okan hoca sayesinde avrupa takımı olmaktan çıkıp yerel bir lig takımına dönüştük ve bu beni çok üzüyor. ligde 1 veya 2 olmak umrumda değil sonuçta avrupada avantaj elde etmek adına bu sıralamaların önemi var. doğduğu günden itibaren vizyonu türk olmayan takımları yenmek olan kulübü ne hale getirdi? tarihin en pahalı kadroları ile tarihin en rezil karşılaşmaları:
-kopenhag takımını yenemeyip gruptan çıkamadı
-sparta prag takımından 4 yiyip elendi
-young boys averaj takımını eleyemedi
-avrupa liginin en kolay kurasını çekip ilk 8 e giremedi
-twente gibi bir takıma karşı 4 yiyip elendi.
yaptığın hizmetler için teşekkürler ama şampiyon olsun veya olmasın sene sonu kulüple ilişkisi kesilmeli.
6 kusur senedir buradayım, ilk defa gördüğüm uykudaki hesap isimleriyle eleştirilen teknik direktörümüz.
savaşta kurmay heyeti ile oynanmaz. ergenlere ve ajans kalemlerine tekrar edelim.
evet kötu kadro planlamasi bu sezon bizi üzdü. ama çok sevdiğimiz fatih terim bile feci transfer fiyaskolari yaşatmıştır bize. 2.dönemi felaketti. ekonomik olarak batırdi bizi.
hatalardan ders alinarak ilerlemektir hayat. bence sene sonu teknik ekip uzman yabancilarla güçlendirilmeli. duran top antrenörü, kondisyon, beslenme vs vs.
dün baskı altindaydi tüm takim gibi, çıktık o baskıdan. artik ipler tamamen elimizde, kadro da giderek daha iyi oynayacak bir kadro
güzel futbolla bitirecegimizi ve 5. yıldizi takacağımızı düsünuyorum kendisiyle.
ben fenerbahçe macında alınan 1 puan için yangın yapmam. ama oynanan oyundan bagımsız doğru düzgün şut atmamayı, pozisyona girememeyi kabul etmiyorum. kalan tüm maçlarda yönetimi teknik ekibi destekliyorum ama son maçtan sonra bir durum toplantısı yapılması gerekiyor. galatasaray böyle oynamaz.
bu sezon üst üste 3. şampiyonluğunu alacak winner hocamız, kendisi çıtayı o kadar yükseltti ki en küçük başarısızlıkta inanılmaz eleştiri alıyor, bence bu doğru değil, kendisi oldukça başarılı top class bir hocadır, önümüzdeki sene yapması gereken tek şey rotasyon yapabileceği geniş bir kadro kurmak, sonra avrupa'da da başarı gelecektir.
son zamanlardaki düşen oyunumuza bir çözüm bulabilmiş değil, bunun sonucunu da şampiyonluk yarışında kalmaya çabalayan fener'e karşı evimizde oynadığımız 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçını 0.14 xg ile bitirmemiz ile tekrar gördük. beraberlik asla problem değil benim için lakin 50.000 taraftarın önünde, oyun olarak asla sınıf atlayamamış fenerbahçe'ye karşı bu kadar üretememek ve kabız futbol izlemek üzdü.
bunu da aslında yunus'un sakatlığı ve barış-mertens'in yorgunlukları ile düşen formlarından dolayı baş gösteren yaratıcılık problemimize bağlıyorum. buna da nasıl olduğunu bilmemekle beraber bir çözüm bulmamız şart. kalan zorlu deplasmanlarda bu oyunumuzu oynarsak işimiz pek kolay değil.
normalde ocak-şubat aylarında takımın formu her zaman zirve yapardı fakat bu sezon tam tersini yaşıyoruz. bunun da sebebi bugüne kadar mertens, barış, torreira gibi isimlerin dinlendirilmeden oynamasıydı. okan hocam maalesef bunun ceremesini çekiyor.
not: herkesçe dillendirildiği üzere derbi maça mertens yerine lemine ile başladığı için teşekkür ediyorum. bu sayede orta sahada çok daha yüksek mücadele gücüne sahip olduk. lemina yerine kazara mertens ile başlasaydı, şu an bambaşka şeyler konuşuyor olurduk.
takımımızda iki şampiyonluk alan, üçüncüsüne de az kalmış olan teknik direktörümüz.
kendisiyle bir sonraki sezona girilirken değerlendirmelerin iyi yapılması gerektiğini düşünüyorum. avrupa başarısı isteniyorsa takımın hem gençleşmesi hem de gençleşirken kalitesini kaybetmemesi gerekecek. yani görüldü ki rigas'a kiev'e, az veya kopenhag'a kalite yetmiyor, koşmak lazım. koşan adamları bulmak dert değil, lakin eğer koşan ancak kalitesi daha düşük adamlar bulunup lig elden gidebilir.
ben açıkçası hocanın bu seneki karnesini pek başarılı bulmuyorum. kiev'i yenersek gruptan çıkıyorduk, ancak gruptan çıkmak bu kura ile bence çok matah değildi. avrupa başarısı için de hocayı değiştirmeyi düşünmek de bana mantıklı gelmiyor. bakalım ne olacak.
