiz 5. gol ile alakalı onu bırakıyorum buraya:

twimg

(hikmet pınarbaş'a teşekkürler onun twitinden aldım görseli)

kaleci oyun kuracak. sol stoper orta sahada, onun yerine 8 numara gelmiş. tek problem bu da değil ha görselde, 6 numara (lucas) gelmemiş bile, sol bek orta saha hizasına doğru açılmış, sağ bek (ki oynayan oyuncu sağ açık tekrardan hatırlatayım) yanlış görmüyorsam eğer orta saha çizgisinde. orta saha yuvarlağında duran da diğer 6 numaramız kaan ayhan.

rönesans tablosu gibi. götür louvre müzesine "oyun kurulumu nasıl yapılmaz?" ismi ile şu tabloyu as rekor paraya satarsın. öyle sanat eseri.

ne yapıyoruz ya? böyle oyun kurulumu mu olur dakika - skor ne olursa olsun? bu ne ya bu ne birisi çıksın anlatsın! şu kadar büyük bir rezilliği bize nasıl izlettiniz ya?

ciddiyet beyler! ciddiyet! önce yönetimden başlayarak ciddiyet! önce bu kadro mühendisliğinden sorumlu olan, bu transferleri yapan çıkıp hesap verecek, sonra bunlara oyun kurulumunu bile anlatamayan teknik direktör!

oyun kurulumu yok, hücum planı yok, savunma planı yok, bi tek önde baskı var başka bir şey yok. sonuç? hezimet olur tabi sonuç, bir şey yok ki.

ciddiyet! bu dakikadan sonra tamamen ciddiyet! konsantrasyon bile ciddiyetle başlar, aklınızı başınıza alın!

avrupa’da yokları oynayan takım. geriye düştüğü zaman perişan oluyorlar, birinin bu takıma dünyanın bin bir türlü halinin olduğunu hatırlatması gerekiyor. ayrıca oyuncu bazından en büyük sıkıntısını orta saha olduğunu düşünüyorum yani bir olmamışlık var. günümüzde bu seviye takımların orta sahası ya genç oyuncular ya da en az bir tanesi 1.85 üzeri kesici bulunduran takımlar. ben orta sahanın göbeğinde 1.65 boyunda bir orta saha ile oynayan bir takım görmedim..bu torriera kötü oyuncu demek değil aksine bizim en iyi orta saha futbolcumuz ve asıl sıkıntı da buradan başlıyor. onun dışında başka defoları da elbette var özellikle kadro mühendisliği konusunda.

gs Vector Logo

çok fazla problemi olan takım. ligin kalitesi o kadar düşük ki bu defolar hiç göze batmıyor. sebebi de çok net teknik ve mental problemler. teknik ekiple alakalı hepsi.

bir çok arkadaş yazmış zaten. şampiyonlar ligi sizin maçları 90 dk domine edip alacağınız bir yer değil.
yıllardır hemen hemen tüm avrupa maçlarında koşu mesafemiz rakiplerden geri iken böyle bir hedef olamaz.

onun yerine istediğinizi alıp gitmeniz gereken bir yer. gerekirse 89 dk maçı kitleyip tek pozisyonda gölü atmanız ya da yememek için 90 dk bunu yapmanız lazım. bu da biraz zeka ve konsantrasyon gerekiyor.

yıllardır hemen her sezon avrupa'da bir maçta fark yiyoruz. ortak özelliğine bakıyorsun hepsinde de bir yerde kopma yaşanmış. çoğu bireysel hata. bazen kırmızı kartlar.

yani psikolojik destek gerekiyorsa oyunculara onu versinler. böylesine kırılgan bir motivasyonla puan toplamamız çok ama çok zor.

