(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

kaybettiğimiz maçlardan sonra bizi aptal yerine koymayı bırakması gerekiyor. bu maçta bile hakem eleştirisi yapması inanılır gibi değil. takımın gerisinde dediği ilkay macta en çok koşan oyuncumuz olmuş. singo ise çoğu oyuncudan daha diri.

x
x

galatasaray’ı sparta prag’a 4 yiyerek elettiği gün ne konuşuyorsa 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı sonrası aynısını konuşuyor. biz o zaman ne konuştuysak şimdi aynısını konuşuyoruz.

gözümüzle gördüğümüz belli , sebep belli, sonuç belli, çözüm belli. bir transfer döneminde 30+ milyon euroluk üç transfer yapsan bile değişen bir şey yok.

25-26 sezonunu şampiyon bitirdikten sonra bir başka rezil avrupa akşamında görüşmek üzere.

tıpkı daha önce söylendiği gibi. ya gelişerek değişeceğiz, ya değişerek gelişeceğiz. avrupa arenasında bunun başka bir yolu yok. birinden birini yapacağız. ben okan hocaya güveniyorum. bizi geliştireceğine, avrupa’da bizi geliştireceğine inanıyorum.

artık bayern, tottenham maçlarının büyüsünden çıkmamız lazım. zaten bayern maçlarını kaybettik. bir gerçek var. ne bayern ne tottenham bizim o cehennem preslerimizden çıkmak için canını verecek kadar önemsemediler o maçları. bayern yürüyerek yendi bizi gitti. o maçlar istisnaydı, geçti gitti. biz 3 senedir o maçlara saplanıp kaldık herkes bizi darmadağın ediyor.

biz hariç avrupa maçlarında herkes sahada sımsıkı duruyor. bu takım kolay gol yemez diyorsun izlerken. herkesin önceliği savunma. herkesin psg real dahil herkes önce arkayı bi güvenle tutuyor, pressi de geçişi de yapıyor. ama biz her kimsek artık hurra basıp, tiki taka pas yapıp bütün denk rakiplerimize rezil oluyoruz.

şampiyonlar liginde artık öyle maçlar oynayacağız ki, rakibin bize gol atması zor görünecek. maçları bu sayede kazanacağız. topun arkasında duracağız, çok konsantre defans yapacağız. ben okan hocanın artık bu geceden sonra bunu oturtacağına inanıyorum. zaten oturtamazsa bu rakiplerle tablo çok vahim bir yere gidecek. gelişerek değişeceğiz.

gs Vector Logo

maça yine iyi bir ana planla başlamış ama gol yedikten sonra şirazeyi yine kaybedip bizi rezil eden hoca. şahsen osimhen olmadan çıktığımız bu maça ben 0 puan yazıyordum hatta osimhen’li çıktığımız noktada da yazardım ama ben aynı senaryoyu görmekten bıktım. ilk 20 dk müthiş bir oyun neye göre müthiş tamamen frankfurttun anti tezi sonra yavaş yerden çıkmaya başladık ki bunun hocanın dediğin oyuncuların saçmalığıydı ve bunu yapan isimler singo harici oyuncularımızdı ama bir gol sonrası bu kadar şiraze kaybetmeyi kabul etmiyorum. gerçekten çok kötü bir durumdu yok yere 3 gol yedik ama ikinci yarın neden %63 ile top oynadık. neden yine helva gibi dağıldık. neden orta sahayı boşalttık diye sorarlar adama.

gs Vector Logo

taraftarını uykusuz bırakan teknik direktör. çok iyi bir 35-40 dakika hiç bi lafım yok, olması gereken deplasman oyunu, barış kaçırmasa, hakem filan neyse işte şanssızlık, anlık dağılma 3-1 olabilir. olmaması gerekiyor ama olabilir.

ama kardeşim o ne korkunç 2. yarı ya. senin topu vermen gerekirken rakip sana topu vermiş, dikte ettirmiş sürekli topla oynamaya çalışıyosun. fena da başlamadın aslında bi parça eksik ileride ve o anda napıyosun lemina-icardi. 10 gaassaraylıdan 9'u o an maç 5'lik oldu dedi. demedik mi? al sane yerine icardi'yi, al yunus yerine sara'yı, top sende ya sara'yı sağ öne at hem sara'nın duran topundan yararlan, hem de ilkay'ın pas istasyonu olmasından mahrum kalma, top sende ya. barış'ın kanattan patlayıcı gücü de eline extra bi silah katsın. sara'yı attın sahaya, eren-apo yap, duran top tehdidini yükselt ama lemina-lucas bozma, geride eksik kalma. 1 gol averajı önemli bu sistemde sen göz göre göre -4 yaptın. orta sahayı boşaltıp gol aramaya devam. ararım seni her yerde, ama avrupa'da bulamazsın.