24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında kendisini gerek açıklamaları ile gerekse maç içinde çok gergin gördüm.
bence yabancı hakem mevzusuna bu kadar negatif bakmaması gerekiyor. bu konuda fenerbahçe’nin yaratmış olduğu algıyı daha da pekiştirmiş oluyor. sadece yabancı hakemin iki tarafın da onayı ile seçilmesi gerektiğini söylemesi yeterli idi.
sonuna kadar savunacağımız, arkasında duracağımız, içerden ve dışardan gelen saldırılara karşı göğüs gereceğimiz efsane hocamızdır.
benim düsturum belli. galatasaray'a dünya üzerinde okan buruk'tan daha faydalı olacak veya daha büyük hizmetlerde bulunacak ikinci bir teknik direktör yok. bunu düşünmemin sebebi ise okan buruk'tan tamamen bağımsız. birlikte yaşadık, hep beraber gördük. çok daha sakin, çok daha dingin, çok daha huzurlu futbol ortamlarında ne kariyerli yabancılar; ne efsane türkler bir sezonu çıkartamadılar. ne kadrolar, ne bütçeler kimlerin elinde çöp oldu. okan buruk; hem fenerbahçe'nin amansız ve kesintisiz çirkinliklerine karşı camianın sembol ismi olurken hem de firesiz şekilde yerel dominasyonu sürdürüyor. bu, eşine benzerine pek rastlanmayan bir durum.
96-2000 dönemiyle pek kıyaslandığı için açıkça yazayım:
96-97 sezonu - 22-23 sezonu (iki takım da avrupada mücadele etmemiş)
97-98 sezonu - 23-24 sezonu (iki takım da ön elemeden şampiyonlar ligine katılmış, nispeten kura şansı olan 97-98 takımı 23-24 takımından daha az puanla sonuncu olarak şampiyonlar ligine veda etmiş)
98-99 sezonu - 24-25 sezonu (iki takım da yerel liginde fırtına gibi eserken avrupa'ya erken şekilde veda etmiş)
günümüzdeki çılgınlığı en doğru tanımlayan sözlerden biri 96-2000'de sosyal medya olsa galatasaray uefa kupasını hayalinde bile göremezdi sözü. bugün inanılmaz çirkin, seviyesiz bir ortamda; topyekün üzerine gelen saldırılara karşı aslanlar gibi mücadele eden hocamızla gurur duyuyorum. avrupa başarısı da yerel lig başarısıyla paralel şekilde gelecekse kendisinden başka kimseyle gelmeyecek buna adım gibi eminim. büyük bütçe verildi lafı da saçmalıktan başka bir şey değil, iki takımlı ligde tek rakibin devre arası 200 milyon euro sıkarken biz 50 milyon euroluk takımdan mı şampiyonluk bekleyelim?
galatasaray teknik direktörlüğü koltuğunu uzun zamandır en hakkaniyetli ve en gurur veren şekilde doldurduğu için okan buruk'a sonsuz kez teşekkürü ben kendime borç biliyorum. iğrençliklerden medet uman rakibi sezon sonu maymun gibi zıplatacağı günü iple çekiyorum. başarıların daim olsun hocam, kendi oluşturduğun saçma başarı standartından ödün verdiğin anda ilk sana vuranlara karşı biz hep arkandayız.
maç sonunda rakibin teknik direktörüne bir dolu laf söyleyen hatta ağlama olaylarını falan geçtim bir de taktik vermeye kalkan psikolojisi iyice bozulmuş ve galatasaray'ı yerel lige mahkum etmiş, galatasaray'ın büyük hedefleri için yetersiz teknik direktör.
yahu sen galatasaray teknik direktörüsün, ne işin var rakibin hocasının risk almamasından ve sen olsaydın alıp almayacağından. böyle bir soruya bir galatasaray teknik direktörünün vermesi gereken cevap kibarca, rakibin taktiği hakkında yorum yapmayacağını belirtmektir. bu futbol kulübünden gerets, mancini, riekerink gibi ne beyefendi insanlar geçti. iddialı açıklamaları ile tanınan fatih terim bile böyle sorulara gayet usturuplu cevaplar verirdi. dünyanın en iyi forvetlerinden birisini, rakibin 2 stoperinin arasında kaybettiğinin analizini yapmak yerine, takımının derbide 2 yıldır kaleyi tutan 1 tane şut çekmesine, 4 aydır kayseri maçı dışında, 1 tane bile rahat maç izletmediğine bakmak yerine, rakip takımın taktiğiyle, yaptığı değişikliklerle, ağlaması ile uğraşan teknik adamla galatasaray'ın işi olmamalı.
eğer kendisiyle devam edilirse, gelecek sezon avrupa arenasında yine büyük hüsranlar yaşayacağımızı düşünüyorum ve işin kötüsü bu sezonu şampiyon kapatırsa muhtemelen kendisiyle devam edilecek.
hepimize sabır diliyorum.
kendisi bu sene şampiyon olursa taraftara rağmen de şampiyon olmuş olacak. galatasaray teknik direktörüne saygı duymayı ve güvenmeyi de öğretecektir. kendisi hakkında eleştirinin dozu kaçtı. fenerli gibi gece hayatı, fetöcü, ismiyle kelime oyunları her şey deniyor adama. bu adam bizim teknik direktörümüz. biraz saygı, biraz güven. yarışa havlu atılmış gibi davranmayın. 2 maç var milli araya o maçları atlatalım sonra beşiktaş maçı ile ben ivmeyi yukarı döndüreceğimize hala inanıyorum. bu takım kaç kere puan farkı ile marta girip şampiyonluk vermiş? ne bu inançsızlık hocaya takıma? zaten yeterince saldırı altındayız bir de iç mihraklarla uğraştırıyorsunuz adamı. zaten yalnız bırakılıyor. her şey ile kendisi uğraşıyor. bu duruma fatih terim geldiğinde "hocayı yalnız bırakıyorsunuz!" diye bağıran herkes şu an hocaya laf ediyor. o da galatasaray hocasıydı bu da. isimlerden bağımsız saldırıyorlar. biz de isimlerden bağımsız savunacağız. hoca formsuz, yardımcıları kötü durumda. yeterli değiller. 102'yi alırken de bu ekip vardı, bayern'i darlarken de, tottenham'ı yenerken de.