biz bu filmi daha önce gördük ya. defalarca gördük. skoru nasıl tutarım oyununa hiç mi çalışmadık lan geçen seneki en büyük problem buydu hala da öyle. topu rakibe verip yerleşerek oynamayı bilmiyoruz. şampiyonlar liginde en çok lazım olan taktik bu. buna çalışmak lazım sen 90 dakika topa sahip olamazsın böyle götünde patlar.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

kendisi için varını yoğunu koyup destek olan taraftara saygısızlık yapan şımarık bir takım. bu maçı bırakma, mücadeleyi bırakma olayını hazmedemiyorum. değil 5, 25 gol yeseydiniz de bu saygısızlığı bize göstermeseydiniz keşke.

yönetim de yönetim diyoruz da kaç senedir takımın başında bir hoca var. almadığımız oyuncu kalmadı. bu sene singo dedi onu da aldılar. ee sen dört senedir farklı faklı oyuncularla avrupa'da birde orta sıra hatta daha altı takımlara karşı hep aynı hezimeti yaşıyorsan bu takımın teknik direktörüne hesap sorma vakti de gelmiştir.

elindeki oyuncular kimse de yok. sana liverpool'a city'e neden yenildin diye hesap sormayız ama kusura bakma da hocam frankfurt kim. bizim en kötü zamanımızda bile avrupa'da 4, 5 yiyip yenildiğimiz maç iki elin parmaklarını geçmezken sayende senin döneminde gelenden geçenden yer olduk. konsantrasyon eksikliği, yapılan basit hatalara da bağlayamazsın bunlar arasıra olur devamlı hale geliyorsa burda da sorun sende. her takıma aynı taktikle oynamak, her avrupa maçında yapamadığın değişiklikler, değişiklik yaptığında da yanlış tercihler artık akıl alır gibi değil.
dünyanın yatırımını yaptı bu takım. senin bu takımı bu hale getirmen olacak iş değil. biz avrupa takımıyız hocam. yıllarca kurduğumuz bu itibarı sen yerle bir edemezsin. artık kendine gel.

maalesef şumarıklar ordusu bir takıma dönüşmüştür, herkese pış pış, herkese canım cicim.

herkese 3 milyon, 5 milyon, 10 milyon maaş, türkiye liginde kendimizden 20 kat düşük bütçeli takımları yenip şampiyon olmakla iş bitiyor herhalde.

rakiplerimizin türkiye ligindeki şampiyonluklara çamur atmasına da sebep olan, bunu bile değersizleştiren bir avrupa performansımız var yıllardır, bir tane futbolcu da gurur yapıp avrupada kendimizi gösterelim demiyor, herkes ekmeğiinin peşinde takılıyor(ekmeğinin dediysem lafın gelişi, yatlar, spor arabalar ve manitalar olarak anlayın siz onu).

başımızı eğdiren ve bundan da pek rahatsız görünmeyen takım, okan hoca yıllardır oturaklı bir oyuna erişemedi, en büyük çabası takımı sertleştirmek olmalıyken, yönetimi korumak ve onları savunmak oldu ve bu kafadan da asla çıkmayacak gibi görünüyor.

gs Vector Logo

tam 6ncı gole giderken hakem maçı bitirdi, son gole izin vermedi, rahatladım.

son 10 dakika endişeliydim, frankfurt bir gol daha atarsa bizim tarifemize ortak olacak diye. 😉

kaleci için neden eur 36 milyon harcadıkları da belli oldu, çok şık şekilde topu fileden çıkarıp ortaya doğru yuvarlıyor, buz pateninde artistik tam puan alır... 🙂

bu tarz rakibi öven basliklar bence ceza yerine alkişi hakediyor.

trollerin de okuma orani yukselmiş olur🙂

nacizane tavsiyem,

boyle avrupa hezimetlerinde, biz koydugumuzda (umarim bu sezon) ortak bir baslik icinde goy goy yapilmasi keyifli olur.

sadece 1 baslik olmali ama baslik coplugune donmeden, kimse gaza gelmeden yazacagini ilk acan uyenin basligina yazmali.

1-2 gun durduktan sonra da acilan o baslik, açan kisiye ceza vermeden serbest kursu'de misal "goygoy sayfasi" diye alt bir baslik acilip oraya tasinabilir.

yad etmesi de kolay olur😉

fb Vector Logo
« / 21 »
Kayıt Ol
Kanallar