ben uyuyamıyorum. kusura bakmayın.

hangi başlığa yazmalıydım bilemedim. buraya yazmayı uygun gördüm. canımız yeterince sıkkın zaten.

tek bir oyun planımız var. başka bir alternatif üretemiyoruz. bayern’e de, eyup’e de, malmo’ye de aynı oyunu oynuyoruz. ligde bu oyun tutuyor ama avrupa’da tutmadığını görmek için daha kaç defa acı çekmek zorundayız merak ediyorum. okan buruk teknik adamlık yaptığından beridir 15 mağlubiyetimiz varsa 10 tanesi falan hezimetle sonuçlandı. takımların sadece adları değişti ama sonuç aynı.

okan hocam da sağ olsun her avrupa maçında sahaya patır patır bırakıyor. hadi diğer senelerde kadromuz derin değildi ama bu maçın hiçbir mazereti yok.

içerde 1-0 yenildiğimiz fenerbahçe maçında davinson sol stoper oynadı, son yıllarda görüp görebileceğimiz en mahkum oyunla kaybetmiştik maçı. sevgili hocam, hiç mi ders almazsın? elinde bi tane ferrari var ve sen onu taşlı topraklı yolda kullanıyorsun. e bi zahmet ferrari su kaynatır. aklım almıyor böylesine bi hatayı. uğurcan bizle doğru düzgün maça çıkmamış, davinson’un sol stoper oynadığı maç sayısı belli, onlarda da sıçıp sıvamış, singo da doğru düzgün maça çıkmamış. düşünün, şampiyonlar ligi maçında 4 oyuncunun 3’ü birbirini tanımıyor ya da farklı mevkide oynatılıyor. böylesine saçma bir karar alınabilir mi? ne umdu bu tercihten hoca hiç anlamadım.

halbuki çok basitti ya. kalede uğurcan, sağ bek singo, tandem davinson-apokerim, sol bek eren. buydu yani yapılması gereken. sallai’yi de kanata atacaktın, diğer kanatta da yunus sane ikilisinden biri, orta sahada ilkay torreira lemina, ilerde barış. bu kadar ya bitti. canavar gibi bi takım olurdu. ilerde basan, canlı, fizikli bi 11. sonrasında sara girer, icardi girer, kim girerse girsin. maçın skoruna göre değişebilen bir şey.

bıktım artık her maç aynı oyunu oynamaktan. daha geçen hafta eksik leverkusen nasıl yenmiş hiç analiz yapılmamış.
topla doğru düzgün oynamamışlar bile. demek ki uzun vurmuşlar ve ilerde top kaybı beklemişler ki istedikleri senaryo da gerçekleşmiş. frankfurt’un savunması sorunlu, bunu gördük. topun arkasında bekleyip fırsat kovalamadık, kovalamaktan vazgeçtik.

bir diğer can sıkıcı noktaysa farklı mağlubiyetler. bu takım 2-1 yenilmeyecek sanırım. ne zaman geriye düşsek 3ü 4ü yiyoruz. bu kadar disiplinsiz bir takım olamaz ya. neymiş 1-1’den sonra oyundan kopmuşuz. ya beraberlikte dönsek şurdan güle oynaya kabul ederdim. hayalperest arkadaşlar galibiyet bekleyebilir ama umrumda değil benim. 8 maç oynayacağız, 7 beraberlik 1 galibiyet bizi gruptan çıkarırdı. şimdi şapkadan tavşan çıkarmamız gerekecek. monaco, ajav, madrid maçlarından en az 5 puan almamız gerekecek. ölme eşeğim ölme.

hocaya istifa demem. allah var başarılı. haddinden fazla da eleştiriliyor, bu da kabul ama şunu da kabul etmem lazım. hoca her maça final maçı gözüyle çıkmaktan artık vazgeçmeli. bu gibi skorları son haftalarda alsak umrumda olmaz. ne var kardeşim, bize galibiyet lazım. ha 2-1 bitmiş ha 5-1 bitmiş der geçerim de daha ilk hafta yahu. ilk haftadan ne bu acele hiç anlamadım. maç sonu hoca bunu çözeceğim demiş. umarım öyledir.

çok üzgünüm. 2-1ken oyunu yavaşlatsak, geride beklesek illa beraberlik şansı gelirdi. koca devreyi çöpe attık. hiçbir varlık gösteremedik. bıktım artık bu harala gürele oyundan.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

gs Vector Logo

devre arasından bu yana sinirden uyuyamadım. tv, sosyal medya ne varsa kapattım. 40 yaşında adamım can sıkıntısından şu saat olmuş uyuyamadım. 2 tane sinirlerimi bozan ve açıklanmaya muhtaç durum var kendisiyle alakalı.

1-) 10 dakikada 3 gol yiyen bir takım devre arasında nasıl hiçbir oyuncu değişikliği olmadan sahaya çıkabiliyor? üstelik takıma zerre uyum sağlamayıp, eli belinde çakılı bekleyen, tek hareketi sol ayağını yerde sürüyüp hamle gelirse diye çalımı deneyen bir vurdumduymaza 70 dakika nasıl sabredebiliyor?

2-) 67 dakikada 11.5 km ile takımın en çok koşan ve mücadele eden ilkay nasıl oluyor da takımın gerisinde oluyor? acaba yine kendisi değil de yönetim aldırdı diye mi? ilkaya da post lemina tarifesi mi çekiyor?

takıntılı ve obsesif ruh halinden çıkmadığı sürece avrupada başarılı falan olamaz.

gs Vector Logo

daha önce yazdım tekrar yazıyorum. artık oyuncuları farklı mevkilerde oynatma fantazisinden vazgeçmesi gerekiyor. barış ve sallai yapabiliyor diye herkes yapabilecek diye br durum yok.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
davinson’un sol stoper oynayamayacağını herkes biliyor. hatta gollerin birinde tam uğurcan’ın önündeyken top davinson’a çarpıp gol yiyor. kaç defa nerede duracağını bile bilemedi adam. singo stoperde kafese koyulmuş aslan gibi oynuyor. gönlü sağdan sağdan yardırmak istiyor ama stoper oynuyor. barış forvet oynayamıyor. bizim ligde oynar. bizim stoperleri dağıtır. milli takımda da, galatasaray’da da avrupada santrafor oynayamıyor.

barış, yunus, sane sürekli farklı kanatlarda oynuyor. üçünü ilk 11’e monte edicem diye yalama oldu takım. biri dışarda dursa dakika 55’de yorulan rakibin üzerine gitse (eyüp maçında barış’ın girdiği gibi) kimsenin gönlü kırılmaz. üçünü de çok daha efektif kullanılır.

artık herkes her yerde oynar fantezisinden vazgeçsin. takım yıllardır organize atak yapmayı bilmiyor. 1-2-3-4. sene oldu artık. hala ceza sahası etrafından kanattan öbür kanada top gezdiriyoruz, bekliyoruz ki biri boşa çıksın biri orta pozisyonu bulsun. hiç ara pas, ver kaç vs. deneyip defansı delmeye bile çalışmıyorlar.

açıkcası frankfurt maçına pek bir şey söyleyemiyorum çünkü teoride doğru pratikte yanlış kadro seçti. hala aklım almıyor. kaleci ve stoper tandeminin ilk defa beraber oynadığı maç şampiyonlar ligi maçı olur mu? bu kadar basit bir teknik direktör hatası yapılır mı…

istifa gibi olaylara girmeye gerek yok. böyle böyle pişiyor kulüp, taraftar, hoca, oyuncular. ama dördüncü sene oldu artık biraz adımlar atmak gerekiyor.

benim hocaya olan inancım kalmadı maalesef. bence olmayacak. ders almıyor, aynı hataları yapıyor.
2.yarı değişiklik yapmadan sahaya çıkması, avrupa'da defansı sağlam tutması gerektiğini bir türlü anlamamış olması, maç sonu yaptığı saçma sapan açıklamalar...
olan buruk'la avrupa'da yine olmayacak sanki. çok üzgünüm güzelim kadroya, ligde 3 yıldır sarfedilen emeğe yanıyorum.
inşallah yanılırım.

birşeyler yazmak için maçın öfkesinin geçmesini bekledim. fakat düşüncelerim hala aynı. kimse kusura bakmasın da kendisi rezil bir taktik anlayış ile avrupa'ya çıkıyor. kendisine sunulan imkanların sunulduğu bir başka teknik direktörümüz yok. buna rağmen 3 senedir avrupa'da başımızı yere eğiyorsun. bu şımarıklığa benim tahammülüm kalmadı artık. 30 milyona sağ bek alıyor stoper oynatıyor. sağ stoperi sola çekiyor. kanat forveti beke çekiyor. kimse de hocam sen napıyorsun demiyor. formasyonu çorba gibi değiştirmeyle, herkesi voleybol takımı gibi sürekli yer değiştirmekle, en önemlisi de en ufak bir olumsuzlukta oyunu bırakıp rezalet bir sonucu izlemekle büyük hoca olunmuyor. ligde yendiğin dandik takımlarla şampiyon olunca büyük hoca olunmuyor. osimhen, sane, singo, uğurcan, ilkay alıp almanya'nın ortalama bir takımından rezalet bir fark yiyince gerçekler gün gibi ortaya çıkıyor. bence yol yakınken, seviliyorken istifa etsin. bu ödenen bonservislerin hakkını verecek bir teknik direktör gelsin.

« / 262 »
Kayıt Ol